- Kategori
- Gündelik Yaşam
Üniversite sınavı için eşofman gelmiştir

Yularını koparmış merkep gibi bazen, Çanakkale’nin içinde dolaşmayı seviyorum.
Yanımda arkadaş istemem.
Amaçsız amaçsız dolaşırım.
Bu dolaşmamdan kimseye fayda gelmez.
Bu turlamanın herhangi bir esnafa da bir kuruşluk faydası olmaz.
Sadece ben yorulurum, kârım yorulmak.
Bu kentin içinde kendini mahkûm etmiş, hep aynı yerde duran insanları ezberledim artık.
Birçok araç ve gereci de ezber ettim.
Yıllar önce gözbebeği olan mini bir midibüsün sıkıştırıldığı yerde, her hafta üzerine atılan çöplerlerin içinde, nasıl tükendiğini izliyorum.
İzliyorum sadece.
Daha bir çok şeyi izliyorum.
*
Alışverişin yoğun olduğu caddeler ve sokaklar üstündeki alışveriş merkezlerinin vitrin camlarına asılı ilanlar, beni hem güldürüyor, hem de düşündürüyor.
Elektrik panoları ile telefon panoları da reklâm afişlerinden nasibini alıyor hep.
Birçok yerde gördüğüm bir reklâm.
Kahvaltı ile ilgili. Yazmış müşteri çekmek isteyen kardeşim.
“Protein Ağırlıklı Kahvaltı ile Güne Başla”
Sözün altında iki resim. Resimlerdeki gençler plajda denize girecekmiş gibi. İkisinin de ayağında birer şort. Fotoğrafların üstünde de bir yazı.
“DON, GAINED 22LBS!”
Basmayan aklımla yorumladım. Don kelimesini görünce dedim ki; kahvaltıya gelenlere promosyon (özendirme) olarak don verecekler!
İngilizceden, Türkçeye çevirdin. Bu don bildiğimiz don değil. Zannedersem bir erkek adı.
Çeviri şöyle oldu.
“Don, kazandı 22 lb” Siz “Mehmet, kazandı 22lb” diye anlayın.(5 kg=12 lb ediyormuş)
Bu kahvaltıyı yapan kazanıyormuş. (Kazanmayı kilo vermek olarak algılayın)
Benim gibi anlayan olursa, kahvaltı bittikten sonra “don” isteyen olabilir. Esnaf kardeş dikkatli ol.
Bir sipiker, “ … geceler” dedi, hava durumunu sunarken, kederinden öldü gitti. Sende “don” parasına kaçırırsan kazancını, cartayı çekersin.
Sanki daha anlaşılır yazsanız ilanınızı, canınız mı çıkacak? Türkçeyle ne derdiniz var bilmem ki?
*
Gece elbisesi satan bir mağazanın vitrininde, elbiselerin üstünde fiyatları yazmakta.
“Abiye 150 ”
Aklıma dilimizin o güzel farklı anlam yüklenmeleri geliyor, soruyorum.
“Abiye 150, ablaya kaç?”
Ablaya bedava len!
*
Aynalı Çarşı’nın yakınındaki bir yerde, muska gibi bir boşlukta bir alçı heykel yapmışlar.
Koyuna, keçiye ya da karacaya benzeyen bir şey. Bir sentez. Ağacın kovuğunda sincap ile tavşan var. Hayvanın önünde de yavrusu.
Bazıları bu heykelin üstüne çocuklarını bindirmiş ki, heykel parçalanıp kırılmış. Alçı ile tamir etmişler. Yinede çocukların binmesine engel olunamamışlar ki, bir ilan yazıp asmışlar. Anlayan olur mu bilmem. Yine dilimizin güzelliğini vurgulamış ilanı yazan.
“KIRILIRIM! Binmeyin lütfen!!”
Diyor ki; “parçalanıp yok olabilirim. Ya da en önemlisi küserim, gücenirim.”
Çok hoş değil mi?
*
Birde sezon sonu indirimlerdeki yüzde oranları yok mu?
Bayılıyorum.
Etiketin yarısı.
Ölmüş dedemin karısı.
Şok! yüzde 70 indirim.
Çaktırmadan bindirim.
Tadilat nedeniyle zararına satış.
Güzel atış.
Kapatıyoruz.
Kapatın ulen! İki yıldan beri kapatamadınız gitti.
Saatler 3.5 lira. Yakışır.
Eskiden fasulye fiyatı gibi.
Aman şu fasulye, 2.5 lira. Hem kaynasın hem oynasın.
*
En önemli ilanı sona sakladım. Zihni Sinir icat yapabilir. Ancak böyle bir ilan yazamaz. Ya da giysi üretemez. Birisi üretmiş ve Çanakkale’de satılıyor.
Sınava giren birisi bu giysiyi giyerse ne olabilir?
Vallahi bilmiyorum.
En azından sınava girecek birisine giydirip sınava sokmalı ve test etmeli.
Eğer sınavda başarı elde edilirse, yandı Çukurova.
Dershanelerin, ders çalışmanın pabucu kesin dama atılır.
Herkes girdiği sınavı kazanır olur biter.
Memleket kurtulur memleket.
İnsanlar, çocuklar ve de gençler oyun oynamayı keşfederler tekrar.
İlan şöyle; “Üniversite Sınavı İçin Eşofman Gelmiştir.”
Şimdi bu eşofman ile ne yapılabilir?
Giydik eşofmanı.
Sınava girerken rahat mı edeceğiz?
Sınav stresini mi yok ediyor?
Yoksa kopya çekmek için ideal mi?
Ya da bu eşofman kırk hoca tarafından, kırk günde kırk defa okunmuş mudur acaba?
Giyince kazanmak garanti mi?
Bu eşofmanın sihir ve kerameti nedir?
“Üniversite Sınavı İçin Eşofman Gelmiştir.”
Kesin bir yargı yok.
Ortada bir eşofman var.
Bu ülkede insanları, “çıplak gösteren gözlük ürettik” deyip insanları kandıranlar, 70 yıllarda vardı, bu günde var.
Alıcı varsa, satıcıda var kardeşim.
“Üniversite Sınavı İçin Eşofman Gelmiştir.”
İstediğimiz renk var mıdır?
Bi takım alıp yeniden sınava girsem mikine?
Beklim avukat filan olurum, hukuk istemişimdir hep.
Bu eşofmanın kerametini öğreneceğim.
50 yaşından sonra, yeniden öğrenci olabilirim.
Ha! Unutmadan.
Eşofmanı aldık, giydik sınava da girdik.
Sınavı kazanamazsak, iade edebilir miyiz acaba?
Bu eşofmanı öğrendim ya.
Ben bir şaşkın kurbağa oldum ya!