- Kategori
- Güncel
Türkiye rekorunu egale etti, pahalı benzinde liderliği neden kaptırmadık, 32 tekmili birden..

Görsel internetten, yollarda yelkenli otomobil görmeye alışalım diye:-)
AKP iktidarının “Arap baharı” faturasını Türk halkı ödüyor. Artan bütçe açıkları dünyanın en adaletsiz vergisi olan dolaylı vergiler ile kapatma yoluna giden iktidar, son dönemde yaptığı tapu harçları, otomobile uygulanan ÖTV, doğalgaz, elektrik, alkol ve benzin zamları ile bütçe açıklarına çare arıyor.
‘Zam yağmuru, bütçe açıklarına yama olacak dolaylı vergiler üzerine geyik’ başlıklı yazımda ifade ettiğim gibi yapılan zamların yıl sonuna kadar bütçeye katkısını maliye 3 milyar dolar olarak hesaplamıştı.
Ekonomi ile ilgili konularda ‘geyik’ yapılmaz, zaten yazımda da zamları eleştirerek bütçe açığını kapatmak için iktidarın geçmişte olduğu gibi dolaylı vergilere yüklenerek, adaletsiz vergi uygulamasını devam ettiren politikalarının ‘ciddiyetsiz’ olduğunu ifade etmek için kullanmıştım.
Söz konusu yazımı yayımlamamdan dört gün sonra medyada iktidarın ‘zengine ek vergi’ açıklamaları yer aldı. Erdoğan’ın ‘TÜSİAD’a baktım; tamam vergilerini ödüyorlar ama istenilen düzeyde değil’ açıklaması üzerine soru yönelten gazeteciye verdiği yanıtta; “Zenginlere ilave vergi neden olmasın. Beklediğimizi alamıyorsak bir şeylerin de olması lazım. Onlar zaten işi iyi bildiği için, onların finans yöneticileri bu işi iyi bildikleri için en çok parayı kazanan finans. Yatırım falan hak getire. Bir kısmı da yatırımdan elini eteğini çekiyor..” demişti.
Milliyet’te yer alan habere göre Başbakan’ın eleştirilerine TÜSİAD Başkanı Ümit Boyner twitter hesabından yanıt vermiş;
“*TÜSİAD olarak kayıt dışı ekonominin büyüklüğünün ekonomimizin en önemli sorunlarından biri olduğunu düşünüyoruz.
*Kayıt dışı ekonominin yüksek olduğu ve mal hizmet üretiminin büyük firmalar tarafından yapıldığı ekonomilerde doğal olarak kurumlar vergisini büyük firmalar ödemektedir.
*Kayıt dışının büyük olduğu ekonomilerde dolaylı vergiler daha kolay toplanır.
*Bu nedenle dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı çok yüksek olmaktadır.
*Vergi tabanının dağılımı yapısal bir sorundur.
*Esas olan kayıt dışı ile mücadele ve vergi sisteminin büyüme, rekabet ve hakkaniyet unsurları bağlamında geliştirilmesidir.”
Boyner açıklamamalarından anlaşıldığı üzere ‘kayıt dışı’ ve ‘vergi sisteminde rekabet ve hakkaniyet’ vurgusu öne çıkıyor. İktidarın ‘kayıt dışı ekonomiyi’ kayıt altına alamadığı ve ‘dolaylı vergilerin toplanmasındaki kolaylık’ nedeniyle ‘haksız/adaletsiz’ dolaylı vergilere yüklendiği ifade ediliyor.
24 Eylül tarihi yazımda dolaylı vergiler hakkında Anayasa’dan da alıntı yaparak eleştirilerimi sıralamıştım. Güngör Uras’ın yazısından yaptığım alıntılarda da son beş yıldır halkın gelirinde artış olmadığını belirtmiştim.
Benzinin Ankara’da 97 oktanı 4.99, 95 oktanı ise 4.91 lira. Kars’ta 95 oktan 4.98
97 oktan ise 5,07 lira. Tabi bu yazı yayımlanıncaya kadar herhangi bir zam daha gelmezse.
(İl il fiyatları öğrenmek için buraya tıklayınız)
Yukarıda son yapılan zamların bütçeye katkısının 3 milyar dolar olacağını ifade etmiştim. Şimdi Ali Babacan’ın açıklamalarına bakıp devam edelim;
“...Pek çok ülkeye finansal destek sağlamaya başladık. Libya’nın en kritik döneminde 200 milyon dolar nakit destek sağladık. Tunus’a şu an 500 milyon dolarlık finansal destek sağlıyoruz. Mısır ile 2 milyar dolar finansal anlaşma imzaladık. Yemen’e benzer bir desteğimiz olacak...” ne diyelim halk ödedikten sonra IMF'ye bile borç veririz(!)
Babacan’ın açıklamalarından sonra basında yer alan Erdoğan’ın örtülü ödenek harcamalarına da bir göz atalım.
Tabloyu yıl-ayrılan kaynak- gerçekleşme (son on bir yılda ayrılan kaynaklar koyu ile gösterilmiştir) diye okuyacağız;
2012 527 bin TL 587 milyon 700 bin TL (8 ay)
2011 500 bin TL 391 milyon 682 bin 533 TL
2010 230.000 385.400.247 1.676
2009 230.000 341.971.042 1.487
2008 220.000 290.981.700 1.323
2007 220.000 262.286.521 1.192
2006 200.000 217.772.810 1.089
2005 200.000 97.680.439 488
2004 200.000 258.627.260 1.293
2003 175.000 103.012.740 589
2002 125.000 121.405.114 971
2001 100.000 76.655.005 767
2000 75.000 48.273.413 644
1999 60.000 45.214.202 754
1998 45.000 8.808.776 196
1997 30.000 6.367.593 212
1996 30.000 4.031.104 134
1995 15.000 1.274.780 85
Rakamlar, Arap Baharı’nın ekonomik faturası ortada.
Zamlar hakkında bir fikre varabildik mi?
Siz bilirsiniz ben sadece “Her toplum layık olduğu şekilde yönetilir” sözüyle veda ediyorum, iktidar 'az kazanandan çok, çok kazanandan az vergi alarak' arkasında 'milli irade' ile politikalarına "istikrarla" devam ediyor, nokta.