Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ağustos '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
1066
 

Yaşamın kıyısında beklerken

Yaşamın kıyısında beklerken
 

Birgün "Yaşamın neresindeyim ben?" diye kendinize sorarken, kendinizi yaşamın kıyısında bulabilirsiniz. Yaşamın içinden çıkan bir rüzgar sizi, yaşamın kıyısına savurmuş olabilir. Yaşamın kıyısında olmak, sizin seçiminiz yada tercihiniz değildir ancak sebep her ne olursa olsun, siz yaşamın kıyısındasınızdır.

Zira artık önemli olan, yaşamın kıyısının diğer tarafındaki denize düşmemektedir. Çünkü biliyorsunuzdur ki, eğer denize düşerseniz, akıntı sizi diğer dünyaya doğru sürükleyecektir. Bu yüzden dört kolla sarılırsınız yaşama. Gerçi, üç kolunuz çoktan "nakavt" olmuştur ancak siz, sebebini bilmediğiniz bir sebepten ötürü, içgüdüsel bir sebepten ötürü var gücünüzle sarılırsınız yaşama. Bu sarılmanın gücü ise adına umut dedikleri bir kaynaktan geldiğini biliyorsunuzdur.

Eğer hayatın kıyısında iseniz, doğal olarak "hayata doğru fırlatılmamışsınız" demektir. Bazen samimi, sıcak bir gülüş bazen de içten bir "merhaba" sizi hayata doğru fırlatmaya yetebilir. Ancak, bu gülüşlerin veya merhabanın gelmesi "zamanında" olmalı, daha sonraya ertelenmemelidir çünkü yarın çok geç olabilir...

Eğer hayatın kıyısında iseniz, tekrar "hayatın içinde" olabilmek için bir rüzgar gerekebilir. Adına "sevgi" dedikleri bu rüzgar sayesinde hayatın içinde yer alabilirsiniz. Ancak rüzgarın gücü, sizi hayatın merkezine fırlatmaya yetmeyecektir. Bunu başarmak için bir fırtınaya ihtiyacınız vardır...

Eğer hayatın kıyısında iseniz, "hayatın merkezinde" olabilmek için bir fırtına gerekebilir. Adına "aşk" dedikleri bu fırtına sayesinde hayatın merkezinde yer alabilirsiniz. Hayatın merkezinde ise daha önce tatmadığınız duygular başta olmak üzere birçok şey sizinle beraberdir artık...

En sonunda, ölüm sizi yakalayacaktır zamanlı yada zamansız. Ve ölümle buluştuğunuzda, geriye şöyle bir bakıp, yaşamın merkezinde olup olamadığınızı anlamaya çalışırsınız.

Kuşkusuz, eğer ölüme, yaşamın merkezine uğramamış biri olarak gidiyorsanız, bunun "en kötüsü" olduğunu, ancak o zaman anlamış olursunuz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 112
Toplam yorum
: 142
Toplam mesaj
: 29
Ort. okunma sayısı
: 3634
Kayıt tarihi
: 22.07.06
 
 

İstanbul'da doğdum. Metalurji ve Malzeme Mühendisliği mezunuyum. Felsefe, sanat tarihi, müzik özel i..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster