Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Mayıs '14

 
Kategori
Sinema
Okunma Sayısı
699
 

'Altın Palmiye' 'Kış Uykusu'ndan uyandı!

'Altın Palmiye' 'Kış Uykusu'ndan uyandı!
 

Görsel kaynak:www.hurriyet.com.tr


Ve nihayet...

2003 yılından bu yana Cannes Film Festivali'nden ülkemize önemli ödüller getiren ünlü sinema ustamız Nuri Bilge Ceylan sonunda 'Kış Uykusu' filmiyle 'Altın Palmiye' ye ulaştı. Özellikle son altı aydır ulusça yaşadığımız kasvetli bir sürecin ardından, tüm sanatseverlerin yüreğinde "ülkemiz adına güzel şeyler de oluyor!" dedirtti. Ceylan, ‘Yol’ filmiyle Altın Palmiye’yi kazanan Yılmaz Güney’den 32 yılın sonra bu büyük sanat ödülünü Türkiye’ye getiren ikinci sinemacımız oldu. 

Başrollerini Haluk Bilginer, Demet Akbağ, Melissa Sözen ve Nejat İşler gibi oyuncuların oynadığı, eski bir tiyatro oyuncusunun Kapadokya’da kendisiyle hesaplaşmasını konu alan sinema filmi  Kış Uykusu Cannes'da en büyük ödül olan  'Altın Palmiye' ye hak kazandı! Uluslararası eleştirmenlerce “Bergman’dan beri böylesini görmedik” diye nitelendirilen bu filme  67. Cannes Film Festivali’ndeki ilk ödül sinema yazarlarından (FIPRESCI) gelmişti!

 Ceylan, bu değerli ödülünü aldıktan sonra yaptığı kısa teşekkür konuşmasında "Bu benim için çok büyük sürpriz oldu. Beklemiyordum. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu yıl Türk sinemasının 100. yılı. Çok güzel bir tesadüf. Festivali ve jüriye teşekkür ediyorum bu ödül için. Bu ödülü Türkiye'nin gençlerine ithaf ediyorum. Geçen sene hayatını kaybeden gençlere ve ölen madencilerimize adıyorum. " dedi! Bu ifade kanımca başta 'Gezi Olayları şehitlerine' ve benzeri baskının izleyen dönemde yol açtığı yitimlere (son derece yerinde ve haklı) bir selam olarak yorumlanmalıdır!.

' Kış Uykusu' filminin Cannes 'daki galasında ise Soma'daki maden kazasında hayatlarını kaybedenler anılmıştı. Galada, Türk ekibi ''kırmızı halıya'' yakalarında siyah kurdelelerle çıkmış ve ellerinde Soma yazılı kağıtlarla dünya basınına poz vermişlerdi.

  1980'lerde,

bazı portföyleri Gergedan gibi dönemin nitelikli kültür ve sanat dergilerinde yayınlanan Nuri Bilge Ceylan, yaptığı dört filmin de, yönetmenliğini, senaryo yazarlığını ve yapımcılığını üstlenmişti.  Sinemaya 'Koza' adlı kısa filmiyle adımını atan Ceylan 1997'de ilk uzun metrajlı filmi olan (ve başta Berlin Film Festivali olmak üzere pek çok dünya festivalinde gösterilen üç bölümlü, otobiyografik ve pastoral) 'Kasaba' ile ses getirmişti. Ardından, 1999 yılında bir meta-film olan ve ilk iki filmdeki otobiyografik izleği sürdüren ve büyük başarı kazanan 'Mayıs Sıkıntısı' çekti. Film, Berlin Film Festivali'nin yarışmalı bölümünde gösterilmişti.

