​ Üç Selanik'linin öyküsü; Veda... / Sinema / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mart '10

 
Kategori
Sinema
 

Üç Selanik'linin öyküsü; Veda...

Üç Selanik'linin öyküsü; Veda...
 

Veda


Veda doğduğu toprakları göremeyen üç Selanikli’nin öyküsünü Atatürk’ün çocukluk arkadaşı Salih Bozok’un gözünden anlatan başarılı bir sinema yapıtı olmuş. Veda şimdiden Atatürk üzerine yapılan (Can Dündar’ın Mustafa’sını belgesel olarak ayrı tutuyorum.) ilk ciddi sinema filmi olarak önemli bir yer edindi sinema tarihinde.

Veda’yı izlerken salt sinemada seyirci olarak değil bizzat olayların içerisindeymiş gibi bir duyguya kapıldım. Abartısız, seyirciyi şekillendirmeye çabalamayan görüntüsünün aksine (Daha iyisi yapılana kadar..) müthiş etkileyici bir başyapıt olarak kabul edilmeli. Film seyirciyi alıp götürüyor; sağ yanımda oturan öğretmen arkadaş neredeyse film boyunca ağlayarak izledi.

Veda, Emperyalist işgalcilerin parçalattığı Osmanlı toprakları(!), işgal edilen son parçası Anadolu’yu özgürleştirip batının yüzyıllar süren evrimini on yıla sığdıran devrimci Mustafa Kemal’in öyküsü.

Cumhuriyeti kuran felsefenin Atatürk’ün karakterinde yalın bir dille ifadesi olan film, Livaneli’nin sanatçı olarak yetkinliğinin de beyaz perdeye yansıması.

Filme önyargılarla gidenler mutlaka eleştirilecek bir yön bulacaklardır. Toplum olarak kendi egolarımızı aşıp yaratıcılığı alkışlama bilincine erişmediğimiz için dünya çapında değerlerde yetiştiremiyoruz kuşkusuz.

Atatürk filmlerinin bu güne kadar neden onlarcasının yapılmadığını sormayı akıl edemeyiz. Atatürk’ü kutsal metinler gibi sarı kitap sayfalarına hapsedip ulusal bayramlarda büstünün önüne çelenk koyarak, Anıtkabire milyonlarca yurttaş olarak akmanın ezberini bozan Mustafa ve Veda’nın yaratıcılarına borçluyuz.

Film etkileyici ve bir o kadar da öğretici. Dostluğu, aşkı, gerçeklikten beslenen ideallerinin peşinden koşan üç Selaniklinin öyküsünden çıkarılacak çok ders var mutlaka. Seksen yedi yıllık cumhuriyet tarihinde Atatürk’ü içselleştirip daha çağdaş bir ülke olma yolunda pek başarılı olduğumuz söylenemez. Çanakkale’de koyun koyuna yatan binlerce Anadolulunun bu gün yaşananlardan dolayı kemiklerinin sızlamadığını kim söyleyebilir ki!

İzmir’den denize dökülen emperyalist maşası işgalcilerin, küreselleşme/sömürü çağında memleketimizde sermayeleri ile koşturduğu, besleme/işbirlikçi yarı aydınların beyinleri dumura uğrattığı, ekonominin borsaya endeksli olduğu, işsiz, evine ekmek götüremeyen üç gündür aç olan yurttaşın intihar için çatılara çıktığı gerçeğinin idamlık yaftası gibi boyunlarımızda asılı olduğunun farkına varmamıza bir nebze vesile olacaksa Veda, teşekkürler Livaneli.

Sen ki bu ülkede "Atatürkçü" maskelilerin iktidarlarında sürgündün, memleket hasreti çektin özgürlük türkülerinle; yelkovan kuşları gibi Livaneli türkülerini dinleyerek peşinden koştuk yitik/yenik bir kuşak. Yasak Nazım şiirleri, karlı kayın ormanları öğrettiğin gibi belki buluruz sulu gözlülüğü bırakıp Veda’da, dersimizi alıp çağdaş bir ülke kurmanın yolunu…

Necati TÜFEKCİ 25 Mart 2010 Ankara

***

Veda’nın tanıtımında: “Selanik’te çocukluktan başlayan arkadaşlık, önce silah arkadaşlığına sonrasında cumhuriyetle birlikte aynı ideallerin peşinde yürüyen yarım asırlık dostluğa ve ölene kadar süren kardeşliğe dönüştü. Aralarındaki dostluk o kadar büyüktü ki biri öldüğünde diğeri de hayata veda etmek istedi…

Veda, ölüme meydan okuyan bir kuşağın hikayesi. Filmde sadece Atatürk’ün hayatı anlatılmıyor, aynı zamanda bir döneme ışık tutuluyor, filmde dostluk, savaş, aşk, sevgi gibi konular ‘insan olmak’ çerçevesinde tekrar ele alınıyor. ‘Veda’ Salih Bozok’un anlatımıyla, bu dostluğun, Atatürk’ün hayatının dönüm noktalarının, vatanı kurtarmak için ölüme meydan okuyan bir kuşağın komutanının hikayesi…

Veda’nın amacı, Atatürk’ü sadece Türkiye’ye anlatmak değil, aynı zamanda tüm dünyada Atatürk’ün tanınmasını sağlamak.

Zülfü Livaneli’nin senaryosunu yazıp ve yönettiği filmin görüntü yönetmenliğini Peter Steguer yaptı. Müzikler yine Zülfü Livaneli’ye ait.

Çekimlerine 27 Ekim’de başlanan filmin senaryo çalışması 3 yıl sürdü ve çekimler 7 haftada tamamlandı.

İtalya’dan ekipleriyle gelen Aldo Signoretti ve Vittorio Sodano saç ve makyajı yaptı. Veda için Türkiye’ye 1200 kg makyaj malzemesi geldi. Bu proje için 150 adet gerçek saçtan peruk yapıldı. Makyaj ve saç ekibi için 2 mobil kuaför ve makyaj salonu ve 1 adet makyaj laboratuarı özel olarak tasarlandı ve üretildi.

Tamamı yerli sermaye ile hazırlanan projede, 13 kişilik İtalyan ve Alman teknik ekip görev aldı.

Türkiye’de ilk defa bir prodüksiyon için 12000 parça kostüm ve aksesuar Baran Uğurlu tarafından hazırlandı. Kostümler en ufak ayrıntısına kadar gerçeği yansıtabilsin diye dönemine uygun olarak eskitildi, renklendirildi, işlendi. Devamlı çalışan 29 araç, 98 kişilik ekip ve 2000 kişilik figurasyonla Türkiye’nin en kalabalık prodüksiyonu gerçekleştirildi

‘Veda’ çekimleri, Ayvalık, İzmir ve Antalya’da gerçekleşti. Savaş sahneleri doğal plato olan Seferihisar’da çekildi. Uşakizade Köşkü gibi gerçek mekanların yanısıra Atatürk’ün arabası ve vagonu da çekimlerde kullanıldı.” deniliyor.

Bu blog Sinema sitesinde de yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 1114
: 827
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..