- Kategori
- Siyaset
Yargı siyasilere teslim edilmemeli
Yaklaşık bir ay sonra Anayasa değişikliği oylaması için sandık başına gideceğiz. Bırakın vatandaşı, kimi siyasi parti yetkililerinin bile neyi oylayacağını tam bilmediğini söyleyebilirim. Ortam öylesine gerilimli, olaylar öylesine üst üste geliyor ki, daha birini anlamadan diğeriyle boğuşmak zorunda kalıyoruz.
Bu karmaşada memurlarn sözleşme hakkını düzenleyen 5. Maddenin gerçek bir sendikal hak olduğunu sananlarımız bile oldu. Yabancıların bu maddededeki sözleşme hakkının gerçek bir sendikal hak olduğunu sanmaları doğal; çünkü onlar, grev hakkı olmadan sözleşme hakkı olmasının mümkün olmayacağını düşünebilirler.
Sözleşmede devletle memurlar anlaşamazsa ne olacak peki? Doğruca, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na gidecekler, bu kurulun vereceği karar kesin! Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nun ne olduğunu bilmediğiniz için üzülmeyin; henüz böyle bir kurul yok ve kimse ne olduğunu bilmiyor. Bu değişiklikte memurlara fazladan bir hak getirilmiyor ve belki de, göreceli bağımsiz olan Uzlaşma Kurulu'nun yerine getirilecek yeni kurul hak kaybına neden olabilir.
Anayasa değişikliğinin asıl iki amacından biri; Anayasa Mahkemesi'nin atamalar yoluyla siyasetin denetimine girmesini sağlamaktır. 17 Mahkeme üyesinin seçim şekli bunu göstermektedir. Cumhurbaşkanı üç YÖK üyesi, dört üst kademe yöneticisi seçecek; bunlara TBMM'nin seçeceği üç üyeyi de eklersek on iki üye eder, bu da çoğunluk demektir.
Bu konuda iktidarda kimin olduğu önemli değildir. Kim olursa olsun, yargı siyasilere teslim edilmemeli; yargı ancak, kendi atamalarını kendisi yaptığı sürece bağımsızlığını sürdürebilir.
Anayasa Mahkemesi bu ülkenin sigortası ve can damarıdır. Yabancılara toprak satışını Anayasa Mahkemesi engellemiştir. Konunun önemini anlamak için, topraklarını yabancılara satan Filistinli'lerin başına gelenleri anımsamak yeter.
Diğer önemli değişiklik, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu üyelerinin seçimidir. Yaklaşık burada da Anayasa Mahkemesi üyelerinin seçiminde izlenen yol izlenmektedir.
Ne acıdır ki, hakimleri kimin atadığı bu denli önemli oluyor. Bu utanılası durumu vatandaş olarak biz varetmedik. Sürmekte olan davalar, tutuklamalar, tutuklamaların kaldırılmaları ve daha yığınla şey bizi bu düşünceye getirdi. Yargımızdan kaygı duyuyorsak, yaşama hakkımız tehlikededir demektir. Bu halkoylamasının genel seçimden daha önemli olduğunu düşünüyorum; sandığa gidip "HAYIR" diyeceğim.