Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '10

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
353
 

Türk-İslam Sentezi Kavgası

Türk-İslam Sentezi Kavgası
 

www.fotosearch.com


TBMM'deki kavga gündeme oturdu. Kavganın arkasında yatan ise:

1. Üç yıl önce Ankara Gata'da yaşandığı söylenen, Emine Hanım'ın türbanla Nejat Uygur'u ziyaret etmesinin engellenmesi,

2. İki yıl önce Aydın İl Genel Meclisi AKP'li üyesinin RTE'ye peygamber benzetmesi yapması,

3. Şu an çok öne çıkmayan/çıkartılmayan arınçın makam baskını.

Anlaşılmayan nokta şu: üç yıl önce olduğu söylenen bir olay neden şimdi gündeme geldi, güya RTE devleti yıpratmamak için gündeme getirmemiş. Kargaların kahkahasını hepimiz duyuyoruzdur sanırım.

İki yıl önce yağ çekmeye çalışan bir partili bir şeyler gevelemiş ki Türkçede kişinin ne kadar sabırlı, hoşgörülü, iyi kalpli olduğunu ifade eden "Peygamber gibi adam," ya da "Peygamber sabrı var" gibi deyimler sıkça kullanılmakta. Tam olarak ne dediğini bilmemekle beraber bu deyimlerin anlamlarına geldiğini düşündüğü bir şeyler söylemek istemiş olabilir bu partili. Tabii işin aslı bu halkın bir türlü kurtulamadığı yağ çekmek, ellerini birlerinin önünde ovuşturmak, bakanların ya da diğer mülki amirlerin kapılarda kırmızı halılarla karşılanması gibi davranışlar bağlamında ele alındığında son derece normal bir durum. Bu ülkede hepimizin bildiği gibi özellikle devlet kapısında yükselmek için hangi parti baştaysa onun siyasetinin dümen suyuna girmek sıradan şeyler. Bu günlerde moda fırsat buldukça hatta fırsat yaratarak namaza gitme, odadaki dolaplarda seccade ve tespih bulundurmak, merhaba, günaydın gibi selamlamalar yerine selamün aleyküm demek de yine rutin şeyler. Sokaklarda türban takıp, altına daracık bir blüz ve pantalon giyip, suratlarına benim diyen kadının yapmayacağı makyajı yapıp, kafelerde piyasa yapmak da çok moda. Zaten bu dinin ben neyi yasaklayıp neyi yasaklamadığını bir türlü anlamadım. Her türlü yasaklara ve dayatmalara karşı olduğunu söyleyen en liberal liboşlarımız bile din yasaklarına karşı çıkmıyor nedense. İkiyüzlülükte bu noktada başlıyor zaten.

Bunun dışında arınç denen kişinin mafya özentisi gibi makam basıp racon kesmesi de çok dikkatleri çekmiyor. Günümüzden iki yıl ve üç yıl önce olmuş iki olay ısıtılıp önümüze koyuluyor. Yersen artık.

Tekel işçileri resmen tehdit ediliyor, yarın yapılması planlanan eylemlere katılmayı planlayanlar tehdit ediliyor, ses yok.

Askerin başına çuval geçiren komutan Ankara'da üst düzeyde ağırlanıyor. Asker de kuzu kuzu bu ağırlamada üstüne düşen görevi yerine getiriyor. Artık Genkur Başkanına söyleyecek bir sözüm kalmadı. Tarihte yerini alır Sayın Başkanımız. Çünkü ordu bundan daha fazla zavallı bir duruma düşürülemezdi. Eskişehir'de görevli Albay sorgulanıyor, serbest bırakılıyor, sonra tekrar tutuklanması isteniyor. Bu savcılar bunu bir çeşit oyun haline getirdiler sanırım. Önce serbest bırakılmasını seyredip, sonra "kandırdım, kandırdım" deyip dalgalarını geçiyorlar. Ama aradabir Ali Tatar gibiler çıkıp oyunları bozuyorlar. Umarım o da öldüğünle kalmaz da ona bunu yapanlar bir an önce hak ettikleri yere giderler.

