Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '07

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
1442
 

"Ruh Sağlığı Yasası"nı istiyoruz!

"Ruh Sağlığı Yasası"nı istiyoruz!
 

17 Ocak 2007 Çarşamba günü Taksim’deki Şizofreni Dostları Derneği’ni ziyarete gittik.

Arkadaşımız Mehmet Uluçeşme’nin gönüllü üyesi olduğu dernekte bizleri Dernek Başkanı Mesut Demirdoğan karşıladı. Kısa bir tanışma sohbetinden sonra dernek başkanı bize dernek ve şizofreni hastalığı hakkında bazı açıklamalarda bulundu;

“Öncelikle şizofreni psikiyatrik bir rahatsızlıktır. Hastaların ömür boyu ilaç almaları gerekiyor. Eski yöntemlere göre yeni tedaviler ve ilaçlar çok etkili. Devlet birimlerinden hiçbir yardım alamıyoruz. Bir iyileştirme merkezimiz yok. Devlet hastalığın sorumluluğunu kabul etmiyor. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 500 hasta var ve küçük hücre odalarda hapis gibi gözaltında tutuluyorlar. Normalde bu hastaların ev ortamında yaşamlarını sürdürmeleri gerekiyor. Açık havada geziler yapmalılar. Buraya hastalar gündüz geliyor, haftanın 7 günü çalışmalar yapıyorlar. Özel uzmanların denetiminde ailelerle birlikte grup tedavileri yapılıyor. Tedavi hakkında bilgi veriliyor. İlaç kullanımının yararları ve zararları hakkında bilgilendiriliyorlar ve 8–10 hafta sonunda da sertifika alıyorlar.”

Dernek 1996 yılında kurulmuş. İlk kurucuları doktorlardan oluşmuş daha sonra hasta yakınlarına devretmişler. Derneğin başkanı Mesut Bey 7 yıldır bu görevi sürdürüyor ve kendisi de bir şizofreni hastası, 20 yıldır tedavi görüyormuş. Her haliyle çok duyarlı bir yönetici.

Mesut Bey, şizofreni hastalarının düzenli ve devamlı tedavi görmeleri neticesinde hayatlarını diğer normal insanlar gibi sürdürebildiklerini ifade ediyor. Önemli bir özellik de; bu hastalar genelde eğitimli, lise veya üniversite eğitimi almış.

Dernekte 600 hastalarının olduğunu belirten Mesut Bey hastalığın 15–25 yaş grubunda rastlandığını anlatıyor. Bu hastalığın en önemli sebepleri arasında genetik özelliği, çevre ve aile faktörü ile stres. Şizofreni hastalarının bazılarının anne veya babalarından sosyal güvenceleri mevcut ancak pek çoğunun sosyal güvencesi yok. Sosyal güvencesi olmayan hastaların durumu çok zor. Bu hastalığa yakalanan insanlar ailelerine yük olmak istemiyor. Ailelerinden sağlık karnesi olanlar özürlü maaşı alamıyorlar. Yetkililer yeşil karta dönmeleri konusunda ısrar ediyorlarmış. Mesut Bey çaresizlik ifade eden bir ses tonuyla “İki arada bir derede kaldık” diyor. Bir tek, yol kartı almışlar devletten. Onun da son günlerde iptal edileceği söylentisi yayılmış.

Sohbetimiz ikram eşliğinde ve birkaç hasta ve hasta yakınının da katılımıyla sürdü.

Burada söz alan arkadaşımız Mehmet Uluçeşme “Biz evlatlarımıza hasta demiyoruz, rahatsız evlatlarımız diyoruz. Onların hepsi profesyoneller ve psikiyatri tedavilerinde çok ilerleme oldu” dedi. “Buradaki insanlar karşılıksız ve riyasız seviyorlar, sevmediklerinin yanına ise hiç sokulmuyorlar, bunun için buradayım” diyerek duygularını ifade etti.

Burada yüksek tahsilli, çalışabilecek insanların mevcut olduğu söylendi bizlere. Ve gerçekten de önce Darüşşafaka Lisesi daha sonra da Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olduğunu söyleyen bir genç bize Türkiye ekonomisi ve vergilendirme sistemi üzerine kısa bir konuşma yaptı ve önerilerde bulundu. Bir başka genç bize yazdığı şiiri okudu ve hemen orada yaptığı bir resmi hediye etti.

Buradaki gençler mum yapıyorlar ve dernek bazı firmalara satıyor. Özel günlerde satışları artıyormuş. Her renkten, her boydan çeşit çeşit mumlar. Bir de çok güzel resim yapıyorlar ve tablo haline getirip açtıkları stantlarda satıyorlar.

Dernek Başkanı en önemli konu, Türkiye’de bir iyileştirme merkezinin olmadığıdır diyor ve ilave ediyor; "Şizofreni konusu okullarda ders olarak okutulmalı ve insanlar bilinçlendirilmelidir. Bu hastalara deli muamelesi yapılamaz çünkü değiller. İnsanlar korkuyor, işverenler iş vermiyor, bu nedenle İş Kanunu’nun özürlü çalıştırma zorunluluğundan maalesef yararlanamıyoruz. Şizofreni hastalarında normal insanlara göre suç işleme oranı oldukça düşüktür. Tedavileri muntazam devam eden hastaların diğer insanlardan farkı yoktur” diyor.

Soruyoruz derneğinizin kaç üyesi var diye, aldığımız cevap gerçekten üzücü ve düşündürücü; “600 kayıtlı üyemiz var ancak 40–50 tanesi aktif çalışıyor diğerleri aidatlarını dahi ödemiyorlar!”

2006 yılında 18 dernek birleşerek “Ruh Sağlığı Platformu” oluşturmuşlar. Diğer ülkelerde “Ruh Sağlığı Yasası “ var ancak bizde yok. Bu nedenle “Ruh Sağlığı Yasası’nın acilen çıkartılmasını istiyorlar.

İşte “Ruh Sağlığı Platformu- Türkiye 2006”dan birkaç önemli başlık:

• İnsanlarımızın en az beşte birinin ruh sağlığı sorunu var. Hiç birimize uzak değil. Ya bize, ya bir yakınımıza, ya da komşumuza.
• Ruh sağlığımızı korumak istiyoruz; kendimiz için, geleceğimiz için, hepimiz için.
• Ruh Sağlığı Yasası olmayan toplumların sağlığı da olmaz…
• Biz uzayda mıyız?
• Dünyada var bizde yok!
• “Ruh Sağlığı Yasasını” nı istiyoruz, hemen şimdi.

***

Onlar çalışmak istiyorlar, müzik öğrenmek istiyorlar, resim yapmak, mum yapmak, tiyatro sahnelemek, sportif faaliyetlere katılmak istiyorlar. Müzik öğretmeni, resim öğretmeni,spor dersleri verecek spor öğretmeni istiyorlar. Kendilerine hasta muamelesi yapılmasını istemiyorlar. Kapalı yerlerde kalmak, tecrit edilmek istemiyorlar. Açık havada gezmek, insanlarla konuşmak, sohbet etmek istiyorlar. Dışlanmak istemiyorlar.

Hepimizin duyarlı davranıp Sivil Toplum Kuruluşları’na destek vermemiz gerekiyor. Hiç olmazsa bir kez bir yardım derneğini ziyaret edip sorunlarını dinleyip onlarla sohbet etmek, insan olduğumuz gerçeğini fark etmemize katkı sağlayacaktır.Onlar kendilerini fark etmemiz için ellerinden geleni yapıyorlar. İşte onlardan birisi.;Veli, bu şiiri yazdı ve bizlere armağan etti:

Gözlerin yakamozu yanmadıkça
Düş düşünmektir hissettiklerini
Anlamak gönüllerde açan gül gonca
Çarem sensin! Sen oyalanır durursun çarelerde
Tebessümler gibi gülücükler saçmadıkça
Tebessüm edeni coşturur, coşkun gülücük ata ata koşuşturur çareler
Seveni gönülden hissettirir
Gönülden seven bulunmadıkça, sen neylersin dermanı
Veren bilir sevgiyi, sevgiyle seven bilir
Anlayışın gözlerden silinir
Gözlerin yakamozu yanmadıkça…

Veli Arda
17 Ocak 2007
Şizofreni Dostları Derneği
Taksim/İSTANBUL

www.sizofrenidostlari.org.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ruh saglıgı yasası çıkmalı onlarda bu toplumun içinde yaşayan insanlar onlara sahip çıkmalıyız.

saban kuru 
 21.11.2007 18:46
Cevap :
Yorumunuz için teşekkürler. Ne yazsak nafile. Kapılar duvar olmuş. Sevgiyle.  22.11.2007 17:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 504
Toplam yorum
: 632
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1090
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster