Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Tabelayı mahkûm etmek.

doğası... ne kadar dışlarsan o kadar var olmaya çalışır, ne kadar dışlarsan o kadar öfke doğar, ne kadar dışlarsan o kadar intikam duygusu yükselir. bu yüzden değil midir öfkeli bir toplum olmamız?öğretmen öğrencisini, amir memurunu, anne-baba çocuğunu....vs. derken gerginlik durmuyor. saygılarımla...

14 Aralık 2009 18:51
Bir kafesteyim

eğer insan kendi kafesini kendi yarattığını bilirse yani kendini suçladığını ve KENDİNİ YARGILAMAKTAN VAZGEÇERSE bu güne kadar yaptıkları için her bir parçasını OLDUĞU GİBİ KABUL EDERSE yarattığı kafesin aslında olmadığını farkedebilir! insan kendinde bir sorun olduğunu düşünürse yaşadıklarını da bir sorun gibi görebilir diye düşünüyorum ve bunlarda geçecektir, tıpkı öncekiler gibi... BUNA İNAN:) bu sürece güven ve kendin için daha iyi şeyleri bulacaksın... ve bir ipucu; tüm bunlar KENDİNİ SUÇLAMAYA BAŞLADIĞINDA ortaya çıkar, bilmem işinize yarar mı?:) iyi bayramlar...

29 Kasım 2009 19:59
Hala ölmedim

siz kendinize mi hayalet diyorsunuz? ben seneyi devirdim:)) yaşam ölümle ayrılmaz bir parça... tabi ki bazen en umulmadık anda gündeme düşer ama bunun nedeni belki de yaşamın tadını, anlamını bulmamız içindir. ölümü düşündüğümüzde önemsediğimiz bazı nesneler anlamını yitirir ama insan olmanın bir basamağıdır çoğu kez... çünkü neyi nasıl yapacağımızın kararını da verdirir. insanın ertelediklerine yeniden baktırır ve neyin daha önemli olduğunu gösterir. hele bir de en yakınını kaybetmişssen (ister ayrılıkla ister ölümle) işte bu hayatı gözden geçirmen için en büyük fırsattır. ben derim ki ÖLÜM İYİ Kİ VARSIN BANA YAŞAMI HATIRLATTIĞIN İÇİN... sevgilerimle...

28 Kasım 2009 11:53
Sanal bayram..

evinden uzak ve yalnız olan bir insanın duygularına birde özlem yüklenince evet bir tarafımız sanal aleme kayabilir. ama bu sadece olayın bir yüzü... çünkü yalnızlık, insanoğlunun her zaman etrafında bayramlı ya da bayramsız! sanal da olsa ben sizin sesinizi duydum ve tanımasam da BAYRAMINIZI KUTLUYORUM. belki de evden dışarı çıkıp önce yaşadığınız için evrene bir teşekkür edip sonra da kimsesiz ya da yaşlılar yurdunu bir ziyaret edebilirsiniz. yani kapınızın çalınmasını değil bir kapıyı çalmayı deneyebilirsiniz.(haddim olmayarak bir öneriydi) sanaldan gerçek yaşama bir adım olabilir:) sevgiler...

28 Kasım 2009 11:39
Prenses (Kızım)

evet, Prenses can dostum ve gerçekten çok farklı bir ilişki... bazen onu uyurken izlerim, bir bebek gibi... gözlerine baktığımda bambaşka bir dünya görürüm... anlatmak zor :)) hayatımda verdiğim en güzel kararlardan biri, onu geri göndermemek... kızım, kısırlık ameliyatından sonra kuzum oldu ama gerçekten çok sevimli... teşekkür ediyoruz, iltifatınızı söyledim... ve artık yetim ya da öksüz değilim diyor.))) sevgilerimizle..

28 Ağustos 2008 01:22
Prenses (Kızım)

isimleri ne olursa olsun, onların hayatımıza girmesi büyük bir mutluluk... ve sözüne katılıyorum, onlar bizi seçmedi, biz onları seçtik... onlar bir oyuncak değil sıkılıp atabileceğimiz... belki de bunun nedeni birçok insan gibi hayvan sevgisini bilmediğimiz içindir. sorumluyuz onlardan... evimizi yıksalarda :))) ve biz onlardan koşulsuz sevgiyi öğreniyoruz, en saf sevgiyi... sanıyorum bunu yaşayan biliyor, sizinde dediğiniz gibi... ama yorumun ile rahatladım, başlangıçtaki düşünce için, demek ki ilk ben değilmişim böyle düşünen :))) teşekkürler... Maia ve size, bizden sevgiler ve öpücükler...

28 Ağustos 2008 01:16
Tacizler bitmeyecek!

Aile içindeki şiddetle başlayan ve sonra bunların etkisiyle dış dünyaya yayılan tacizin, belki bir gün kendimizi ne kadar yetersiz hissedip de içimizde bulamadığımız gücü, hem fiziksel hem de cinsel şidddet olarak açığa çıkartttığımızı anlarız. Kadının ikinci sınıf bir insan olarak yaşamını sürdürdüğü dünya gezegeninde, birçok sessizliğe ve şiddete maruz kalması, ve bunun sonucunda da kendini sevemeyen kadının, sevgiyi veremediği çocuklar dünyaya getirmesi, o çocukların büyüyüp sevgisizliği ve öfkeyi birilerine bu şekilde kullanması devam edecektir. Çünkü sevgisizlik ve öfke, kendine birçok yol bulur. Bunların başında da şiddet ve taciz ön plandadır. Bu bazen 1 yaşındaki bebek bazen yetişkin bir kadın bazen de bir erkek çocuğu bile olabilir! Öfke ve sevgisizliğin faturası ne yazık ki şiddet eğilimli ve tacizcilerin çoğalmasına neden oluyor! Ve bazen buna bile yasalar tarafından sessiz kalınıyor... Bu konunun altında o kadar çok şey var ki... Bu bir zincir halkası!

24 Ağustos 2008 12:01
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 607
Kayıt tarihi
: 21.10.07
 
 

16 EKİM 1965 Kumluca doğumluyum. İyi ki doğmuşum.Sessiz ve yalnız zamanlarımın fazla olmasından dola..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster