Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '10

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
2896
 

"Sevgideğer" ve "Saygıdeğer" derken...

"Sevgideğer" ve "Saygıdeğer" derken...
 

Görsel: Sözcük, sıfat kullanımları, bazen ip cambazlığı kadar zordur! www.eksenim.mynet.com


"Sevgideğer" sözcüğü benim çok değerli bazı dostlarımın kullanımlarından esinlenerek kullandığım bir sıfattır. Bu sıfatı severek ve hakkını vererek kullanan, olgun yaşlarında olan, çok değerli insanlar tanıyorum. Özellikle de bu güzide Milliyet Blog ortamında. Bu bağlamda sözcük, benim açımdan kendi özgün buluşum ya da sığ ve ergenlere yönelik internet sitelerinden el çabukluğu ile aşırılmış bir sözcük değildir. Anlamlı ve değerlidir.

Nitelikli bir paylaşım sitesinde bu hitabı kullandığım için değerli bir arkadaştan kuvvetli bir eleştiri aldım. O eleştiri şöyle:

"...Sevgiden, duygudan söz edilmişken bu "sevgideğer" kelimesine fena halde taktığımı söylemem şart oldu artık.

"Sayın", "Saygıdeğer", "Sevgili" hitaplarını bilirim. Ama "sevgideğer"i duymadım hiç.

Bana öyle geliyor ki, sevgi en kolay istismar edilmiş en çok kirlenmiş kelimelerden biri. Ancak yine de "saygı" kavramına yönelik eleştirilerin hepsinin temelinde sevgiden yoksunluğun payı var diye düşünmekteyim.

Bir karşılaştırma yapmama izin verin;

Saygı kavramının bir borsa değeri var. Sevginin borsası yoktur. Saygı ticarete konu bir metadır. Yaptığınız ticaretten pişmanlık duyabilirsiniz. Sevgi alış veriş değildir, bu yüzden pişmanlık duymazsınız.

Saygı bir hiyerarşi kavramıdır. Sevgi hiyerarşi kabul etmez. Saygı formeldir, sevgi informeldir, yani formaliteye gelmez.

Saygı kurallara tabidir, sevgi kural kabul etmez.

Saygı saygısızlığı potansiyel olarak barındırır. Sevginin potansiyel olarak barındırabileceği tek şey yine sevgidir.

Saygı şartlıdır. Sevgide şart yoktur. Saygı mesafedir. Sevgi mesafesizliktir.

Saygıda zorunluluk vardır. Sevgi zorunluluğu reddeder.

Saygı akıl işidir. Sevgi yürek işidir.

Saygı korku içerir. Sevgi korkuyu reddeder. Saygı başkaldırının reddidir. Sevgi başkaldırıdır.

Saygı toplumsal bir kalıptır. Sevgi aklın ve toplumun kalıplarına sığmaz.

Saygı bir davranıştır. Sevgi bir duygudur.

Saygı güçsüzden güçlüye, alttan üstedir. Sevgi her yana, her yönedir.

Size zülmedene saygılı davranmanız yadırganmaz, ama onu sevmeniz ruhsal hastalık kabul edilir.

Saygı kavramı hukuki ve ahlaki bir kavramdır. Yani, birilerine saygılı olmak zorunda bırakılabilirsiniz. İşvereniniz, amiriniz sizden bunu bir zorunluluk olarak bekleyebilir. Ya da kanun ile bir takım kişi ve kurumlara saygılı olma zorunluluğu getirilmiş olabilir.

Saygı bir ölçek işidir. Sevgi ölçüye, tartıya gelmez. Birileri sizin için az saygıdeğer, çok saygıdeğer, saygıdeğmez olabilir. Ama aynı şey sevgi için geçerli değildir, aksi halde ona sevgi denmez. Yani kural olarak ne kadar sayacağınız üzerinde iradenizin bir yeri vardır ama ne kadar seveceğiniz üzerinde iradeniz geçerli değildir.

Hal böyle olunca biri sizin için saygıdeğer olabilir ama sevgideğer olamaz diye düşünüyorum. Değer, sevgiye özgü bir nitelik değildir çünkü. Haksız mıyım?"

Ben de kendisine aşağıdaki gibi bir yanıt verdim.

"...Birincisi, bu kavram özelindeki eleştirilerinin tümünün doğru olduğunu varsaysak dahi, herşeyden önce kullanılan bir sıfatın kullanıcı tarafından söylenirken taşıdığı "niyet" önemlidir. Yazarken sığ ve itici gelen bir sıfat, onu yüz yüze söylerken ses tonu ve mimiklerle çok sıcak bir atmosfere bürünebilir. Senin bu konudaki olası yanılgın, o engin bilgi ve deneyimlerini -yüz yüze anlamında- saklayıp bizleri, sana hitap ederken harflerin soğukluğuna tutsak kılman olabilir mi acaba diye düşünmeden edemedim...

