- Kategori
- Dünya
Yeni başkan, eski başkan ve bir çift ayakkabı

John Brown's public diplomacy press
Radikal İslam terörü, Obama’nın kafasına da işleniyor.
Dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın bir tek Amerika vatandaşının bile hayatı değerli. Terörden hayatını kaybeden iki vatandaşı için Amerika Dışişleri bakanı kıtalar arası yolculuk yaparak ölen vatandaşına destek oluyor.
Obama kutsallaştırılıyor, tıpkı Bush gibi. Karikatürlerde, resimlerde öyle gösteriliyor.
Arkasından olacağı belli. O da kendini kurtarıcı, ‘Mesih’ görecek. Bush zamanında yarım kalan ya da planlanan işlere devam edecek.
Öte yandan dünyada gittikçe tırmanan Amerika karşıtlığına çare olması isteniyor yeni başkanın. Amerika karşıtlığının nedenleri araştırılıyor. Amerika’ya dünyada eski bir kolini devleti ya da imparatorluğu olarak görülmesinin kendilerince yanlışlığı vurgulanıyor. Ama bu çabalar gerçekleri değiştirmiyor. Afganistan ve Irak olayının Amerika’yı bu duruma getirdiği gözden kaçırılmaya çalışılıyor.
Her şeyden önce Obama yeni bir yüz olarak gösteriliyor. Bunun için yaşamı irdeleniyor. Bir Afrika ülkesi olan, Kenyalı aşiret mensubu bir aydının oğlu olması, sömürüye karşı okuduğu kitaplar, eski konuşmaları örnek verilerek sempati toplanılmaya çalışılıyor. Yeni bir dönemde çığır açacak kişi olarak tanıtılıyor.
Fransız le Monde gazetesinin, Obama zaferi üstüne, “ mutlu, yeni bir yüz yıl” olarak başlık atması konu ediliyor.
Sinirli, öfkeli dünyaya farklı bir Amerika yüzü gösterip gösteremeyeceği sorgulanıyor. (David İgnatius)
Filistin İsrail probleminin çözümünün Amerika dış politikasında en öncelikli konu olması gerektiği Zbigniev Brzezinski tarafından dile getiriliyor.
Büyük bir sır gibi saklanan Bush’un son Irak ziyaretinin bitimi sırasında Nuri el Maliki ile birlikte basın konferansında Iraklı bir gazeteci olan Muntandar el Zahidi’nin ayakkabılarını Bush’a fırlatması bir anda tüm dünya gündemine oturdu. Olay üstüne bir çok yorum yapıldı. Bir çift ayakkabı bombadan daha etkili oldu. Böyle bir protestonun Arap kültüründe çok ağır hakaret içermesinin öğrenilmesinden sonra tüm dünya bu olay üstüne epeyce eğildi.
Olay, ülkemizde Kurtuluş Savaşı öncesinde Gazeteci Hasan Tahsin’in işgal kuvvetlerine karşı İlk Kurşun’una benzetildi.
Olay üzerine binlerce Irak’lı sokağa fırlayarak gösteri yaptı.
Amerika’nın Irak’ı işgali, büyük bir kısım Amerikalı tarafından bile artık yanlış olarak görülüyor.
Her şeyden önce Amerika dünya üzerindeki prestijini yitirdi.Çoğu yerde sesli ve gürültülü dile getirilmese bile Amerika’ya karşı içten bir öfke var. Bu öfke, özellikle Irak’ta kaynayan bir kazan.
Amerika, Irak’tan 2011 yılında tamamen çekileceğini açıklasa da sonrası meçhul. Irak içinde büyük bir iç savaşın çıkacağına kesin gözü ile bakılıyor.
Bir çift ayakkabının sahibine, korumalarla Iraklı meslektaşlarının aynı anda birlikte karşı çıkması bazı şeyleri ortaya koyuyor.Yani ayakkabıya bir yanda sevinenler, bir yanda üzülüp tepki verenler. Tepki, konukseverlikten ziyade, politik
Talabani ve Barzani’nin Türkiye’ye karşı tavırlarındaki değişiklik çocuk heyecanına benziyor. Sevinçleri ve coşkuları birden durgunluğa dönüyor. Dayıları şekeri gösterdiğinde hiç pas vermiyorlar. Aynı Dayı, “ ben artık gideyim” dediğinde etekleri tutuşuyor. Türkiye onların bu oynaklığını iyi anlıyor ama durumu idare ediyor.