MHP ve AKP aslında biribirlerinden çok da farklı partiler değiller. Birisinde islamiyet daha ağır basıyor, diğerinde ise Türk kimliği, ama gerçekte ikisinin de oyun alanı din üstünden oy toplamak. Türban iksinin de gündemi. Abdullah Gül'ün Atatürk'ün mirası o koltuğa oturmasına MHP en büyük desteği vermedi mi? MHP içinde Buduncular asla öne çıkamazlar, hatta barınamazlar. Çünkü MHP için islam özellikle de oy toplamak için önemlidir. Sonuçta MHP darbeci birinin kurduğu bir parti ve siyasal örgütlenmedir. RTE asıl darbeciler sizsiniz derken MHP bağlamında çok da haklı bence.

MHP'nin asıl kaygısı yıllardır ellerinde bulundurdukları Milli Eğitim içindeki kadrolarını kaybetmeleri. Diğer kamu kurumlarında da benzer sıkıntılar yaşanıyor. Bir tek orduda istedikleri yapılanmayı sağlıyamamışlardı. Polisi de kaybetmek üzere MHP. Ülkücü görüş yerini fettullah ve imam hatip yapılanmasına bırakıyor. Örnekler çoğaltılır.

AKP ve MHP devletteki paylaşım konusunda sıkıntılı oldukları için birbirlerini yiyiyor. Zavallı CHP'de öyle uzaktan bakıp, belki 1-2 puan fazla alırız ilk seçimlerde diye umut ediyorlardır. Ee ne demişler umut fakirin ekmeği.

İşte kavganın gerçek nedenleri. Bu arada Gata'da, özellikle de sivillere açıldıktan sonra (eğitim hastanesi olduğu için), türban, başörtüsü, çarşaf gibi şeyler sorun olmuyor. Daha önce de olmazdı. Hastanede her hangi bir nedenden dolayı tedavi gören er ve erbaş ailelerinin çoğunluğunu bu tip kıyafetleri tercih etmeleri dolayısıyla, ziyaret günlerinde herkes istediği gibi içeri girerdi. Zaten sivillere açıldıktan sonra içerde ne istersen var. Yani Emine Hanım'ın içeri alınmaması diye bir konunun gerçekleşmesi pek mümkün görünmüyor.

RTE'nin asıl hedefi acaba orduevlerine el atabilirmiyim. Askerin içindeki bölünmeyi bu yolla sağlıyabilir miyim? Yani askerin kendi içinde din üstünden bir itaatsizlik yaratabilir miyim? Bu kadarını başaran bir gün onu da başarırsa hiç şaşırmam.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ya da polis ve mit içindeki bazı cemaatçi olmayan muhalif kadrolar da ayrıca anti-istihbarat toplayamaz mı? ya bu iktidara ve dolayısı ile bugün abd ve nato' ya muhalif olan ekipler de, kendi yüksek teknolojileri ile bunlara karşı aynı hatta daha üst türden bir istihbarat yapmışlarsa? sonuçta ellerinde ciddi bir enformasyonun bulunduğuna adım gibi eminim. bu bilgiler de, muhtemelen seçimler yaklaştıkça muhalefetin eline verilecektir. zira ülkemizdeki gidişat çok nazik bir döneme işaret ediyor ve sırf bu iktidarın kazasız belasız ve "mağdurları oynayamadan" yollanması, ülkemizin birinci önceliğidir. bunlar benim şahsi fikirlerim ama sırasıyla bir iktidar, bir muhalefet tarafından ileri sürülen veriler zaten ortada bir "yarıştırma" oyununun oynandığına delalettir. bu yarışta ise, üç sene öncesinin olaylarına gitmeye başlayan bir hükümetin, muhtemelen elindeki kozları tükenmeye yüz tutmuş demektir. saygılar...

şeyh ül islam 
 12.02.2010 0:54
Cevap :
Öncelikle sizin ayın 12'sinde yazdığınız yorumların şimdi elime geçmesini heralde teknik bir arızadır!! diye düşünüyorum. Yorumlarınıza cevap yazmadım çünkü, bir bütün olarak ele alındığında siyaset kategorisinde yayınlanacak ciddi bir blog olarak düşünüyorum. Yazıma yapmış olduğunuz bu değerli katkınızdan dolayı teşekkür ederim. Ufukta bir MHP-CHP koalisyonu gözüküyor, akepe ise bu sürecin neresinde yer alacak merakla bekliyorum. İslam-faşizm başka bir bahara kalacak gibi gözüküyor. Saygılarımla.  19.02.2010 13:15
 

