- Kategori
- Kültürler
Vefa Bozacısı ve gür sesli adamlar

alıntıdır
Küçükken en korktuğum sesti bozacının o gür sesi. İçim ürperirdi adeta o mahalleden geçerken. Bir kere yüzünü görmüşlüğüm yoktu, üzerine para verseler korkumdan bakamazdım zaten.
En büyük endişem ise akşam ailemle bir yerden dönerken onunla sokakta karşılaşmaktı. Neyse ki hiç başıma gelmedi. Şimdi mahallelerimizden “bozaaa” diye bağıran o adamlar geçmiyor. Ama ne yalan söyleyeyim gün geçtikçe özleniyor.
Sarı leblebi ile bozayı bizim evdekiler çok severdi. Babam bazı akşamlar bizi vefa bozacısına götürürdü. Yanımıza aldığımız kaşıklarımızla beklerdik arabanın içinde. Tarçının mis gibi kokusu eve gidene kadar ayrılmazdı burnumuzdan.
Eve almak da güzeldi ama oraya gidip içmek bambaşka bir zevkti. Arabalar kuyruk olurdu ve sıraya girilirdi. Herkes kendi aracının içerisinde içer, beyaz önlüklü bir adam gelir camdan bardakları toplardı. Şimdi kuruyemişçilerde satılan “vefa bozacısı” ambalajlı bozalara benzemiyordu orada içtiklerimiz. Genzimizi yakan bir tadı vardı. Kapalı şişeden aldıklarımızda ise daha çok içimizi bayan bir tat var. Hiç içmemek daha iyi diyorum bu tatlarla karşılaşmaktansa.
Vefa Bozacısı; 900 yıllarında yapılmaya başlanmış, en eski içecektir. 1870 yılında Arnavutluk'tan İstanbul'a gelip yerleşen dedemiz Hacı Sadık Bey tarafından yapılmaya başlanmış. 1876 yılı Eylül ayında Vefa Bozacısı adı ile bozacılığı hem bir meslek hem de bir marka haline getirmiştir. Kendisinin de Vefa’da oturduğu söyleniyor.
Halen, Tarihi Vefa Bozacısı dükkanında Ekim ayından Nisan ayına kadar Boza, Nisan ayından Ekim ayına kadar da kuru üzüm şırası, dondurma ve limonata satışı yapılmaya devam etmektedir.
Vefa Bozacısı, bütün aile fertlerinin özveri ile çalışması sonucu bugünlere getirilen ata içeceği Boza geleneğini devam ettirirken, diğer iş kolu olan sirke üretimine, Balzamik Sirke, Nar Ekşisi ve Limon Sosu ürünlerini de ekleyerek genişlemiştir.
Dördüncü nesil olarak, sirke üretiminde büyük atılım yapan Vefa Bozacısı A.Ş. Çorlu'da dünyanın en ileri teknolojilerini kullanarak modern bir tesis kurmuştur.
136 yıllık bir başarı öyküsü olarak adlandırılır. Bozahaneler keskin boza kokusu ve mermer küpleriyle meşhurdur.
Ama ne zaman adı geçse benim aklıma o yüzünü görmeye cesaret edemediğim adamın yanık sesi gelir.
Ve anlarım ki, sokakta ellerinde güğümlerle ve bardaklarla dolaşan adamlar, bozanın sembolü haline gelmiştir.