Yönetici olmak / İş Yaşamı - Kariyer / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

kevser şekercioğlu akın

http://blog.milliyet.com.tr/kevser

04 Nisan '07

 
Kategori
İş Yaşamı - Kariyer
 

Yönetici olmak

Yönetici olmayı başarabilmek

Yönetici: Yönetme gücünü elinde bulunduran kişi, yöneten kişi, idareci, menajer demek anlamına geliyormuş. Hayır ben demiyorum sözlük öyle söylüyor. Hz.Muhammed ise “Bir saat adalet ile idarecilik yapmak, altmış sene nafile ibadet yapmaktan daha iyidir” diyor. Şimdi ne oldu da yöneticilikle ilgilenmeye başladın diye bir soru takılabilir aklınıza, yok yönetici olmaya çalışmıyorum. Donanımlarım yok, olsa da olamam çünkü yönetilmekten hiç hoşlanmadığım için yönetmek de hiç bir zaman cazip görünmemiştir gözlerime. Buna rağmen iyiyle-kötüyü, bilenle-bilmeyeni, yönetenle-yönetemeyeni, işi bilenle-bilmeyeni anlamadığım anlamına gelmiyor kesinlikle.

Günümüzün en büyük sorunlarından, siyasi yönetimin uzun kuyruklarından biri olan kadrolaşma kırbacı bana da şakladığı için yazma ihtiyacı hissettim. İnsanlık kavramları bir kenara konulsa bile hiyerarşide yapılması-kollanması-gözardı edilmemesi gereken kurallar vardır ki uyulmadığında hem işveren hem de çalışan cephelerinin zor durumda kalmasının önüne geçilemez.

Yöneticinin, çok geniş bir yelpaze mesafesinde gözlerinin her açıdan doğru pencerelerden bakmayı bilmesi gerekmektedir. Hem sorumluluğunu üstlendiği işyeri-kurum çıkarlarını hem de sorumlu olduğu çalışanın haklarını iki cepheden de gözetmek zorundadır ki görev sorumlulukları sarsıntıya girmesin.

Yönetici, hangi şart ve koşulda olursa olsun; iş yeri için çalışanların, çalıştıkları mekan ve insanlara uyumunu ve verimini en yüksek ölçüye çıkarmayı hedef belirlerken, çalışanın ruh-beden sağlığını ve memnuniyetini de gözetmek durumundadır. Toplum genelinde bütünlüğün memnuniyetinin imkansızlığı bilinmekle birlikte huzursuzluğun asgariye indirilmesinin sağlanması imkansız değildir. Yöneticilik bu noktada devreye girerek, gerek kişilik-insanlık gerekse donanım-eğitim ölçülerine göre şekil ve renk alır. Bu şekil ve renge göre de iki taraflı memnuniyet oranı belirlenir.

Şirket cinsi ne olursa olsun üretimde verim ve şirket devamlılığının istikrarı için her iki tarafın da uyum-denge-memnuniyetini sağlamak amacı ile hak-hukuk asla gözardı edilmemelidir. Yönetici, çalışanın iş hayatında işle ilgili karar verme yetisine sahipken özel hayatında otorite olmadığını kabul etmek zorundadır. Karşılıklı sevgi-saygı besleme zorunluluğu kesinlikle yoktur ama uyulması gereken kurallar çerçevesinde, alanların ve sınırların iyi belirlenerek, karşılıklı davranışlarda saygı görmek istiyorsa (her iki taraf için de geçerlidir) kesinlikle saygı göstermesi gerekmektedir.

Her türlü davranış biçimi olsun ya da olmasın (iyi ya da kötü) Modern Yönetim Tekniklerinde ve Yönetim Biçimlerinde hak-hukuk kuralları asla yok sayılmamalıdır. Yok sayılan her kanun ve maddeleri aşılması zor sorunlar olarak geri dönecektir. Dolayısıyla -olmazsa olur- lar idare edilebilir ama –olmazsa olmaz-lar dikkate alınmadığında işler kesinlikle sorunsuz işlemez.

Yönetici olmak için ayrıca gözü tokluk, durmuş oturmuşluk, insanlık kavramlarının tam (hatta cinsiyet sorunlarının aşılmış olması), dürüstlük ve olmazsa olmaz olan adil olma durumunu kapsaması gerekmektedir.

(Günümüz Türkiye’sinde ne acıdır ki eğitimin-becerinin-tecrübenin değeri yerlerde sürünmektedir. Akademik kariyer alanları haricindeki her mevkii ve iş alanlarında eş-dost-siyasi çıkar çevreleri-bilmem kimin tanıdığı olarak ayırabileceğimiz gruplar tarafından tavsiye edilmeleri kafi gelmektedir. Okumayan çocuklarınızın gelecekleri için endişe duyacağınıza, vakit kaybetmeden bir siyasi partiye üye olunuz ve geleceğini bir sonraki seçimlere kadar garanti altına alınız, benden söylemesi.)

Adaletin olmadığı her yerde bedduaların getirdiği pis kokulardan kurtulmanın imkanı yoktur. Oy alabilmek ya da pastanın kremasını herkesten önce çabucak yemek için yapılan aç gözlü ve adaletsiz davranışların sonuçları bugün olmasa bile birkaç ay sonra adaleti yok etmeye çalışanların ayaklarına dolanacaktır mutlaka.

Hazır bir koltuk buldum, tüm nimetlerini sonuna kadar kullanıp ne kadar eş-dost varsa çevreme yerleştireyim, burada var olanlar ekmek bulamıyorsa pasta yesinler, canlarından bezdireyim nasıl olsa kendileri kaçarlar, benden üsttekiler beni eziyor ben de Allahın garibanlarını ezerim, kredileri istediğime veririm, şu arkadaşımı da daha yeni girdi ama müdür yapayım, ama işi kılıfına uydurup RE Organizasyon yapıyoruz demek lazım, bir daha nerede göreceğim en iyisi bütün yurtdışı gezilere katılayım hatta hazır yakalamışken bir de umre gezisi düzenleyeyim, namaz vakti gelmiş kalkıp gösterişli bir abdest alıp herkese göstererek namaz da kılmalı, .......

Böyle yöneticilik olmaz. Bu kadar hak yenildikten, beddua aldıktan sonra kalkıp ibadet yapmak için durulan o kıbleden öyle bir rüzgar eser ki inanamazsınız. Teknoloji çağında olabiliriz, internette her yere hızlı uçuşlar yapabiliriz ama hala dünya doğru ve iyinin hatrına ayakta duruyor. Yenilen hiç bir hak yerini bulmadan göz kapanmıyor. Bugün çalışanının ihbarını vermemek için küçük hesaplarla planlar yapanları hayat kefensiz-mezarsız ölüme yollar.

Bilmem ne demek istediğimi anlatabildim mi?

Kevser Şekercioğlu

 
Toplam blog
: 374
: 869
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1965 Akçakoca doğumluyum. Evli ve dört kız annesiyim, küçük bir kızın  anneannesiyim. A.Ü. Halkla..