​ Yeni Köşe Yazıları / Tarımda Yeni Dönüşüm İhtiyacı-2, Altay’a Ne Oldu?, Türkiye'de Atletizm / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ekim '18

 
Kategori
Güncel
 

Yeni Köşe Yazıları / Tarımda Yeni Dönüşüm İhtiyacı-2, Altay’a Ne Oldu?, Türkiye'de Atletizm

Yeni Köşe Yazıları / Tarımda Yeni Dönüşüm İhtiyacı-2, Altay’a Ne  Oldu?, Türkiye'de Atletizm
 

Önceki yazımızda değindiğimiz gibi şu anda en çok sıkıntı çekilen alan hayvancılık üretimi. Et, süt, peynir gibi hayvancılık  ürünleri arzı yeterli değil. Bu yüzden de fiyatlar devamlı yükseliyor. Zaman zaman da astronomik fiyat artışları  meydana gelerek, halkın ekserisini et veya peynir alamaz bir duruma getiriyor.

 Bu nedenle tarımda yeni dönüşümde hayvancılığa öncelik verilmeli ve hayvansal ürünler üretimi kısa zamanda dünya ortalamasına çıkarılmalıdır. Bu amaçla gerek devlet ve gerekse özel sermaye tarafından hayvancılığa elverişli  alanlarda (Yayla ve meralar) büyük çaplı üretim çiftlikleri kurulmalıdır. Bu çiftliklerde bizzat çalışarak veya işinin başında durarak (Böylece teşviklerden yararlanıp ev, araba  almak gibi suistimaller önlenmiş olacaktır) hayvan yetiştiriciliği veya hayvansal ürün üretimi yapmak isteyenlere burada yer tahsis edilmeli, çeşitli teşvik ve KOSGEB gibi kredilerle desteklenerek kaliteli üretim yapmaları sağlanmalıdır. Ancak bu imkanları kötüye kullanıp, suistimal edenlerin en ağır bir şekilde maddi ve hatta hürriyeti bağlayıcı cezalara çarptırılması da tabiidir Belki de en hafif ceza verdiği zararların kendilerine ödetilerek, çiftlikten atılması ve yerine başka bir isteklinin alınmasıdır.

            Yani bu sistemde bir tür kolektif çiftlik öneriyoruz. Ancak bunlar Sovyet Kolhozları veya İsrail Kibbutzları gibi ortak mülkiyet alanı değil, herkesin bütünleşik bir yapı içinde kendi mülkiyetinde üretim yapacağı bir oluşum şeklinde olacaktır. Hatta bir çeşit “Organize Hayvancılık Üretim Bölgesi” şeklinde de tanımlanabilir. Bu yapının öncekilere tek benzerliği; herkese burada, sosyal bir  çevre içinde yaşama imkanı sunulmasıdır. (Bekarlara lojman, ailelere küçük villa evler tahsisi, yüzme havuzları, alışveriş merkezi, okul ve mescit gibi)

            Önerdğimiz sistemin CHP’nin bir zamanlar ortaya attığı Köykent veya MHP’nın Tarım Kentleri’ne benzediği ileri sürülebilir. Ancak sistemimizde ana hedef hep bir arada  ama kendi hesabına üretim yapmak olacağı için daha gerçekçi ve sürdürülebilir olacaktır.

            Galiba ilk başarılı örneğin çalışmaya başlaması için gerçekten öncü bir babayiğide ihtiyaç var.

 

Otomatik alternatif metin yok. 

Altay’a Ne oldu?:  Son model bir ana muharebe tankı üretimi onlarca yılın rüyasıydı. Bu rüya “Altay 3.Nesil Tank Projesi” ile gerçeğe dönüşmek üzereyken, tank motoru temininde çıkan sıkıntılar nedeniyle aksayacağa benzer.  Gerçi Otokar, FNNS, BMC gibi firmalar ZPT veya hafif tank imal edip, dışarıya bile ihraç ediyorlar ama Kara Kuvvetlerinin yeni belkemiği için Altay gibi 3.Nesil bir tanka ihtiyaç var. Zira şu anda TSK envanterindeki Kore Savaşı Dönemi tankları modernize edilmiş olsa bile şiddetli bir savaşta düşmana kolay bir av olurlar. Belki Alman malı Leoparlar biraz işe yarar o kadar.

Bu nedenle motor problemi bir an önce aşılarak – Gerekirse Türkiye’de lisans alınarak motor üretimi yapılmalı – Altay’ın seri imalatına hemen başlanmalıdır. Bu Türk milleti için beka meselesi olacak kadar önemli bir konudur.Bu nedenle partiler üstü düşünülmeli, herkes seferber olmalıdır.

 

İlgili resim 

 Atletizm Neden İhmal Ediliyor?:Türkiye gibi 80 küsür milyonluk orta büyüklükte bir ülkede yüzbinlerce sporcunun atletizm sporu yapması, birçok atletizm okulu ve takımının kurulması, bırakın dünya ve olimpiyat şampiyonalarını, Balkan ve Akdeniz oyunlarında birçok altın madalyanın alınmış olması gerekirdi.

Oysa eskiye göre çok daha fazla tesisimiz olmasına rağmen koskoca ülkede çok az atlet bulunmakta, Afrika’dan, Azerbaycan’dan atlet ithal edilerek milli forma giydirilmektedir. Liselerde neredeyse yüz yıldır beden eğitimi dersi olması ve onbinlerce beden eğitimi hocası olmasına karşın bu kaynaktan yetişip milli olan atlet neredeyse yoktur.

Atletizm sporların anasıdır.Yani futboldan güreşe kadar birçok spor dalı atletizm metodları uygulanmadan yeterince yapılamaz.Hatta bir güç sporu olan boks sporu bile en azından koşu gibi atletizm dalı olmadan düşünülmüyor.

Bu meyanda geleceğin büyük atletlerini yetiştirmek ve onların dünya şampiyonalarında kürsülere çıkmasını sağlamak için, her şeyden önce  gençlerin yüreğine atletizm sevgisi  ve başarılı olup kürsülere çıkma tutkusu yerleştirilmelidir.Bu yapıldıktan sonra başarı yavaş yavaş gelmeye başlayacak, söz gelimi uzun atlamada on metreyi geçmeyi azmeden Türk sporcuları konuşulmaya başlanacaktır.

 

             

 
Toplam blog
: 343
: 446
Kayıt tarihi
: 19.02.11
 
 

Marmara Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi mezunuyum. Teknoloji Yönetimi dalında mast..