​ Yok artık! / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Ocak '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Yok artık!

Yok artık!
 

Kaynak:İnternet


Arkadaşım söylediğinde inanamadım, mutlaka bir yanlış anlama vardır bu işte dedim; taa ki tbmm.gov.tr/anayasa sayfasına girene dek…

Geçici kararlar 16. Maddeyi açtım ki, aynen şöyle yazıyor:

“Anayasanın halkoylamasına ilişkin oy verme kütüğünde ve sandık listesinde kaydı ve oy kullanma yeterliği bulunduğu halde hukuki veya fiili herhangi bir mazereti olmaksızın halkoylamasına katılmayanlar, Anayasanın halkoylamasını takip eden beş yıl içinde yapılacak genel ve ara seçimleri ile mahalli seçimlere ve diğer halkoylamalarına katılamazlar, seçimlerde aday olamazlar.”

Hayda!...

Nasıl yani, devlet vatandaşına böyle bir ceza mı kesecek? Seçmenin seçme hakkına kısıtlama mı getirecek?

Neye dayanarak?

******

Genel seçimlere katılmayanların halkoylamalarına katılıp katılmaması yönünde bir bildirim olmadığına göre, baz alınan halkoylaması, durum bunu gösteriyor; ister misiniz, son halkoylamasından geçerli olmak üzere diye bir şerh de düşülsün, oldu olacak, hatta işbu maddeye göre Kemal Kılıçdaroğlu’nun aday olması dahi mümkün olmasın!

Yok canım, müktesep hak (kazanılmış hak) diye bir şey var diyeceğim, diyemeden boğazıma düğümlendi!

KKDF oranı Bakanlar Kurulu kararı ile % 10’dan % 15’e çıkarıldığında bankalar alınmış kredilere de uyguladılar, zira Bakanlığa sorulduğunda geriye dönük uygulayın denmiş; müktesep hak demek ki eskidenmiş!

******

Diyelim bağırsaklarınız bozuldu, halkoylamasına katılamadınız, beş yıl boyunca hiçbir şekilde oy kullanamayacaksınız!

“Efendim, rapor alsaydınız o zaman!” denilecektir…

O durumda hastaneye gitmek kolaymış gibi, sanki herkesin altında arabası varmış gibi, ya da taksi parası cebinde dolaşırmış gibi…

İlkokul öğrencileri gibi mazeret kağıdı peşinde koşmadığımız kalmıştı…

Hoş, vatandaşın seçme hakkı sanki engellenebilir de!

Yani, demokrasilerde, cumhuriyet ile yönetilen ülkelerde…

******

İşte, insana “Yok artık!” dedirten de bu ya; vatandaşın seçme-seçilme hakkı böyle bir gerekçe ile engellenebilir mi?

Anayasa da yer alabilir mi?

Tıklayın, vallaha, siz de gözlerinizle görün!

******

İçki yasakları hakkında dün epey yazmıştım, ancak hızımı alamamışım ki, hala aklımda…

Ayol, yirmi dört yaşındaki bir kişi korunması gereken genç statüsündeyse, evlenmesine de izin verilmesin, oy kullanmasına da!

Devlet tarafından bakılma hakları da bulunsun, on sekiz yaşını bitirdin, sosyal güvencen yok denmesin!

İlle de öğrenci belgesi istenmesin!

Yirmi bir yaşına gelip de hala lise düzeyinde okuyan öğrencinin sosyal güvencesi pat diye kesilmesin!

******

Daha geçenlerde silah kullanım yaşı on sekize iniyordu, haa, demek ki silah zararsız!

Ya da, silah söz konusu olunca on sekiz yaş ehil, alkol söz konusu olunca değil!

Kır düğünlerinde alkol yasak, mermi saydırmak mübah!

Ev içlerine ne zaman karışılmaya başlanacak diye düşünmeden edemiyor insan; “Tak! Tak! Tak!... Açın kapıyı, arama var!”

******

Türkiye’nin öncelikli öyle problemleri var ki; işsizliği, yetersiz ücreti, destek görmeyen çiftçileri, besicileri bir yana, ille de yasak getirmek istiyorsanız akraba evliliklerini yasaklayın!

Alkol ve sigaranın zararını binlerce kez katlıyor zira!

İhraç edilip de ülke kodekslerine uygun çıkmayıp geri gönderilen gıdaların ülke içinde satışını engelleyin, mesela!

Amerika’da satışı yasaklanan ilaçlar ithal edilmesin, kendi vatandaşı üzerinde deneme yapılmasına izin verilmeyen ilaçlar burada da denenmesin, misal!

Şayet, amaç vatandaşı korumaksa!...

Vatandaş kendini alkolden korur nasıl olsa; bir gece fazla içer, ertesi gün canı meyve suyu çeker… Öbür gece canı isterse bir kadeh içer, hafta sonu kelle olmak ister; kime ne!

Hiç içmez, bana ne!

Gençleri koruyacak aileleri var, ailesiz çocuklar için neler yapılıyor, hani, ne haber?

Amaç koruyup, kollamaksa eğer…

******

Yasaklara cicili bicili elbiseler giydirmenin anlamı yok; kendini de, yavrusunu da korur insan, yeter ki işi, aşı olsun!

Korkular başında tepişmesin…

İş ile, aş ile… Din ile, devlet eli ile… Tabularla, törelerle üstüne gelinmesin!

******

“Doymadım doyamadım” diye bir şarkı var ya, vallaha ben de yazmaya doyamadım!

Ooo, daha sayfalarca yazarım ama yazık size de… Neyse…

Bira içiyorum bu arada, haydi, şerefinize!

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..