İkincisi; sözcüğü inceleyip düşüncelerini aktarırken kullandığın diyalektik yöntem ve "ötekileştirme" eksenli -saygı / sevgi ötekileşmesi- çözümleme ayracının seni bu analizinde tuzağına düşürmüş olmasından endişe ederim. Oysa sevgi konusunda yazıp çizdikleriyle dünyaca bilinen sayılı uzmanlar saygı - ilgi - bilgi ve sorumluluğu sevginin dört ana alt bileşeni olarak alırlar. Buna diyalektik yöntemi kullanan post-Marksist deneysel psikiyatrist Eric Fromm'da dahildir. Bu anlamda "sevgi" daha üst ve geniş bir kavram olup "saygı" da onun önemli bileşenlerinden biridir. Bu kavramlara eklenen "değer" takısına da bu gözle bakmak gerektiği kanısındayım.

Üçüncüsü de, "sevgi(li)", " ilgi(li)"," yetki(li)", hatta "değer(li)" derken karşı tarafın uhdesinde bulunan ve kendimize de mal etme eğilimine girdiğimiz -yarı gizli, yarı açık- bir "mülkiyet" duygusu yada özlemiyle hareket edilir. Oysa ben bir sözcüğün ardına "değer" eki geldiğinde bu tekil mülkiyet duygusundan sıyrılıp kollektif bir aidiyete selam durulur diye düşünürüm.

Her ne pahasına, kime karşı ve kimden olursa olsun “sevelim, sevilelim” demiyorum. Aşırı duygusallık, koyu bir romantizm ve humanizmin derinliklerine de dalmak istemem. Aslında, günümüzün yaşam koşullarında sevginin yokluğu, sevmenin güçlüğü de bir gerçek. Bu konudaki “samimiyetsiz gösterileri” de çoğunlukla itici bulurum. Bununla birlikte, bu sıfatları gerçekten hak edenleri bulunca da "değer"ini -ve ona uygun takıyı- hiç çekinmeden vermekten yana olduğumu vurgulamak istedim..."

"iki kişi arasındaki tartışmaların çoğu, doğru ile yanlış arasında değil, daha çok iki doğru ya da iki yanlış arasındadır..." diyen bir söz anımsıyorum. Bu nedenle karşı eleştirilerimi daha fazla uzatmadan bu konudaki tartışma da "iki doğru arasında " olsun diye umuyorum.

Bilmem bu konuda sizler ne düşünürsünüz?

İ.Ersin KABAOĞLU,

25 Ocak 2010. Ankara

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sevgideğeri anlamak için Ersin bey öncelikle sevgi(nin) ne demek olduğunu tam kavramak gerekir.. yani sadece hisdir düşüncesi olmamalıdır.İşte o zaman sevgilerde yanlış düşünceler,fikirler,hissetmeler ortadan kalkar diye düşünüyorum..Sevgiye değer insanlar olabilmek dileğiyle,sağlıcakla kalınız..

fugen 
 02.02.2010 13:29
Cevap :
Mihenk taşı nasıl altının, gümüşün saflık derecesini anlamak için bir ölçü aracısıysa, sizin bu yorumunuz da bu konuda aynı işlevi görebilecek bir içerik taşıyor Fugen hanım. İçten teşekkürler ve dostça selamlarımla...  02.02.2010 17:13
 

Sevgi ve saygıyı hep birlikte düşünmüşümdür. Sevmediğim birine saygı duymam, saygı duymadığım birini de zaten sevemem gibi. Yazınız yine çok güzeldi "sevgideğer" kelimesi de hak eden için çok özel. Kaleminize sağlık Ersin Bey.

Özlem Akaydın 
 29.01.2010 17:13
Cevap :
"Değer" takısı özelinde "sevgi" ve "saygı" üzerine kelam ederken yanlış algılanmaya müsait bir görüntü verdim mi diye de kaygılandım doğrusu. Her ne pahasına, kime karşı ve kimden olursa olsun “sevelim, sevilelim” demiyorum. Aşırı duygusallık, koyu bir romantizm ve humanizmin derinliğine de dalmak istemedim. Aslında, günümüz koşullarında sevginin yokluğunu, sevmenin güçlüğünü de vurgulamak istedim. Bu konudaki “samimiyetsiz gösterileri” de çoğunlukla itici bulmakla birlikte, bu sıfatları gerçekten hak edenleri bulunca da "değer"ini hiç çekinmeden vermekten yana olduğumu vurgulamak istedim. Yorumunuzdan sizin bu mesajı çok güzel aldığınızı anladım. Bu durum yüreğime su serpti doğrusu. Gönülden teşekkürler, sevgiler ve dostça selamlarımla...  29.01.2010 19:14
 

Bu kelimeye ben burada rastladım. Zelin Hanımdan duymuş olacağım ki. Her gördüğümde kendisinin ismini hatırladım. Bu yazınıza da Zelin Hanımın önerisinden ulaştım. (Oysa siz habercimdeydiniz, bakarken atlamış olacağım, bir ara da girememiştim çok yazılar kaçırdım). Bu kelimeyi duyduğum andan itibaren çok sevdim. Saygıdeğer de ki o mesafeli söylemden ziyade daha yakın, daha dostça yaklaşımı var... Yalnız "Sevgili" kelimesinin bende mülkiyet hissettirmediğini belirtmek isterim. Şiir denemelerimde de mülkiyet hissi vermediğini düşündüğümden "sevgilim" yerine "sevgili" kelimesini kullandığım da olur. "Sevgili" bana onun doğasının kendisine bahşettiği bir ünvanmış gibi geliyor. Benim katkımın olmadığı şahsına ait bir yücelikmiş olarak algılıyorum. "Sevgilim" dediğimdeyse bana aitlik başlıyor. Tabi bu benim hislerimle bakışım, yanılıyor da olabilirim. Sevgi ve saygılarımla

TC kaan kartal 
 28.01.2010 15:19
Cevap :
Çok dikkatlisiniz değerli kaan kardeş. Sevgideğer, (z)arif söz-yazı elçimiz ve kavramın mucidi Zelin hanımı siz de refere ettiniz. Sıfatların çekimli mülkiyet zamiri ekleriye aldıkları anlam zaten aşikar. Ben yazımda, bunun dışiında diğer bazı ekler aracılığıyla oluşan, hissiyat ve tahayyül dünyasına ait duruma değinmek istemiştim. Bu konuda görüş farklılıklarının olması da kanımca çok doğal. Nitekim aynı durum sevgideğer "Yprkck" hanımın yorumunda da var. Değerli, dikkatli ve samimi yorumunla getirdiğiniz katkı için gönülden teşekkürler ve dostça selamlarımla...  29.01.2010 15:09
 

Her iki sözcüğü de epeyce bir zamandır kullanıyorum; fakat nereden kaptığımı anımsayamadım şimdi! *** Yazarken düşünmek istiyorum şimdi. Bazı uydurmalar yaparak, yazınıza şöyle bir katkım olabilir mi acaba: Sevgideğer (sevgi göstermeye değer) ve saygıdeğer (saygı göstermeye değer) kavramlarına ek olarak şunları da uyduralım: aşkdeğer, özlemdeğer, gıptadeğer, kuşkudeğer, şefkatdeğer, minnetdeğer, isyandeğer vs... İlk bakışta yadırgıyoruz, değil mi? Fakat dil algımız ve ona adapte olma yeteneğimiz öylesine esnek, öylesine değişken ve öylesine geniş bir kabul toleransına sahip ki, en olmadık sözcükler dahi, her dilde sık sık kullanıldıkça kabul görüyor, benimseniyor. Öyleyse; "Gıpta edilecek biri" yerine "gıptadeğer" sözcüğünü sıkça kullanır ve benimsetirsek, "Gıpta edilecek biri" tamlaması kullanımdan hemen düşer; çünkü çağın hızı kestirme sözcüklere eğilimlidir. Bu anlamda ben sevgideğer ve saygıdeğer sözcüklerini kullanmayı sürdürmeye karar verdim işbu dip notumu yazarken! Selamla. M

Mehmet Sağlam 
 27.01.2010 12:32
Cevap :
Bir konuyu yazarken genellikle sözcük anlamlarına bakarım. Bazen de konunun ağırlığı ve derinliğine göre kapsamı değişen internet taraması ve özel okumalar da yaparım. Fakat bu konu hem gelişimi hem de kaleme alma süreci açısından hızlı gelişti ve o şansı bulamadım. O nedenle sözcük anlamı ve oradan hareketle ulaştığınız yorum, bulduğunuz özgün ve güzel sözcükler bu eksikliği tamamlar nitelikte olmuş. Gerçek bir zenginlik yaratmış. Yararlanmaya çalışacağım. Özgün ve değerli katkınız için içten teşekkürler ve dostça selamlarımla...  28.01.2010 12:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 338
Toplam yorum
: 3218
Toplam mesaj
: 251
Ort. okunma sayısı
: 2367
Kayıt tarihi
: 05.10.07
 
 

Samsun/Ladik doğumluyum. Çocukluğum ve ilk gençlik yıllarım babamın görevi gereği ülkemizin Orta ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster