​ Türkiye birincisini seçelim / Mizah / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Nisan '07

 
Kategori
Mizah
 

Türkiye birincisini seçelim

Türkiye birincisini seçelim
 

Güzellik yarışmaları, dans yarışmaları, poplu popsuz, buzlu buzsuz yarışmalar hepsi de çok ilgi çekti. Telefonlar kitlendi, parmaklar yoruldu, yarışanın günah işlemeye vakti olmaz. Yarışmaya devam etmeliyiz. Beni dinliyor musunuz?

-Tabii ki Turan Bey! Hem de can kulağıyla.

Ben derim ki, daha geniş kitlelerin katılabileceği bir yarışma olmalı, aklınıza bir şey gelmiyor mu?

-Geliyor gelmesine de, olur mu? Bilmem ki..

Olur, olur insanlara pösteki saydırmadığınız sürece, neden olmasın!

-Gülmek yok ama!

…Estağfurullah! Benden böyle bir saygısızlık nasıl beklersiniz! İşverene gülünür mü? Alenen olmaz! Arkasından belki! Olsa, olsa yüzüne gülümsenir! Hadi meraklandım!

Turan Bey ile (iş dışında) pek sık sohbet etmezdik. Bugün her nedense, iki eski dost gibi muhabbete koyulmuşken, Filiz Hanım, kollarında dosyalarla evraklarla, içeri dalıverdi! Soluk almadan, okumam gereken, imzalamam gereken ne varsa başladı sıralamaya. Yan gözle de “Hani sen canlı chat yapacağına, bir işin ucundan tutuversen, banka, gümrük işleri falan filan” Der gibi Turan Bey’i süzüyordu. Yılların devlet memuru, gözünden kaçar mı?

- Filiz Hanım! Bir yarışma düzenliyoruz, sizinde fikrinizi alalım, vaktiniz varsa!

- Ne yarışması?

- Henüz karar veremedik, patroniçemiz siz gelmeden biraz önce son kararını açıklıyordu!

- Valla Turan Bey! Ben eksik kadro ile çalışıyorum çaycımız yok, ben baş sekreter olarak, bir sekretere ihtiyacım var. Hâlâ karar verilmedi! Kim olsun derseniz, adaylar içinden Vedat’ı tercih ederim. Dinamik, şirin, atletik! Tabii yönetim kurulu en iyi seçimi yapacaktır. Ben şahsen bu halde yarışmaya katılamam, yine 2, 5 kilo almışım! İşten, yemekleri çiğneye, çiğneye yemeğe vakit kalmıyor ki!

Filiz Hanım, nefes almak için durakladığında, fırsat bu fırsattır diyerek söz sırasını hemen kapıverdim!

- Açıklıyorum! Sponsorluğunu yapacağımız yarışmanın adı: “TÜRKİYE EN BELEDİYE BAŞKANINI SEÇİYOR!” Sessizlik! Alkışsız, yorumsuz bir sessizlik! Filiz Hanım’ın gözleri el tırnaklarını kontrol ediyor, Turan Bey’de bir şey arar gibi ceplerini karıştırıyordu. Fikrim o kadar dâhiyane olmalı ki, şok geçiriyorlardı! Turan Bey, yüzünün ifadesine özen göstererek, hafifçe bana doğru eğilerek kısık bir sesle:

- Türkiye belediye başkanını seçecek! Ama onlar zaten seçilmişler! Bir de EN derken neyi kastediyoruz? En enine boyuna olanını mı?

Turan Bey’den cesaret alan Filiz Hanım, dolgun vişneçürüğü rengindeki dudaklarını bükerek:

- Bu yarışma konusu geniş bir kitleye hitap eder mi dersiniz, bize getirisi ne olur?

Ayrıntılı düşünmüş, meramımı anlatamamıştım.

-Özür dilerim! Heyecandan açıklamam yarım yamalak oldu, baştan alıyorum, Filiz Hanım lütfen not ediniz! Başlık: TÜRKİYE: EN ÇALIŞKAN, EN VİCDANLI, EN ÇAĞDAŞ, EN YOKTAN VAR EDEN BELEDİYE BAŞKANINI SEÇİYOR! Adaylarda aranan vasıflar:

1) Kendi rızasıyla yarışmaya katılmış olmak

2)Çok eşli olmamak (evli, bekâr, boşanmış fark gözetilmez)

3)En, boy sınırlaması yoktur, (Yüreği büyük olanlar tercih edilir)

4)Parti mensubu veya özgür, engel teşkil etmez

5)Beldesinde Kütüphane açmış olmak

6)Bölgesini ağaçlandırmış, ağaç köklememiş olmak

7)Sokak hayvanlarının sağlığı, korunması konusunda ciddi çalışmalar yapmış olmak

8)Yakın, uzak geçmişinde, herhangi bir nedenle topluca veya tek, tek hayvan katliamı yapmamış olmak

9)5o kuruş karşılığında köpek kellesi toplatmamış olmak

1o)Başkanlığa seçildikten sonra, seçmenleri, halkı için hayata geçirdiği en önemli atılımı belgeleyip jüriye sunmak.

Aranan bu vasıflara haiz, tüm başkanlarımız yarışmaya katılabileceklerdir! Not aldınız mı?

- Evet, ödüllerimiz ne olacak?

- Heykellerini dikelim!

- Üçünün demi?

- farklı boyutlarda, para ödülümüz, tabii birde sürpriz hediyemiz var.

Turan Bey derhal önemli bir konuya değindi.

- Jüri, jüri üyeleri kimler olsun ne dersiniz.

Filiz Hanım ağzına soktuğu kalemi çıkararak arı sokmuş gibi zıpladı.

- Hani şu medyatik adam var ya adı neydi? “Hediye” mi ne aman onu jüriye almayalım! Adayların psikolojisini bozar!

- Onun adı “Hediye” değil Filiz Hanım “ödül”

- Durun, durun Hediye, Ödül falan değil, “Armağan” olmalı açık sözlü insan!

- Evet, oldukça açık, saçık!

Filiz Hanım Me –Be ciler seçsin daha sağlıklı olur dedi, Turan Bey bu teklife karşı çıktı.
- Olmaz! Onların çok daha önemli işleri var, aralarından biri kuyu başında düşünürken, elindeki kıymetli bir taşı dalgınlıkla kuyuya düşürüvermiş, çok derin olduğu için bulamıyorlarmış!

Uzun tartışmalardan sonra, nihayet adil bir çözüm bulmuştuk. İnternet aracılığı ile kendilerini tanıtacak adayların birer oy hakkı olacak, kendi aralarında birinciyi seçeceklerdi.

Derin bir nefes almıştım, inşallah her şeyi düşünmüş önemli bir ayrıntıyı unutmamıştık!

 
Toplam blog
: 584
: 853
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..