Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
2126
 

Türbanlıyım ama Atatürkçüyüm!

Türbanlıyım ama Atatürkçüyüm!
 

Uğur Mumcu'dan... En güzel haykırış belki de...


''Türbanlıyım, Atatürkçüyüm, kimse umrumda değil!''

Bu sözler bana ait değil. Benim yaşımda, benimle aynı okulda, aynı bölümde... Son günlerde yaşanan olaylardan oldukça sıkılmış belli. Yapacak hiçbir şey yok, bir karar verilmedi, verilemeyecek, çok zor. Herkes konuşuyor, herkes her cümlesinde daha da kırıcı oluyor, daha da sertleşiyor. Her iki taraf da bu durumda ama bu hakkı isteyenler kesinlikle daha kaba oluyor bu tartışmalar sırasında. Bazen programlara denk geliyorum, özel olarak izlemiyorum. İzleyebilenlerin de çok sabırlı insanlar olduklarını düşünüyorum...

Kendi ideolojilerimden arınarak gittim ben üniversiteye, öyle de olması gerekiyordu... Bölümümden dolayı tercih edebileceğim az sayıda üniversitenin en iyisindeyim, laf yok. Siyasetin yoğun olarak tartışıldığı ya da hiç tartışılamadığı bir okuldayım... İkisi arasındaki farkı anladığınızı umuyorum, kimilerinin hiç konuşamadığı bir okul işte...

Gelelim bu sese, bu kız neden böyle haykırdı? Sınıf birden sessizliğe büründü ve kimileri güldü, evet ''Çok mu komik?'' diye ben de onlara haykırmalıydım, yapmadım. Fakat İşin kötü tarafı bu kıza kimse bir şey dememiş. Kendi kendine dolmuş, ortada bir dedikodu yok, herhangi bir akademisyenden işittiği bir söz yok, kampüste laf atan falan da yok!

Nasıl doldurdular herkesi? Nasıl düştük yine biz bize? Bu gerginlik ne zaman son bulacak?

Rahatsızım, bu durum içimi kemiriyor, ilgilenmiyor gibi görünüyorum, susuyorum, hiç konuşmuyorum... Bu yaptığımın yanlış olduğunu biliyorum, haykırmak zorunda olduğumuzu bile bile hepimiz susuyoruz. O haykırıyor! Kendini ortaya koymaktan çekinmiyor.

Peki kurduğu cümle ne kadar mantıklı? Atatürkçülük nedir?

Bildiğim tanımın dışında tanımlar da bulayım diye araştırmalar yaptım ama bildiğimin üzerine yokmuş... Yine Atatürk'ten öğrendim ben, lisede Milli Güvenlik dersinde ezberlemiştik bu cümleyi, bir tanımdan öte O'nun bir sözü... Atatürkçülük...

''Bir insan topluluğunun millet sayılabilmesi için, 'zengin bir hatıra mirasına, birlikte yaşamak hususunda ortak istekte samimi olmaya, sahip olunan mirasın korunmasını birlikte sürdürebilmek konusunda iradelerin ortak bulunmasına, gelecekte gerçekleştirilecek programın aynı olmasına birlikte sevinmiş, birlikte aynı ümitleri beslemiş olmaya' ihtiyaç vardır, işte bu ana şartları taşıyan bir insan topluluğu millet sayılır''

Dediğim gibi bu bir Atatürkçülük tanımı olmadığı halde hocamız böyle ezberletmişti. Ne kadar mantıklı ve ne kadar da gerçek değil mi? Peki sizce biz gençler hala aynı ümitleri besliyor muyuz? Ortak iradelerimizi belirtirken samimi davranıyor muyuz? Ben söyleyim, biz artık birbirimizin arkasından gülüyoruz! O kız bağırdığında en az on kişi güldü arkasından...

Atatürkçü falan değil! İşi şova döktü biraz, bu yüzden kimse damarına basmadığı halde bunu yapmasını işin en kötü noktası olarak değerlendirdim. Bir diğer kötü nokta ise -kötü kelimesi hafif kalıyor, berbat- sınıfın bu cümleye tepkisi, tepkisizliği... Tepkimi burdan gösteriyorum. Atatürkçü değilsin çünkü özgür değilsin! Senin iraden değil bu yaşadığın çünkü sen başını açmak zorunda kaldığın derslerde saçına birbirinden güzel tokalar takıyorsun! Bu cümle senin hoşuna gitmiş sadece, içeriğini bilmiyorsun, nasıl bir iddiada bulunduğunun farkında değilsin. Kendi tercihinle yaşamadıkça, Cumhuriyetçi, Milliyetçi, Laik ve Devrimci olamazsın. Bu kavramları benimsemedikçe Atatürkçü de olamazsın... Bunları söylesem bana gıcık mı olursun, ol! Ben ki bu kadar konuştum hala haykıramıyorum senin gibi!

Okuyorum, yazıyorum, konuşuyorum, öğreniyorum, diretenlere direniyorum... Senin gibi haykıramıyorum. Cesaret eksikliğinden kaynaklanmıyor bu... Sebebi bahsettiğin, diline doladığın kavramın boyutu! Sandığın gibi basit değil...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

yazdığın tanımın aslı milliyetçiliktir. Atatürkçülük demek onun ilke ve inkilaplarını devam ettirip onun izinden gitmek demektir. Fakat bunu hiçbirimiz başaramadık. Kanıt şuan toplumun bulunduğu durumdur. Atatürk ölür ölmez onun yaptıklarını hiçe saydılar. Arkadan vurdular. Şuan belki bir avuç insan onun düşünce ve duygularını savunuyor. Fakat kimsede yeterli güç yok. Onun geçliğe hitabe de ki sözleri şu an gerçek oluyor. Fakat bu duruma dur diyebilecek kimse yok. Türbanlı kesime gelince. Ülkede açık bir şekilde bu durum dayatılıyor ve yaygınlaştırılıyor. Son olaylardan sonrada yakın zaman sonra amaçlarına ulaşacaklarının işaretlerini vermekteler. Fakat kendini bu şekilde ifade edenler olsa da bunların büyük çoğunluğu ne yaptığının farkında değil. Dinimiz kadınlara kendi ırzını koruması için kapanmasını uygun görmüş fakat başında türban yüzünde bi ton makyaj, sevgilisiyle sarmaş dolaş gez dememiş. Din her zaman bir araç olarak kullanılmıştır. Bu sayede birçok yalancı, hilekar halkı kaz

ukant 
 18.10.2010 23:46
Cevap :
Yazdığım tanımın milliyetçilik olduğunun bilincindeyim ama iyi ki bu şekilde ezberlemişim de diyorum çünkü mantıklı, çünkü gerçek ve samimi... Yorumunuz eksik gelmiş olsa da düşünceleriniz açık ve bu düşüncelere katılmamak elde değil...  20.10.2010 18:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 32
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 1119
Kayıt tarihi
: 13.08.10
 
 

Her yıl yeni bir yaşı kutluyoruz. Yılın o gününde sanki birden büyüyormuş gibi hissediyoruz. Aslı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster