- Kategori
- Felsefe
Zamanı Akıtmak 7
7-] Yaşayan canlılarda biriken zaman, kazanılmış, bir hayati fonksiyon, organ veya organeller işlevi olaraktan tekrarlanırlar. Üretilirler (yansıma). Bunlar, zamana dek, evrensel özellikli, özel çevrimsel davranıştırlar. Canlı ölse bile, inorganiksel özellik ve yetiler çözülme-birleşme çevrimini sürdürerek devinime katılacaktır. Bir de ölen canlılar, kopya (yansı) özellikleri, tekrarlı zamanını, nüve, tohum (nesil) gibi zamana dek boyut düzlemi ile ileri akıtırlar. Bu yapının korunmasıdır.
Yapının, kimi korunan (devinim alanı olma) değişmeleri üzerinden ileri akan eklemleri, sadece kuantum ölçekli değildir. Benzer yansımanın farklı ve benzer davranımları bizim gelenek görenek gibi aktarımlarımızdır. Deneysel birikimlerin ileri akan, toplum ve sosyal yaşam üzerindedeki farklı dinamiklikte olumlu olumsuz etkilerle olan sürmesi de vardır. Bilginin temeli korunurken, o bilginin değişmeleri yansıtması (evrim) ve değişmenin içine, arkaikti ve kendisinin (korunanı) yansıtması da vardır.
Ya da oluş, virüsler gibi hiç ölmeyecekler. Zamanı devamlı ve tekrarlı şekilde ileri akıttıran bir var oluşla, zamanı; yani korunanı taşırlar. Sistemin korunanları içlerinde eskiyi oluşturacaklardır. Hem de yeni kazanımlarla zamanı, bir devinimle ileri akıtacaklardır. Zamanın yeni çevresi, ya da varlığı; yani olgu ve olayları, bir değişmeyi, ileriye; bir sonraya zorlayan basınçtır. Bu bigbengin çevre değişmesi ile bu güne gelen süreçti atımının sürmesidir. (Atım giderekten ne olacaktır?)
Varlık dendiğinde, sevgili okurlar sırf somutu olan ağaç, kuş, evren gibi birim oluşları anlamasın lütfen. Varlık çelişkili bir var oluştur. Çelişkileri bir yönünün diğer yönlere çok çeşitli biçimde belire bilmesidir. Varlık en temel var oluş ve yok oluştur. Bir yüzü girişen dalga iken, yan yüzü aynı anda geçmiş zamanı, olaylar olgular mekanı olarak, belirir.
Varlıklar (olgu, olay ve süreçler) daima bir iç öz aidiyet ilişkisi olan tersinmeyi de içinde taşırlar. Zaten varlık bunun için kâh bozulup, kâh yıpranıp, çözülüp ölürler (dağılırlar-ayrışırlar). Tersinme olayları dış süreçle desteklenip basınçlanmalı ki süreçler eğilim eşsin. Her uzay, kendi çelişkisini içinde taşır. Bu uzay hacim ister oda büyüklüğü olsun, ister toplu iğne başı hacim olsun, ister partikül düzlemli hacim olsun, çelişkisini kaybeden varlık, biter ve yoktur.
Basitçe bir buz düşünün buz hem katı kristal iken, aynı anda, bir yanı ile su, ıslak nemlenmiş ergime nemliliğinde elinizi ıslatır. Yani katı kristal ile akışkan konum aynı anda öteki yüzlerin ve zamanın farklı oluşların belirmesidir. Girişen yüzde olay olgu yokken, girişmenin olgulaşması, bir olaylar zinciri, neden sonuç belirmesidirler. Olayın bir yüzü dalga görünüm iken, aynı anda olayın diğer yüzünün faz boyut durumunun çelişkisi ve girişen etki eşmesi de; parçacık ilişkilerin belirmesi iledir. Parçaya göre dalgacık eğilimi seçimlidir, dalgacığa göre de parçacık eğilimi yoktur.
Varlığın, var oluşunun; ortaya çıkabilmesi için sürecin bir zaman boyutu olan olay ve olguları da varlık kapsamının içinde kullandığımı, değerli okur, bilmelidir. Varlık, hep belli bir olayların olgu süreçleriyle (zamanıyla ) vardırlar.
Varlık (kuantik olgu, olay ve süreçler) daima bir iç aidiyet ilişkisi olan tersinmeyi de içinde taşırlar. Bunlar bigbengin farklı eşik geçiş olay etkimeli iz ve frakans farklılıklarıdırlar. Zaten varlık bunun için kâh bozulup, kâh yıpranıp, çözülüp ölürler (dağılırlar-ayrışırlar). Tersinme olayları dış süreçle desteklenip basınçlanmalı ki süreçler eğilimleşsin. Her uzay, kendi çelişkisini içinde taşır. Bu uzay hacim ister oda büyüklüğü olsun, ister toplu iğne başı hacim olsun, ister partikül düzlemli hacim olsun, çelişkisini kaybeden varlık, biter. Yoktur, pasiftir.
Bir oda içi uzay 30 derece sıcaklık ölçülse de, sözgelimi aynı odanın bir otuz dercenin altı olan en az (29, 99) ısıda, uzay zaman boyutları vardır. Yine aynı odanın, aynı zamanda bir 30 derecenin üstü olan en az (30, 01) ısılı uzay zamanı mutlaka vardır. Ve moleküller bu sıcaklıklar arasında rast gele ısıların içinde dağılmışlardır. Bunlar duruma göre o olayın istisnai görülen çelişkileri ve çelişkili birliklerdir.
Bunlar, oda içi sıcaklığın 30 derecede olmasının, var ve yok olma durumudurlar. Genel eğilimler de 30 derece kararlılığındadır. İşte size, bu etki, yansır. Varlığın olay ve olguların, zamanların, uzayların, iç boyut durum farkı, o şeyin eylem ve eğilimlerin de kaynağıdır.
Ortalama yoğunluk, istatistikî sıcaklık 30 derece etrafında kümelenmiştir. İşte size, bu etki yansır. Varlığın olay ve olguların; zamanların; uzaylarının içi boyut durum farkı olan faz farkları, o şeyin eylem ve eğilimlerin de kaynağıdır.
Şimdi, tersinmeyi hepimizinin bildiği önce su örneği ile ele alalım. Su içine, aşama aşama bir ısı uygulandığında, suyun sıcaklığı artacaktır. Belli şartlarda 100 derce de kaynayan su, buharlaşır. Siz bu buharı biriktirip aşama aşama soğutarak tekrar suya dönüştürürsünüz. İşte bu olay suyun buhar; buharın su olması olayı tersiniştir. Tersinme hep bu değildir. Kapıyı açarsınız, örtersiniz. Arabaya binersiniz, inersiniz. Doyarsınız, acıkırsınız. Ortamınızı üzenlersiniz bozarsınız, vs. Bu girişmeler de entropinin kuralları içindedirler.
Tersinmesiz yaşantılaşma, olgu ve olaylaşma yok gibidir. Tersinmenin olması için bir dış çevre şartı da mutlaka gereklidir. Varlığın iç hareketi çelişkisi entalpi (enerji- yük vs) ise, dış hareketi de; dış güncel etkilerin olay ve olgulara nesnelere basıncıdır. Dış etken var olmadan, varlık tersinmesi olası değildir. Tersinmeler, kendi alan sistem boyutu ile sınırlı kalmak zorundadırlar.
Çünkü tersinmeleri evrensel ölçekte hüdai nabit geri doğru götürerek, onu sürdürecek, evrensel genel dış şartları, hiç yoktur. Bu birinci tespitti. İkinci tespitte tersinmedeki süreçler ardışık sürekli zincirler oluşturamayan, görece tekil, tikel tersinmelerdir. Zincirlemeler olsa da, sınırlı boyuttadır. Evrensel tetikleme yapamazlar. Özel görece ilişkilerde tersinme varken genel görece ilişkilerde evrensel eşikten ötürü genel bir tersinme yoktur. Özel görecenin, genel göreceye farkı ileri akıştır.
Böylece de tersinmeler, temel düzlem süreçlerine hiçbir zaman inemezler. Ve ne de temel düzlemin aşaması olan arkaik çevre sıcaklığı ve arkaik güncel çevre basınçlarına hiçbir zaman gidemezler. Bu yüzden de, tersinmenin sürekli olaraktan, evrensel zincirlenmeyi yapar olacak devinmesi oluşamaz.
Varlıklar korunan olgu ve olaylarını geriye doğru en temel kuantik oluşuma doğru çözünmezler. Ancak konjonktürsel ileri zaman birikmelerini, tekil, tikel durumlar içinde geri çözebilirler. Çünkü bütün süreçleri, geriye doğru çözebilecek, hiçbir evrensel olgu ve olay yoktur. Söz gelimi; tekil, tikel, milyarlarcası bir arada, aynı zamanda, olacak tersinmenin hiç birisi, hatta tümü bigbeng sıcaklığı olan söz gelimi 100 trilyon derecelik bir dış sıcaklığı entropiden dolayı sağlayamazlar.
Ancak küçülen hacim basıncı içinde, giderek artacak bir sıcaklıkla bu olası istisnalar olabilir. Bu olasılıkta ancak evrenin büzülmesi ile olabilecektir. Büzülme olayları çevrimli bir tersinme olmayıp, adeta çökme, hurdalaşma biçiminde aksedebilir. Bu nedenledir ki tekil tikel olayların hiç birsi bu sıcak aktüel çevreyi, hiçbir zaman oluşturamazlar. Tersinir bağıntılı, bölge olayları olarak kalırlar.
Küçülen hacim şartları, hiçbir zaman, genel evren şartı olamayacağından; genel bağıntılılığın basınç özelliğini taşıyamaz. Yani bigbengin şartını, sağlayamazlar. Evrensel tüm olgu ve olayların evrensel olaraktan, birbirlerine toplanmaları da olanaksızdır. Olayların birbirinin iç süreçti fren sürtünmesi olabilecek bir enerji harcanması olacağıda unutulmamalıdır. Bu tersinmeye olaylarına, bu işin kendi doğasında var olan entropi yasası da, izin vermeyecektir. Bu tür akıl koyuşlar, ilişkin bir çoklu mantık bağıntısıyla olduğu da gözden kaçırılmamalıdır.
Sürecek