- Kategori
- Üniversiteler
Üniversite var, giren yok!

Bir zamanlar üniversiteye girmek için sırat köprüsünden geçenler şimdi üniversiteye girmiyor. 80 000 kontenjan açık kaldı. Söylendiğine göre 40 000 kişi de kayıt yaptırmayacakmış, etti mi 120 000 açık kontenjan.
Başbakan neyiyle övünüyor?
"Her ile bir üniversite açtık elhamdülillâh"
Açtın da ne oldu? Bak, oralara, buralara, şuralara öğrenci girmek istemiyor. Bir tek üniversiteleriyle geçinen Kıbrıs Türk Cumhuriyet'i de öğrenci alamadı. Onlar da kaldılar mı şimdi açıkta!
(Hadi araya şunu da sıkıştırayım: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniyor. Ya kardeşim Güney Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mi var ki kuzeydekine böyle sesleniyorsunuz? Buna doğrudan Kıbrıs Türk Cumhuriyeti denir. Yok sizin niyetiniz güneydekilerle aranızdaki ayrımı göstermekse, bundan size ne. Bırakın güneydeki kendine ne derse desin. Ama, siz kendinize "Kuzey" derseniz, onlar da bütün Kıbrıs'ın kendilerine ait olduğunu ve bölmenin bizim tarafımızdan yapıldığını ispatlamış olurlar.
Yani şimdi biz kalkıp da kendimize "Kuzey, güney, doğu, batı Türkiye Cumhuriyeti" demiyoruz da Kıbrıs neden diyor? Hayır Kıbrıs adaysa, biz de yarımadayız. O zaman "Batı Türkiye Türk Cumhuriyeti" diyelim. Şimdiye kadar denmedi ama, "Demokratik açılım" sonrasında denir mi bilmem?)
Öğrenci neden girsin ki üniversitiye? Girse ne öğrenecek, öğrense ne işine yarayacak?
İşte Sayın Gül'ün önünü kesip bağırıyorlar: "İki üniversite bitirdim yetmedi yükseklisans yaptım, üç yabancı dil biliyorum işsizim"
Şimdi Sayın Gül diyemiz ki "Evladım sen istersen seksen dil bil, yüzseksen de üniversite bitir, bizim tercihimiz imam hatip liseliler"
Bakın vali ne diyor: "Çağdaş uygarlık düzeyi palavradır"
Doğru, adamcağızın uygarlıktan haberi yok ki çağdaşlığından haberi olsun.
İmam olacak çocuk... Şey pardon, imam olacak adamı alıp da siz vali, kaymakam, doktor, hâkim yaparsanız; o da bulunduğu makamı cami sanıp vaaz vermeye başlar.
Ya da ne bileyim, hafız olacak adamı siz alıp da rektör yaparsanız o da çıkar kürsünün başına Kuran-ı Kerim'den bilmem kaçıncı cüz'ü okur.
Kadından imam olmaz. Ama, olsun imam hatipler kız öğrenci dolu.
Ama, palavraları da hazır. Ne diyorlar: "Efendin, kadınların erkek sesinden Kuran dinlemeleri günahtır. Bu nedenle kadın hafızlar yetiştiriliyor".
Kadın kadına Kuran okuyacaklar...
İyi de imam hatip lisesinden mezun kızcağız tıp fakültesinde erkek kadavrayı görüp de "kadavrayı" gördüğünde "Tövbe estağfurullah" çekip masanın altına kaçıp mezun olduğunda erkek hastalara bakmayı da günah sayıyor.
Hâkim oluyor elinde çağdaş hukuk kuralları, kafasında şeriat hükümleri.
Vali oluyor "Ayakta işemek günahtır" fetvasını yayınlıyor.
Kısaca dostlarım, bu kadar öğrenci binlerce lira verip özel dershanelere gidiyor, on binlerce lira verip çok çok özel kolejlerde, liselerde okuyor... Ama üniversiteye giremiyor ya da tercih yapmıyor. Çünkü önünde örnekler dolu, Türkiye'nin en iyi üniversitesini bitirmiş bir yığın insan boş geziyor. Her ildeki üniversitelerde ise öğretim elemanı yok. Onların yerine lisede ders veremeyecek insanlar üniversitelerde ders veriyor.
Geriye kalıyor vakıf üniversitesi denen ama çoğunun aslında tarikati-cemaati olan üniversiteleri...
Onlar da gelecek Türkiye rejimine adam yetiştiriyor. Seneye nasılsa bütün imam hatipliler de dilediği üniversiteye girecek.
Eeeeee, şimdi oturup da düşünün Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim kültür düzeyini.
Matematik yok, Türk dili yok, tarih yok, coğrafya yok, felsefe yok, sanat yok, biyoloji yok, sosyoloji yok... Yok oğlu yok!
Peki ne var?