 2002 yapımlı dram filmi 'Uzak' ile 2003 Cannes Film Fesitivali'nde (Altın Palmiye 'den sonra ikinci önemli ödül olan) ‘Büyük Jüri Ödülü’nü (‘Grand Prix’) alan Nuri Bilge Ceylan’ın 2008 yılında da 'Üç Maymun' filmi "En iyi yönetmen" ödülüne lâ yık görülmüştü. 64. Cannes Film Festivali'nde ise "Bir Zamanlar Anadolu'da" filmiyle 'Grand Prix'e ikinci kez layık görülmüştü. 2008'de 'Üç Maymun' filmiyle "En İyi Yönetmen Ödülü"nü aldıktan sonra yaptığı teşekkür konuşmasında ise "Bu ödülü birisine adamak istiyorum: Tutkuyla sevdiğim, yalnız ve güzel ülkeme..." demişti.

Evet, gelinen nokta 35 yıllık sürekli bir çalışma, sabır ve emeğin sonucu! Hem çok yönlü üstün yeteneklerine dayalı bireysel başarıları hem de insani ve toplumsal açıdan üst düzey "sanatçı duyarlılığı" N. B. Ceylan'ı gerçekten farklı kılmakta!  

   67. Cannes'da Diğer Ödüller:

İkinci En İyi Film:  “Le Meraviglie”, Yön. Alice Rohrwatcher, İtalya
En İyi Yönetmen: “Foxcatcher”,  Yön. Benett Miller, ABD
Jüri Özel Ödülü: “Mommy”,  Yön,  Xavier Dolan, Kanada.
En İyi Senaryo: Leviathan, Yön. Andrey Zvyagintsev, Rusya
En İyi Erkek Oyuncu:  Timothy Spall, “Mr Turner”, İngiltere
En İyi Kadın Oyuncu: Julianne Moore, “Maps to the Stars”, ABD 
 

25 Mayıs  akşamı düzenlenecek kapanış ve ödül töreniyle sona erecek olan 67. Cannes Film Festivali, 14 Mayıs'ta "Grace of Monaco" filminin gösterimiyle başlamıştı.

Şükran Okyay, ecemece, Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tüm verilmeyi bekleyen tebrik ve teşekkürlerimizi hakettiği, onurlanmaya en çok ihtiyacımız olduğu bir zamanda bu gururu bize yaşattığı için yürekten kutluyorum ben de Nuri Bilge Ceylan'la beraber emeği geçen herkesi!.. Ve üzülüyorum. Türkiye aydınlık geleceğine adını altın harflerle yazacağı evlatlarını ne yazık ki sınırları dışında birileri alkışladıktan sonra anımsıyor. Bu film çekildikten ne kadar süre sonra yarışmaya katıldı? Kaç kişi biliyordu? filmin emekçileri "SOMA" yazan kartları ve siyah kurdelayla boy göstermeden önce o filmi çekmişlerdi halbuki, size de teşekkür ediyorum Ersin bey, bu gurur tablosunu Yılmaz Güney'i de anma fırsatı vererek burada paylaştığınız için selam saygılarımla

Cemile Torun 
 28.05.2014 22:40
Cevap :
Hürriyet gazetesinde kendisiyla yapılan ropörtajda:"‘Kış Uykusu’ siyasi mesaj kaygılı bir film değil ama yaşadığımız topluma ve ülkeye siyasi referansları çok. Pek çok kimse ‘Acaba N. B. Ceylan bu kez siyasi bir şey mi söylüyor’ diye düşündü. Böyle bir derdiniz var mıydı?" şeklindeki soruyu ise; "...Bu galiba biraz da seyreden insanın boşlukları nasıl doldurduğuyla ilgili bir şey. Ama ben bir filmi kurarken şu politik olay ya da şu sosyal mesele için bir şey yapayım diye düşündüğümü söyleyemem. Hatta daha da ileri giderek söyleyecek olursam, ben yaptığım filmin tam olarak ne üzerine olduğunun bile fazla anlaşılmasını istemem. Karmaşık, iç içe, bir konuyu açıklığa kavuşturmaktan çok, meseleyi tersine daha da bulandırmayı seven biriyim. Varsa bile böyle bir şey, bunun dokuz kat zar altına saklanmasını tercih ederim." şeklinde yanıtlıyor. Sn. Torun, değerli katkınıza içten teşekkürler, saygı ve selamlarımla...  29.05.2014 17:08
 

Tam olarak: "Bu benim için çok büyük sürpriz oldu. Beklemiyordum. Ne diyeceğimi bilmiyorum. Bu yıl Türk sinemasının 100. yılı. Çok güzel bir tesadüf. Festivali ve jüriye teşekkür ediyorum bu ödül için. Bu ödülü Türkiye'nin gençlerine ithaf ediyorum. Geçen sene hayatını kaybeden gençlere ve ölen madencilerimize adıyorum." demişti sanırım. Selam ve sevgiler.

Hakan Kildokum 
 26.05.2014 14:37
Cevap :
Aslında, "yine olmayacak galiba!" diyerek gece 11.45 gibi (24 Mayıs) yatağa girdim. Yazı taslağımı daha öncesinden film eleştirmenleri başarı ödülünü (FIPRESCI) konu alan biçimde hazırlamıştım. Uyuyamadım, bir daha bakıyım dedim ve sonucu görünce sevinçten uçar bir şekilde ("an itibariyle" internete düşen bilgilerle) yazımı ve başlığını değiştirerek (gece üçü biraz geçe) yayına verdim. Her zamanki titizliğinle, artı büyük emek ve birikimin olan İngilizcenle sanırım senin çevirin en doğrusu olsa gerek dostum. İçten teşekkür ve sevgilerle...  26.05.2014 21:47
 

İzlemeyi sabırsızlıkla bekliyorum... Onun içtenliği, sanatın tüm yakamozlarını önümüze serişi... Dünya sinemasında dişiyle tırnağıyla yer edişi... Hepimiz için ne güzel örnek... Türkiyedeki siyasal yaraları anlatan filmleri de yapacağına inanıyorum. Değerli kardeşim Ersin, seni sevgi ve dostlukla kucaklıyorum...

yeşilsoğan 
 25.05.2014 22:49
Cevap :
Adam gibi adam! Öyle olunca eserleri 'eser gibi eser'! Hem üstün yeteneklerine dayalı bireysel başarısı hem de insani ve toplumsal açıdan üst düzeyde olan "sanatçı duyarlılığı" N. B. Ceylan'ı gerçekten farklı kılıyor... Ödül törenlerindeki teşekkür konuşmaları ise sanki "ülkenin kısa tarihçesi gibi". Hem de özlü ve dokunaklı cümlelerle yazılan kısa tarihçeler... İnsanın, "tarihimiz bir de böyle yazılsa" diyesi geliyor. İçten teşekkürler ve dostça selamlarımla...  26.05.2014 14:51
 

Ne kadar ihtiyacımız var değil mi Ersin Bey, birazcık tebessüm birazcık umut ve sevince... Acıda birleşemedik sevinçde bari becerebilelim birlik olmaya...Cumhurbaşkanı ve başbakan; Nuri Ceylan'ı, verdiği mesajlarla tarafını belli etmesine rağmen onu kutladılar.Bu bile "bir şey"...Ülkemizin "yalnız" olmaktan kurtulmaya başlamasının bir işareti olmasını diliyorum, bu anlamlı ödülün...Saygı ve selamlar...

Nur Eşmeli 
 25.05.2014 15:51
Cevap :
Evet, değerli Nur hanım, yorumunuzda şekilde belirttiğiniz şekilde, kasvetli olayların ördüğü süreç sonunda böylesi bir sevince ulusça çok ihtiyacımız vardı. Hem üstün yeteneklerine dayalı bireysel başarısı hem de insani ve toplumsal açıdan üst düzeyde olan "sanatçı duyarlılığı" N. B. Ceylan'ı gerçekten farklı kılıyor... Cumhurbaşkanı ve Başbakanın da kendisini telefonla arayarak tebrik etmeleri, onun (uluslarası üstün sanat ödülleriyle perçinlediği) bu farklılığına saygının da bir işareti sayılabilir. Yorumunuzun sonundaki nihai temenniye içtenlikle katılıyorum. Teşekkür ve selamlarımla...  25.05.2014 16:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 335
Toplam yorum
: 3203
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2341
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster