- Kategori
- Gezi - Tatil
Zeytinli'de huzur

Gökçeada'da SİT alanı ilan edilmiş dört Rum Köyünden biri Zeytinli. Asırlık zeytin ağaçları arasından geçen yol ile ulaşılıyor köye. Köy meydanında takı ve aksesuar eşyalarının satıldığı tezgahlar karşılıyor bizi. Meydandan ilerledikçe taş sokaklar gittikçe daralıyor, bazı sokaklar araç geçişine izin vermeyecek kadar dar. Her sokakta birbirine hem benzeyen hem de benzemeyen taş evler dinginlik veriyor insana.
Köyü çoğunlukla Mübadele sırasında evlerini terk etmeyen Rumlar oluşturuyor. Yaş ortalaması da oldukça yüksek bu köyde. Köyde uyandığımız ilk sabah olan Pazar sabahı kilisenin çanının çalmasıyla sokaklarda ellerinde mumları ayine giden insanlar belirdi birer ikişer. Biraz yabancılaşma duygusu yaratsa da bu durum, farklı kültür ve dindeki insanların siyasi ve politik engellemeler olmasa uyum içinde yaşayabileceğini gösteriyor.
Zeytinliye geldiyseniz köy kahvelerine uğrayıp dibek kahvesi içmeden dönmek olmaz. Dibek kahvesi, kavrulan kahvenin dibekte dövülmesi ile elde ediliyormuş. Pişirme usulü görebildiğim kadarıyla Türk kahvesi ile aynı. Özellikle kahve içerken ağza gelen telveden hoşlanmayanlar için ideal bir lezzet Dibek Kahvesi. Kahvenin kavrulması maharet istermiş, kıvamını tutturmak önemliymiş yoksa tadı acılaşırmış. Eskiden kahveyi mangalda yaparlarmış, yavaş yavaş. Teknoloji ile birlikte eski alışkanlıklar da değişti, şimdi tüpte yapıyoruz diye anlatıyor 40 yıllık Rum Kahveci. Sabah geldiğinde ilk işi dibekte kahve dövmekmiş. Bu işi sabah daha gücü kuvveti yerindeyken ve hava ısınmadan yaptığını söylüyor.
Buradaki kahvelerde, kahve dışında tatlı da satılıyor. Madam Amirsa’nın sütlü tatlıları özellikle de Sütlacı nefisti. Evinde yaptığı tatlılar, annelerimizin, anneannelerimizin yaptığı gibi. Cam kaselerde. Kullan at tabaklar girmemiş buradaki sakin hayatlara, umarım hiçbir zamanda girmez. Evet bu daha zahmetli ama tadı da bir başka cam kasede tatlıyı yemenin, zevki de bir başka. Biz Sütlaçlarımızı yerken Madam Amirsa elinde bir tepsi ile geldi yeni yaptığı tatlıları ile. Bugünlerde grup gezileri çoğunluktaymış, Madam Amirsa tatlı, özellikle de sütlaç yapmaya yetişemiyormuş. İlk gittiğimiz gün sütlacın bittiğini öğrendiğimdeki hayal kırıklığım hala aklımda.
Gökçeada’da özellikle Zeytinli’de hayat çok sakin. Büyük şehir karmaşasından yorulan bizler için ne bulunmaz bir nimet burası. Otelin önündeki veranda da oturup, sokaktan geçenlere bakarken dinginlik kaplıyor insanın içini. Bir de etrafımızda dolaşarak bize eşlik eden sevimli dostlarımız var ki onları izlemek ayrı bir zevk. Her sabah ve akşam istisnasız köy gezisini yapan bay Ben ne istersem onu yaparım ve meraklı kedi Minnoş.
Zeytinli ruhunu ve bedenini dinlendirmenin adresi.