Bir sürü türbanlı kadın ve cübbeli erkek kıyıda köşede oturmuş Kuran okuyor.
Bütün Türkiye aynı kalıba sokulmaya çalışılıyor.
Başbakan neyiyle övünüyor?
"Her ile bir üniversite açtık elhamdülillâh"
Açtın da ne oldu? Bak, oralara, buralara, şuralara öğrenci girmek istemiyor. Bir tek üniversiteleriyle geçinen Kıbrıs Türk Cumhuriyet'i de öğrenci alamadı. Onlar da kaldılar mı şimdi açıkta!
(Hadi araya şunu da sıkıştırayım: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti deniyor. Ya kardeşim Güney Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mi var ki kuzeydekine böyle sesleniyorsunuz? Buna doğrudan Kıbrıs Türk Cumhuriyeti denir. Yok sizin niyetiniz güneydekilerle aranızdaki ayrımı göstermekse, bundan size ne. Bırakın güneydeki kendine ne derse desin. Ama, siz kendinize "Kuzey" derseniz, onlar da bütün Kıbrıs'ın kendilerine ait olduğunu ve bölmenin bizim tarafımızdan yapıldığını ispatlamış olurlar.
Yani şimdi biz kalkıp da kendimize "Kuzey, güney, doğu, batı Türkiye Cumhuriyeti" demiyoruz da Kıbrıs neden diyor? Hayır Kıbrıs adaysa, biz de yarımadayız. O zaman "Batı Türkiye Türk Cumhuriyeti" diyelim. Şimdiye kadar denmedi ama, "Demokratik açılım" sonrasında denir mi bilmem?)
Öğrenci neden girsin ki üniversitiye? Girse ne öğrenecek, öğrense ne işine yarayacak?
İşte Sayın Gül'ün önünü kesip bağırıyorlar: "İki üniversite bitirdim yetmedi yükseklisans yaptım, üç yabancı dil biliyorum işsizim"
Şimdi Sayın Gül diyemiz ki "Evladım sen istersen seksen dil bil, yüzseksen de üniversite bitir, bizim tercihimiz imam hatip liseliler"
Bakın vali ne diyor: "Çağdaş uygarlık düzeyi palavradır"
Doğru, adamcağızın uygarlıktan haberi yok ki çağdaşlığından haberi olsun.
İmam olacak çocuk... Şey pardon, imam olacak adamı alıp da siz vali, kaymakam, doktor, hâkim yaparsanız; o da bulunduğu makamı cami sanıp vaaz vermeye başlar.
Ya da ne bileyim, hafız olacak adamı siz alıp da rektör yaparsanız o da çıkar kürsünün başına Kuran-ı Kerim'den bilmem kaçıncı cüz'ü okur.
Kadından imam olmaz. Ama, olsun imam hatipler kız öğrenci dolu.
Ama, palavraları da hazır. Ne diyorlar: "Efendin, kadınların erkek sesinden Kuran dinlemeleri günahtır. Bu nedenle kadın hafızlar yetiştiriliyor".
Kadın kadına Kuran okuyacaklar...
İyi de imam hatip lisesinden mezun kızcağız tıp fakültesinde erkek kadavrayı görüp de "kadavrayı" gördüğünde "Tövbe estağfurullah" çekip masanın altına kaçıp mezun olduğunda erkek hastalara bakmayı da günah sayıyor.
Hâkim oluyor elinde çağdaş hukuk kuralları, kafasında şeriat hükümleri.
Vali oluyor "Ayakta işemek günahtır" fetvasını yayınlıyor.
Kısaca dostlarım, bu kadar öğrenci binlerce lira verip özel dershanelere gidiyor, on binlerce lira verip çok çok özel kolejlerde, liselerde okuyor... Ama üniversiteye giremiyor ya da tercih yapmıyor. Çünkü önünde örnekler dolu, Türkiye'nin en iyi üniversitesini bitirmiş bir yığın insan boş geziyor. Her ildeki üniversitelerde ise öğretim elemanı yok. Onların yerine lisede ders veremeyecek insanlar üniversitelerde ders veriyor.
Geriye kalıyor vakıf üniversitesi denen ama çoğunun aslında tarikati-cemaati olan üniversiteleri...
Onlar da gelecek Türkiye rejimine adam yetiştiriyor. Seneye nasılsa bütün imam hatipliler de dilediği üniversiteye girecek.
Eeeeee, şimdi oturup da düşünün Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim kültür düzeyini.
Matematik yok, Türk dili yok, tarih yok, coğrafya yok, felsefe yok, sanat yok, biyoloji yok, sosyoloji yok... Yok oğlu yok!
Peki ne var?
Bir sürü türbanlı kadın ve cübbeli erkek kıyıda köşede oturmuş Kuran okuyor.
Bütün Türkiye aynı kalıba sokulmaya çalışılıyor.