​ TV kapandı, aile canlandı / Basın Yayın / Medya / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Mart '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
 

TV kapandı, aile canlandı

TV kapandı, aile canlandı
 

Yazının başlığı gazeteci arkadaşım Hasan Tahsin Kocabaş'a ait. Yıllardır İzmir'de hem televizyon programı yapar, hem de Yenigün Gazetesi'nde köşe yazarı olarak çalışır. Kendisi öncelikle televizyon gazetecisidir. Yani ekmeğini bu yolla kazanır. Ama saat 07.00-10.00 arasındaki sabah programında bağıra çağıra günü yorumlarken bile, "TV izlemeyin, çocuklarınızı bu aptal kutusundan uzak tutun" diyecek kadar delidir. Zaten sonunda olan oldu, çalıştığı tv kanalı el değiştirince aptal kutusundan uzak kaldı.

Geçenlerde gazetedeki köşesinde yine, "TV'leri hiç değilse bir akşam kapatın, ailenizle konuşun, sonuçlarını da bana yazın" diye yazmış. Karşıyaka Özgiller Dalan İlköğretim Okulu'ndaki bir bayan öğretmen de, öğrencilerine bu yazıyı okuyarak, ev ödevi vermiş. Öğretmen Esma Çankaya, tv'lerini kapatan öğrencilerinin gözlemlerini, aileleriyle neler yaşadıklarını yazmalarını istemiş. Öğrencilerinden gelen yazıları da gazeteci arkadaşım Hasan Tahsin'e göndermiş. Bizimki çocukların yazılarını okuyunca mutluluktan ne yapacağını şaşırmış. Saatin kaç olduğuna bile bakmadan İzmir İl Milli Eğitim Müdürü'nü aramış ve bu yazıları, okulun ve öğretmenin adını da açıklayarak yayınlamak istediğini söylemiş, izni koparmış.

Doğrusu, çocukların yazdıkları gerçekten de okunmaya, üzerinde düşünülmeye değer. İşte o yazılardan örnekler:

"Benim adım Faruk Pala. Bugün televizyonu kapattığımızda, annem bana daha çok şeyler sormaya başladı. Sonra muhabbet ettik. Kafamız rahatladı. Bir daha televizyonu bu kadar çok izlemememiz gerektiğini anladık. Bugünden sonra belirlenen saatler içinde ve güzel programları, yani eğitici olanları izleyeceğiz."

"Ben, Mehmet Uzunemin. Okuldan eve geldim. İlk olarak aklımda Esma öğretmenimin verdiği proje vardı. Gerçeği söylemek gerekirse bana hiç çekici gelmiyordu. Akşam olduğunda ablam eve geldi, bu konuyu onunla konuştum. Önce olmaz dedi ama sonra ikna etmeyi başardım. Sonra yemek yedik, biraz sohbet ettik. Bakkaldan çerez ve içecekler aldık. Muhabbet iyice koyulaştı. Sonra monopol oynadık. Çok eğlenceli vakit geçirdik. Buradan herkese sesleniyorum; tv karşısında vakitlerinizi boşa geçireceğinize çocuklarınızla ilgilenin."

"Ben Polatcan Türker. Evde tv kapatılınca önce bir sessizlik oldu, çünkü alışkın değiliz. Sonra herkes birbirine soru sormaya başladı. Sohbet ettik, oyun oynadık, çok zevkli geçti. Yani bazen televizyon kapatılınca hayat değişiyor."

Diğer çocuklar da, tv kapanınca aileleriyle daha çok konuştuklarını, müzik dinleyip kitap okuduklarını ve hiç ummadıkları kadar eğlendiklerini anlatmışlar. Sonuçta hepsi de, doğdukları günden beri ailenin bir bireyi gibi gördükleri ve yatıncaya kadar hiç kapanmayan tv'siz bir akşam yaşamaktan hoşnut kalmışlar. Daha da önemlisi, tv'nin aile bağlarını nasıl da zayıflattığını görmüşler.

Bizim çocukluk dönemimizde tv yoktu. Sonra nasıl da hayatımıza girdi ve birden vazgeçilmez hale geldi anlayamadık. Pedagoglar, eğitimciler, psikologlar tv'nin özellikle çocuklar üzerindeki zararlarını anlatmaktan bıkmadılar. Arkadaşımın yaptığı bu küçük deneme ve sonuçları bile aslında önemli bir örnek olmalı ve tv artık hayatımızın hiç olmazsa bir bölümünden çıkmalı.

 
Toplam blog
: 37
: 1503
Kayıt tarihi
: 26.08.06
 
 

1958 doğumluyum, İzmir'de yaşıyorum. 17 yıl gazetecilik yaptım ve emekli oldum. Şimdi babamın kurduğ..