​ Üniversite öğrencileri ve "İleri Demokrasi" / Blog yazarları tartışıyor! / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '10

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
 

Üniversite öğrencileri ve "İleri Demokrasi"

Üniversite öğrencileri ve "İleri Demokrasi"
 

Televizyon kanallarını izlerken, "İleri Demokrasi"de ne kadar yol aldığımızı düşündüm. Her ne kadar birileri "İleri Demokrasi"ye geçmenin sancılarını çektiğimizi söylese de, ben öyle düşünmüyorum. Bu tam "İleri Demokrasi"nin ta kendisi(!)

Polisler, öğrencileri ne kadar güzel coplayıp, biber gazı banyosu yaptırıyorlardı!

Birden aklıma Haydarpaşa Gar’ın da çıkan yangın geldi. Bildiğiniz gibi tarihi gar binası yanarken, bir türlü yangına müdahale edilememiş, bahane olarak da yerleşkenin çevresinin darlığı gösterilmişti. Yani oynayamayan gelin misali...

Polislerin, öğrencileri zor kullanarak(!) yapacakları muhtemel protesto eylemini önleme çalışmalarından(!) bahsederken, bu yangın da nereden çıktı dediğinizi duyar gibiyim. Kısaca şöyle anlatayım: Televizyondaki görüntülerde, polisler sırtlarına astıkları içi biber gazı dolu tüpleri ne kadar maharetli kullanıyorlardı! Bu polislerin sırtlarına birer yangın söndürme tüpü verip, Haydarpaşa Garındaki yangına müdahale ettirseydik, inanın binanın çatısı yanmadan yangın söndürülürdü! Gördüğünüz gibi her biri işinin ustası!

Sizlerinde bildiği gibi, Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan’ın rektörlerle düzenlediği toplantıyı protesto etmek isteyen öğrenciler, “İleri Demokrasi”nin nimetlerinden yararlanmak için Ankara’dan, İstanbul’a yola çıkmışlardı. “İleri Demokrasi”ye geçen ülkemizde, polis <ı>Seyahat Özgürlüğünü geçici olarak askıya alması gerektiğine kanaat getirerek, öğrencileri İstanbul’a sokmadı. Otobüslerin içinde bekletilen öğrenciler, aşağı inip basın açıklaması yapmak isteyince de olanlar oldu. Ve polis kanunların kendilerine verdiği yetkiyi(!) sonuna kadar kullanıp, “İleri Demokrasi”nin gereğini yerine getirdi(!)

Aynı olayın akabinde, Güneydoğuda da olaylar oldu. Şırnak ve Hakkâri’de, eften püften sebeplerle halk(!) polise saldırdı! Polis sığındığı zırhlı araçlarından aşağı inemedi. Oralarda açılımın gereği(!) olarak “İleri Demokrasi” son raddeye kadar kullanılıyor. Polislere ve zırhlı araçlarına verilen zarar sineye çekilerek, olaylara kimsenin sesi soluğu çıkmıyor.

Bir başka olay: Demokratik Toplum Kongresinin yaptığı toplantıda alınan kararlara göre; “Demokratik özerkliğin inşası için her il ve ilçede somut çalışmaların başlatılması ertelenemez bir görev olarak önümüzde durmaktadır deniliyor. Devamla bu yüzden DTK Örgütlenme Komisyonu’nun kendini <ı>demokratik özerklik esas ve ihtiyaçlarına göre, yeniden örgütlemesi gerektiği ortaya çıkmıştır. 2011 Ocak ayının sonuna kadar, tüm illerde <ı>Kent Meclislerinin oluşturulması ve <ı>Demokratik Özerkliğin inşa çalışmalarının yerel özgünlükler dikkate alınarak yürütülmesine ilişkin yol ve yöntemler ile somut planlamaların yapılması” kararlaştırılıyor. Ayrıca “<ı>Demokratik özerkliğin hukuk ve halkın güvenliği kapsamındaki düzenlemeler ve çalışmalar başta olmak üzere diğer tüm boyutlarının örülmesi bir ihtiyaç olarak tespit edilmiştir. Bu bağlamda, halkımızın kültürel ve fiziki soykırıma maruz bırakılma süreci devam ettiği sürece, devlet eliyle yürütülen fuhuş, uyuşturucu ve diğer toplumsal istismarlara karşı <ı>Kürt halkının kendi güvenliğini ve örgütlülüğünü oluşturması gerekliliği” ifade ediliyor.

Bu kararlar topluma açıklanırken, ülkeyi korumak ve kollamakla görevli olanlardan hiç ses çıkmıyor! Ankara’dan İstanbul’a gelen bir avuç öğrenciyi yolda durdurup, Başbakan’ı ve YÖK’ü protesto edecekleri gerekçesiyle acımasızca döven polis’in tepesindekiler, DTK’nin bu açıklamalarına seslerini çıkarmıyorlar. Ama Polisin öğrencilere attığı dayak için, haklı nedenler ileri sürmekten de geri kalmıyorlar.

Yeri gelmişken birkaç cümle de DTK’ye söylemekte fayda var. Bildiğimiz gibi ülkenin en geri bırakılmış bölgeleri Doğu ve Güneydoğu’nun belli bölümü! Bu bölgelerdeki feodal yapı herkesin malumu! Aşiret yapısı ve toprak ağalığı, gelenek, görenek adı altında hala devam ettiriliyor. Bu bölge insanı milli gelirden en az payı alırken, işsizlik had safhada! Eğitim, sağlık hizmetleri ve sosyal aktivite bu bölgelerde çok çok gerilerde! Bu bölgelerin halkı “Biat etme” esasına göre yönetiliyor. Yönetenler aşiret reisleri ve toprak ağaları. DTK aldığı kararların hiç birisinde bu yapıya değinmiyor. Onların derdi; sıcak koltuklarında oturup, halkın etnik yapısı ve etnik duygularını sömürerek, beslendikleri feodal yapının devamını sağlamak! Halkın açlık, işsizlik derdiyle ilgilenmiyorlar! Bu ilgisizliklerini de “Barış, Demokrasi, Özgürlük” gibi söylemlerle kapatıyorlar.

Sonuç olarak İstanbul’da aslan kesilen ve öğrencileri acımasızca döven polis, Hakkâri ve Şırnak’ta kafesine saklanan kedi misali, zırhlı araçlarından dışarı çıkamıyor. Wikileaks belgelerinin içeriğini halka duyurmak “Alçaklık, şerefsizlik” olurken, iktidarın yaptığı her şeyi göklere çıkarmak demokrasinin gereği! Sahi bunun neresi “İleri Demokrasi?”

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..