- Kategori
- Gündelik Yaşam
Ulusal program neyi içeriyor?

Türkiye'de alışkanlıkları değiştirecekmiş.
Nasıl mı?
İşte aynen böyle!
Ulusal Programa göre önümüzdeki dönem çevreye ağırlık verilecekmiş...
Mali sistemde köklü değişikler yapılacak, vergiler baştan tanımlanacakmış...
İşyeri sağlığı, tüketici haklarında devrim yapılacakmış..
AB üyeliği için neler yapılacağını anlatan Ulusal Program,
Özellikle gelecek beş yılda Türkiye'deki yaşam biçimini kökünden değiştirecek düzenlemeler içeriyormuş.
Ulusal Program'ın yürürlüğe konmasıyla birlikte KDV ve ÖTV gibi vergilerin tanımı ile oranları değişecekmiş.
Sürücü eğitiminin AB ile denkliği sağlanacakmış.
İkinci el motorlu taşıtların ithalinin izne bağlı olması uygulamasının kaldırılma tarihine 2011 yılında karar verilecekmiş. Çocuk işçilikle mücadele için 10 yıllık program açıklanacakmış.
Ruh sağlığı eylem planı ilan edilecekmiş.
Finans sektöründe yabancı sermayeye yönelik kısıtlamalar hafifletilecekmiş.
Banka yönetim kurullarının sorumluluğu artırılacakmış.
Zorunlu trafik sigortasının polis tarafından sürekli kontrolü kaldırılacakmış.
Türkiye’nin AB üyeliği sürecinde kısa ve orta vadede yapmayı taahhüt ettiği düzenlemeleri içeren Ulusal Program, inceleme için bakanlıklara ve ilgili kamu kurumlarına dağıtılmış.
Programın siyasi taahhüt içeren kısımları ise boş bırakılmış.
Başbakan, özellikle bu boş bırakılan kısımlara bizzat şekil verecekmiş.
Son şeklin verilmesinin ardından Ulusal Program'ın bu ay içinde açıklanması bekleniyormuş.
Ulusal Program'da AB'ye verilen taahhütler yıllar itibariyle takvime de bağlanmış.
2013'e kadar yapılacak hangi yıl hangi düzenlemenin hayata geçirileceğini anlatıyormuş.
Yapılacak olanların çoğu 2011 yılında başlayacakmış.
Gelecek yıl çok sayıda mevzuat değişikliği öngören programdan öne çıkan başlıklar şöyleymiş:
Trafik Sigortası denetimine son verilecekmiş.
KDV ve ÖTV baştan düzenlenecekmiş.
Kirleten işletme, temizliğin parasını cebinden ödeyecekmiş.
İşyerinde radyasyona tedbir alınacakmış.
Marka Kanunu çıkartılacakmış.
Haksız ticarete kurul geliyormuş.
Bakın bu başlıklar çok güzel konuları içeriyor.
Niye bu işlemleri yapmak için AB'ye tahüt veriyoruz?
Kendi toplumumuz için bir an önce bu işleri yapsak olmaz mı?
Sonra bu işleri yapmak için 2011 yılını niye bekliyoruz. 2009 yılında hemen başlamak için önünüzde bir engel mi var?
Bizi yönetenler veya yönettiğini sananlar, bu arada birilerinin cebini mi düşünüyorlar? Yoksa halkın daha refah ve huzur içinde yaşamasını mı?
Yıl, yıl yapılacakların belirlenmesi insanı şüpheye düşürüyor.
Bu ulusal proğramı hazırlayanlar, niye tarihin peşine takılıp gidiyorlar? Bu takıntıyı görünce insan! Yoksa demekten kendisini alamıyor.
Biliyorsunuz son zamanlarda, halkın cebine epey el uzandı. Hala da uzanmaya devam ediyor. Ülkeyi yönetenlerden de bu uzanan elin sahiplerine hiç müdahale edilmiyor.