- Kategori
- Gündelik Yaşam
Yeni nesile göre eski kafalı mıyız?

Geleneksel anlayışlar ve toplumsal yargılar bazen insanı yanıltabiliyor.
Kulağa hoş gelen öyle sözler söyleniyor ki,beklentiler içerisine girebiliyoruz.
Mesela,bir oğlumuz olsun ömür boyu sırtımız yere gelmez hayali kurarız!
Kız olursa anneye ev işlerinde yardımcı,babaya şöööyle köpüklü bir kahve!
Erkek yada kız evlat sahibi olmanın bir standartı olamaz tabii ki,ama yinede bu yönde hayaller kurmanın önüne geçemeyiz. ..
Cinsiyeti ne olursa olsun,önemli olan evlat sahibi olmanın manevi sorumluluğudur.
Ve ileride ki zor günlerimizde bizimle ilgilenmeleri esasına dayanmamalıdır.
En doğal hakkımız olmasına rağmen,öyle görürsek kendi çıkarımızı ön planda tutmuş oluruz.
Cömertçe sunduğumuz tek karşılıksız sevgi, anne baba ve evlat arasındaki sevgidir.
Ve bu bağlılığın gerekleri,saygı sevgi kavramlarının çocuklarımızın düşüncelerine yeterince işlenmesidir.
Ancak kendi değer ve davranışlarımızı yeni nesillere aktarmakta büyük sıkıntılar yaşıyoruz.
Çocuklarımızın tek sığındığı mazeret,eski kafalı ebeveynler suçlamalarıdır!
Bu damganın hedefi olmaktan kaçınmalı onları eğitirken çağın gerektirdiği gelişimlerden payımızı almalıyız!
Zaman zaman başarısız olsakta yılmamalı,aynen bir öğretmen gibi kararlı olduğumuzu hissettirmeliyiz.
Onların bizim kopyalarımız olmasını beklememekle birlikte, utanılacak vaziyette olmalarını da hazmedemeyiz çünkü.
Peki onları yetiştirmek için gereken çabayı gösteriyor muyuz,yoksa bir çok olumsuzluklarına göz yumuyormuyuz?
Sadece onların isteklerini yerine getirmek ve tahsillerini sağlamak sorunlarımızı çözmez.
Eğer ortada ahlaki sorunlar varsa,onları görmezlikten gelmek daha ciddi bir tehlikedir.