- Kategori
- Ruh Sağlığı
Üf de üfle yanıyorum...

Son zamanlarda hayatı daha bir umursamaz oldum sanırım. Sanki unumu çoktan eledim eleğimi de duvara astım. Karabasanlar diyarında hareketsizim. Sıcaklardan yapış yapış olmuş bedenim üzerindeki rehaveti atmaya çalışırken beni çala çırpa hasta eden rüzgârlar bile kendime gelmemi sağlayamadı. Bir yandan küresel ısınma bir yandan deprem korkusu derken hayatımız üçüncü sayfa haberleri tadında akıp gider oldu.
Şükürler olsun rabbim öğen kuşağı kadın programı sunmuyorum, şayet sunsaydım bu kadar karmaşa arasında kırışan beynimi hiç ütü darbesi açamazdı. Cümlelerimden de anlayacağınız üzere bir aydır işten ayrılıp evde miskin miskin yatmanın verdiği enteresan bir hal içerisindeyim. Yaklaşan Ramazan ayıyla birlikte kendimi bu moda sokmuşluğum ve adaptasyon eksikliğim bana bir kez daha bağıra bağıra itiraf etti ki kadın dediğin çalışmalıymış. Aksi takdirde benim gibi dudaklarını büzüştürüp bir açıp bir kapayan balık kıvamına gelirmiş.
Bir yerlerde okumuştum her insan belli dönemlerde bir kısır döngü içerisine düşermiş. Evet, bu ara yazamıyorum, bir dönemde tasarım yapamamıştım ve sinirimden ağlamıştım. Demek ki neymiş? Geçici bir durummuş. O vakit ben bir süre daha sabredeyim. Şimdilik demir atmış gemime geri dönüyorum, en yakın zamanda yelken açmak ve manidar cümlelerde buluşmak üzere…