​ Yerel Seçim ve Gaziantep / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '09

 
Kategori
Siyaset
 

Yerel Seçim ve Gaziantep

Yerel  Seçim ve Gaziantep
 

Gaziantep Alinacar Camii


Yerel Yönetim seçimlerinin en sık sorular sorularından birisidir; “Aday mı önemlidir, parti mi?”

Bu sorunun tek ve doğru bir yanıtı olduğundan emin değilim. Koşullar her iki koşuldan birisini ön plana çıkarabiliyor.

Gaziantep buna güzel bir örnek.

1989 yılında Celal Doğan’ı Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesini sağlayan şey, kendi kariyerinden ve ismin ağırlığından çok, ANAP’ın inişe geçtiği dönemde halkın SHP’yi kurtarıcı olarak görmesi olmuştu.

Türkiye’nin neredeyse tüm büyük illeri gibi Gaziantep’te de SHP yerel iktidarı ele geçirmişti. Ama ardından gelen 1994 seçimlerinde, halkın tercih partiden adaya doğru değişti. Çünkü sol bu yıllarda elindeki yerel iktidarları tek tek kaybederken, yalnızca İzmit, Samsun ve Gaziantep’te ki yerel yönetimleri koruyabilmişti.

Sol, 1989 yılında toplam 8 büyükşehir belediyesinin altısını kazanırken, 1994 yılında, toplam 15 büyükşehir belediyesinin ancak üçünü kazanabilmişti. 1994 seçimlerinde Celal Doğan’ın kendi başkanlık oyu ile partisinin il genel meclisi oyu arasında %7’lik bir fark yaratabilmişti. Yani isim partinin önünde gözüküyordu.1999 seçimlerinde ise Celal Doğan bu oy farkını %13’e kadar çıkardı. Kendi başkanlık oyu %31,97 iken, partisinin il genel meclisi oyu % 18,42 olmuştu.

2004 seçimleri ise, parti tercihinin, aday tercihinin önüne geçtiği seçim olmuştu yeniden. Bu seçimde, üç dönemlik tecrübeli belediye başkanlığı sürecine rağmen Celal Doğan, nerdeyse siyasetle hiç ilişkisi olmayan Asım Güzelbey’e açık ara farkla kaybetmişti. Çünkü seçimde ciddi bir AKP rüzgarı esiyordu ve Celal Doğan partisinden %13 oranında fazla oy alsa da, AKP’li rakibinden %25’e yakın oy oranı ile geride kalıyordu.

Ancak yine de tek etkenin AKP’nin ülke genelinde gösterdiği seçim başarısı olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü bu rüzgara direnen Ahmet Priştina (İzmir), Yılmaz Büyükerşen (Eskişehir) ve Macit Özcan (Mersin) gibi isimlerde vardı. Bunda büyük olasılıkla, aslen ANAP kökenli olan ama sol bir partiden de aday olsa kimsenin garipsemeyeceği bir ismin AKP tarafından aday gösterilmesi de etkendi. AKP bu seçimde kendi ortalama tipolojisine yakın bir aday gösterse, en azından Gaziantep’te bu denli başarı kazanma şansı olmazdı.

Doktor olan ve o zamana kadar merkez sağ eğilimli birisi olarak tanınan Asım Güzelbey bu noktada, oldukça modern görünümlü ve başı açık eşi ile birlikte, cumhuriyetin kuruluşundan beridir solla haşır neşir olan, dışa açık, farklıya hoşgörülü Gaziantep halkının tercihi olmakta zorlanmadı.

2009 seçimi öncesinde

Asım Güzelbey aslında, kendisi için zor geçen beş yıllık başkanlık sürecinden sonra, bir çok kişiyi yanıltarak yeniden başkan adayı olmayı başardı. Çünkü AKP içerisinde onun yeniden adaylığına sıcak bakmayan çok kişi olduğu biliniyordu. En başta AKP il başkanı ile giriştiği tartışmalar ulusal basına kadar sıçramıştı.

Ayrıca Asım Güzelbey kanadından da, adaylığı yeniden düşünmeyeceği yönünde görüşler yayılıyordu. Çünkü 5 yıllık seçim iktidarında, Güzelbey’in ne kadar iktidarın başı olabildiği, şehirdeki belli tartışma konularından birisiydi. Özellikle Büyükşehir Belediyesi içinde diğer illerden transfer edilen profesyonel bir ekibin başkana fazla inisiyatif bırakmadan işleri yürüttüğü hep söylendi. Hatta AKP Genel Merkezinden özel yetkili kişilerin belediye teşkilatı içinde daha fazla söz sahibi olduğu birçok kesim tarafından dile getirildi.

Gaziantep’te Büyükşehir Belediyesinin son beş yıl içinde gerçekleşen icraatların önemli bir kısmı ise ağırlıklı olarak, genel yönetimin organları eli ile gerçekleştirildi. Örneğin şu an belediyenin en büyük propaganda aracı olan kentsel dönüşüm projelerinin çoğu TOKİ tarafından yapıldı ya da halen yapılıyor.

CHP ise Asım Güzelbey’in karşına, ilde sol partiler arasında mekik dokumakla ünlenen Mustafa Yılmaz’ı aday gösterdi. Bol miktarda bakanlık deneyimi olan Mustafa Yılmaz, ilde dürüstlüğü ve vatandaşlarla kurduğu samimi ilişkilerle tanınıyor. Ancak bu noktada AKP adayının, CHP adayına göre daha şehirli bir tipoloji sergilemesi oldukça ilginç bir nokta.
Asım Güzelbey’in bu seçimde de, arkasında partisinden kaynaklanan ciddi bir güç olduğu aşikâr. AKP gerek genel iktidarda, gerekse de yerel iktidarda belirli bir yıpranma sürecine girmiş olsa da bunun henüz bu seçimde sandığa yansıyacağını tahmin etmek güç. Ancak yerel seçimlerde, duruma göre adayı ön plana çıkaran Gaziantep halkı için, büyük bir rant kapısı olan Büyükşehir Belediyesine, dürüstlüğüne güvendiği Mustafa Yılmaz’ı layık görmesi de çok uzak bir olasılık değil.

Partilerini göz ardı edecek olursak, iki adayında belirli avantajları ve dezavantajları dolayısı ile ciddi bir oy farkı oluşturabilecek güçleri yok. Bu nedenle seçimin sonucunun AKP rüzgarının gücünün belirleyeceğini söylemek hata olmaz.

 
Toplam blog
: 453
: 1826
Kayıt tarihi
: 14.11.06
 
 

36 güneş yılı. 27 yıl G.antep, 9 yıl İstanbul. İstanbul, 90’lı yıllarda yaşandı, bitti.  Hep şe..