- Kategori
- Gündelik Yaşam
Ver oyunu AKP'ye...

Yazık olmuş Adnan Menderes ve Deniz Gezmiş’e, hem de çok yazık. Biri vatanı satmaktan idam olmuş, diğeri rejime karşı gelip adam öldürmekten. Sonradan anlaşılmış ki, ne Adnan Menderes bu vatanın bir karış toprağını bir yabancıya satmış, ne de Deniz Gezmiş birine bir kurşun sıkmış.
Birileri söylemiş.
Birileri inanmış.
Birileri gereğini yapmış.
Birileri de öylece bakmış.
-30.000 vatandaşımızın katili teröristbaşına koca bir ada tahsis edilmiş durumda ve ada dışına çıkmamak kaydıyla hiçbir özgürlüğü elinden alınmış değil. Beslenmesine çok dikkat ediliyor. Allah muhafaza bir zehirlenme dedikodusu yayıldı, dünya ayağa kalktı. Her gün gezdiriliyor, okusun diye kendi istediği yeni yeni kitaplar alınıyor. Avukatları ile düzenli olarak görüştürülüyor ve buradan sağlanan iletişim ile PKK’yı halen yönetiyor. Demeçleri bizim gazete ve televizyonlarda bile boy boy yer alıyor. “Asılmasını geçtim be kardeşim, bu nasıl bir mahkumiyettir?” diye soran yok.
-Yabancılara toprak satışı öyle gizliden değil, meclisten yasa çıkartılarak açıkça yapılıyor. Yabancılar ülkemize hücum edip Hatay’ı talan etti, Urfa’ya neredeyse bayrak dikecekler. Belli bir süre sonunda Hatay’da satışlar durdurulmak zorunda kalındı. Yoksa, Hatay harita üzerinde bizim, tapu üzerinde elin olacaktı.
-Eski raylar üzerine yeni hızlı tren modeli yerleştirilmeye çalışıldı. Sonuç faciaya dönüşen bir kazaydı. Ama kazanın sorumlusu böyle bir projeye onay veren ne Ulaştırma Bakanı, ne Başbakandı. Tek sorumlu makinist oldu.
-Maliye Bakanı’nın oğluna özel yasa çıktı bu memlekette. Oğlan mısır ithalinden parasına para kattı, babası da gevrek gevrek millete baktı. Biz de ona bakıp “Olur böyle şeyler sayın bakanım” dedik.
-Kafasına yazarkasa fırlatılan başbakanlar vatandaşına sesini bile çıkarmazken, “Anamız ağladı” diyen bir vatandaşa bu ülkenin başbakanı “Ananı da al git” dedi, ama öbür taraftan anaların, bacıların oyları kömürle, makarnayla, pirinçle satın alınmak için uğraşıldı.
-Şu anda Filistin’de iç savaş başlatan terör örgütü Hamas’ın lideri Ankara’da ağırlandı. Dünyanın terör örgütü liste başında bulunan Hamas’ın başı Ankara’dayken, biz dünyaya “PKK’yı terör örgütü olarak kabul edin” temennisinde bulunuyorduk. Çok etkileyici oldu tabi…
-Bir üst kimlik, alt kimlik tezi ortaya çıkartıldı. İnsanlar sınıflara ayrılmak istendi. Ama, “Tek kimlik vardır bu ülkede, o da Türkiye Cumhuriyeti kimliğidir” diyene sahip çıkılmadı.
-İşsizlikle kadrolaşma aynı hızda büyüdü. Her yerde birbirleri ile kenetlendiler. İhaleler 3-5 firma arasında döndü durdu. Rize de minibüsçülük yapanlar koca holdinge dönüştüler.
-Tam seçim sürecine girildiğinde medyanın yarısına TMSF aracılığı ile devlet el koydu ve hükümet, medya patronu olarak seçime gidiyor. Turizm 3 yıldır kötü gidiyor, diğer sektörlerde de son 6 aydır kötüye gidiş var. Piyasa durmuş durumda ve yaprak kıpırdamıyor, para dönmüyor, esnaf iyice sıkısmış halde. Ama hükümet medyası, hiç bunlara değinmeden seçim organı gibi yayın yapıyor.
Ve bu millet, böyle bir hükümete tekrar oy vermek için sabırsızlıkla 22 Temmuz’u bekliyor.
Yazık olmuş Mendereslere, Gezmişlere… Bir iftiraya bakılıp canları bedenlerinden alınmış.
Meğer her ne yapacaksan, göz göre göre yapmak varmış.