mhp' den zarar gelmez. chp' ye gelince... ilk kez ciddi anlamda iktidara hazırlandıklarını düşünüyorum. ancak hem mhp ve hem de chp için henüz seçim propogandası dönemi başlamamıştır. lütfen buraya dikkat ediniz. bu partiler henüz ciddi anlamda muhalefet yapmaya başlamadılar. bu konuya yeniden dönmek üzere, size şu olaydan bahsetmek istiyorum. duymuşsunuzdur, TSK taraf gazetesinden eski bir mail yazışmasını çekmiş ve bunu sonradan mahkemeye delil olarak sunmuştu. soruşturma konusu bazı delillerin o maille geldiğini savunmak anlamında. işte o zaman tarafta bir kıyamet koptuğunu, emre uslu' nun acil ve teknik bir yazı girmesinden ve bu yazısında da TSK' yı adeta "özel hayata izinsiz müdahale etmiş olmak" la suçlayıp eleştirmesinden anlıyoruz. komik ama gerçekten de böyle yazdı emre uslu. ve o yazıda, TSK' nın taraf gazetesinden daha neleri elde etmiş olabileceğinin endişesi hissediliyordu. işte bunun gibi, şöyle diyebiliriz: sadece polis ya da mit mi dinleme yapmaktadır? TSK yapamaz mı?

şeyh ül islam 
 12.02.2010 0:42
 

birleşik devletler gibi ülkeler de bunlar gibi ideolojik planları ne derece sağlıklı şekilde gerçekleştireceği belli olmayan oluşumlara deyim yerinde ise "cebinden" para yatırmaz. sadece afganistan gibi ülkelerden gelen bazı nahoş paraları paylaşır o kadar. sonuçta bunlar, abd' nin B, C planları falandır. dolayısı ile, bunlar paraları tükendikçe, para kaynakları kurudukça tam manası ile "çırılçıplak" kalacaklardır. zira diğer iktidarlar gibi değildir bu iktidarın ihtiyacı. bunlar bir bile değil, birkaç cemaati birden doyurmak zorundadırlar. üstelik ülke bazında öyle değiller ama cemaatler arasında eşitlik ve dengeye dikkat etmeleri gerekir. hatta buna özen gösteremedikleri bir iki protokol konumunda bile şimdiden ihtilafları başladı. duymuşsunuzdur sonuçta. şu sağlık bakanı ve menzir tarikatı meseleleri. neyse... bu arada mhp de bünyesinde islami unsurları fazlasıyla barındıran bir partidir evet ama en azından laiklik ilkesine ciddi anlamda bağlıdır. TSK' ne de son derece saygılıdır.

şeyh ül islam 
 12.02.2010 0:36
 

birşey başardıkları yok aslında. bir anlamda cumhuriyete mide yıkama operasyonu yapılıyor. yani asıl kusturulanlar bu kesimler. tarikatçı ve dinci kesimler. bunlar daha önce hiçbir zaman yeraltından, kuytulardan bu derece çıkmamışlardı. oysa bu akepe süreci içerisinde öyle çok şımardılar ve öyle çok haksız şekilde zenginleştiler ki, bir yerde kayıtlara geçmiş oldular. bence Ordumuza haksızlık etmeyelim. bakın çok iyi bir strateji izliyor aslında. ve kimsenin farkında olmadığı, farkına varamadığı şeyler yapıyor Ordumuz. bu anlamda jandarmamız. ne yapıyor mesela? ortalıkta bu tartışmalar yapılırken yani dikkatler başka tarafta iken, adli vaka operasyonu yapıyor bol bol. ve bunların kara para kaynaklarına darbe vuruyor. siz sanıyor musunuz ki bunlar üç-beş ticari iş çevirdiler diye çok ama çok iyi para kazandılar? hayır! aksine, orta tabaka bunlardan alışveriş yapmamaya gayret ettikçe kendi eksenleri etrafında dolanıp durdular.

şeyh ül islam 
 12.02.2010 0:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 1134
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1844
Kayıt tarihi
: 24.10.06
 
 

Emekli Deniz Öğretmen Subayım. Felsefe ve yabancı dil eğitimi üzerine çalışmaktayım. Yazmak ise b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster