Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Ekim '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

ÜZGÜNÜM

ÜZGÜNÜM
 

çok üzgün görünüyordu.. sanki hayata küsmüş gibiydi.








Çok üzgün görünüyordu..
Sanki hayata küsmüş gibiydi. Mutsuzluğa dair ne varsa hepsini birden toplamıştı yüzünde.. üzgün, yorgun, mahsun.. hayatta bir başına kalmış, nereye gideceğini bilemeyen, bir evi, bir arkadaşı dahi olmayan.


Dikilmiş bana bakıyordu öylece.

Bakıştık bir süre..

Kaşları, gözünün önüne tüm ağırlığı ile düşmüştü.. yanaklarını sarkıtmıştı.. dokunsan ağlayacak gibiydi.

"Höt" desen kaçacak gibi duruyordu.

Benim can evimden vurmuştu bu bakışlar.. hayatta en dayanamadığım şeylerden biri de; üzgün bakışlardır.

O kendi cinsine ve dünyadaki tüm canlılara zarar veren "insan" denen canlılardan korkuyordu, biz insanlar da ondan ! ne komik bir ilişki.



Yanımızdan geçen çocuğun biri ona küçük bir taş attı..
- Yapmasana şunu ne yaptı sana o!! diye bağırdım.

İnce cılız bi ses çıkardı hafiftenn.. duyuldu duyulmadı.
Canının yandıgını hissettim..
Gözlerini hafifçe yumdu.
Dönüp baktı canını yakan canlıya..
Asfalttan gürültüyle geçen bir kamyonun sesinden ürkerek hızlıca uzun cılız bacaklarının tüm kuvvetiyle koşmaya başladı ezilme korkusuyla.

- Gel buraya gel! diye seslendim yavaşca.. duydu..




Yanıma gelmek ile gelmemek arasında bocaladı bir an.. inanamadı galiba. haklıydı. Ben de "insan" denen canlılardan biriydim onun gözünde sonuç olarak. Tüm güvensizliğine rağmen bir iki adım attı durdu.. sonra kafasını öne eğdi. Başka taraflara bakmaya başladı. Sonra tekrar bana baktı..

- N'oldu sana böyle, kim üzdü seni? dedim.
Sorumu anlamış gibi yanıma yavaş yavaş korkarak ve hatta ta yanıma kadar gelerek başını bana doğru uzattı..

"okşa.. sevgiye güvene ihtiyacım var" der gibi.. yağmurdan ıslanmış başını usul usul.. onunla konuşa konuşa sevdim. Ara sıra üzgün bakışlar atıyordu yüzüme. "elini ver" diyerek ona elimi uzattım verdi.. güldüm.

Çok da akıllıydı.

Yakındaki bir banka oturdum.. geldi, ayaklarımın dibine oturdu. Bana doğru çevirdi gözlerini. Akşama dek orada otursam eminim ki o da hiç kımıldamadan orada oturabilirdi benimle beraber öylece.

Sevginizi verdiğinizde mutlak karşılığını alırsınız.

Dünyada yaşayan canlılardan en sadık olanıydı o. Kovsan bile gitmezdi.. sana asla ihanet etmez, sırtından vurmazdı. Kötülük yapmadıgı gibi, yapmak isteyene de izin vermezdi.

Bir süre sonra kalktım, o da kalktı.. yürümeye başladım.. arkamdan gelmeye başladı.
- Tamam artık..gelme sen otur" dedim. Durdu.
Arkamı döndüm ve tekrar yürümeye başladım. Asfalttan karşıya geçip durağa gittim. Arkama baktım. Bıraktığım yerde öylece bakıp kalmıştı. Onu orada öylece bırakmıştım mutsuzluğu ile birlikte kendi kaderine.

Keşke seni görmeseydim" dedim içimden.. hep aklımda olacaksın şimdi.



**İnsandan daha insan olabilen..
İnsandan daha fazla güvenilebilen..
İnsandan daha sadık olabilen..
İnsandan daha aciz ama daha dayanıklı olabilen..
İnsan gibi şiddeti, öldürmeyi sevmeyen..
İnsandaki hırsın onda birini barındırmayan

Yollarda defalarca üzerinden geçip post'a çevirdiğimiz..
Yanından geçerken bile ürküp taş attığımız,
Daha da olmadı ne kadar çok'lar deyip de zehirleyip öldürdüğümüz..
Bir çoğunun barınağı ya da evi olmayan

Garip bir köpekti o işte.. adını "Üzgün" koydum..

Ben de çok üzgün'üm
Onu orada öylece bırakmak zorunda kaldığım için.**





Resim: Fotokritik






 
Toplam blog
: 319
: 1390
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..