Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ben çocukken- 5

Hayat bu. Kimi zaman savurur bir o yana bir bu yana. Toplumumuzda kadın olmak zordur. Yetmişli yıllarda iki çocukla işsiz bir kadının çaresizliği insanın içini burkuyor. Çaresizlik en büyük handikaptır. Sevim Hanım'ın içkisini yadırgamadım. Söylediğiniz gibi "derdi olmayan" biri neden içsin ki? Bizim toplumumuzda insanlar zevkten değil maalesef dertten içer. Hey gidi insanlık hey. Kadına bakış açımız şimdilerde değişmiş midir acaba? Kaç tane Sevim Hanımlar sessiz sessiz ağlamakta bilen var mı?

07 Nisan 2012 19:14
Ben çocukken-3

Yazınızın bu bölümü beni ortaokul ve lise yıllarına götürdü. İçimde bir uhde olarak kalan unutulmazı da hatırlattı. Demem o ki yaş kaç olursa olsun o ilk göz ağrısı unutulmuyor her nedense. Saygılarımla.

03 Nisan 2012 00:25
Ben çocukken-2

Nurten Hanım, o duyguyu çoğu insan yaşamıştır inan. O küçük kardeş, siz daha çevreyi yeni algılayan bir çocuk. Sonrası hayatta gelişecek yaşam kaygısı, gelecek kaygısı. Her satırını severek okudum. İşte bu. Evet bence bu. Geçmişi sorgulamak. Çok güzel yazıyorsunuz. Vermek istediğiniz mesaj da okuyucu tarafından algılanıyor. Selam ve saygılarımı iletiyorum.

01 Nisan 2012 01:47
Somon olunmalı Dostum, Somon; Ne Ayı ne de Nehir

Yazıda vermek istediğin ana fikre aynen katılıyorum kardeşim. Lakin insan kimi zaman "keşke" lerin olmasını istemese de "keşke" leri çok erken yaşıyor...Selamlar.

31 Mart 2012 00:43
Ben çocukken -1

Bak işte şimdi merak ettim bir okuyucu olarak:) Devamını beklemek okuyucunun hakkıdır diye düşünüyorum.

31 Mart 2012 00:41
Emekli olmak ya da olmamak

Ne yazılır ki bu güzel ve gerçekçi, bie bir yaşananlar karşısında. Lakin emekliye reva görülen bu duruma sesi çıkmayanlar utansın. Benim yaptığım gibi. Sandığa gidip (boş) oy atmak daha kolay. Eline sağlık kardeşim.

27 Mart 2012 22:27
Kapandı mı o devir?

Okuyunca ne diyeceğimi , ne yazacağımı bilemedim. Bu kadar içten anlatılır gerçek bir yaşlının duyguları. Yazı yazmak için oturdum pc başına. Bakayım dedim kim ne yazmış arkadaşlardan. Yazını herzaman ki gibi görünce okumak istedim. Hoş bazan yorum da yazmıyorum ya. Buna dayanamadım. Yazacağım yazıyı da yazmaktan vazgeçtim. Bu duygulu yazı sonrasında ne yazılır ki artık bugünlük:) Anlatım çok güzel. Birebir yaşanmış duygular sanırsın....

27 Mart 2012 22:23
Vapur sefası

Anlatımınızdaki güzellik de birleşince insan heveslenmeden edemiyor işte. Ankara'nın kırık dökük otobüslerinde itiş kakış yolculuk yapmaktan gına geldi. Güzel bir yazı. Kalemine sağlık.

14 Mart 2012 22:47
Yenilik ...

Nurten hanım, yeni evinde güle güle otur.Kitaplar en iyi dostlarımızdır. O nedenle itina göstermek lazım. Sizin elinizde olan kitaplar mutlu olmalı. Tekrar yazılarını okumak güzel. Hoşgeldin aramıza. Saygılar.

01 Mart 2012 16:25
Sigarayı bıraktım ama mutlu değilim

Bir zamanlar bir dosta demiştim. Bırak şu illeti caınına kastetmenin ne alemi var diye? Aldırmadı. İçti içti içti. Sonrası hastaneler. Sigaraya verdiği paranın kat be kat fazlasını harcayacak belki de . Lakin, sorun şu; eski sağlığına kavuşabilecek mi? Bence hayır. Belki de kavuşur. Peh!! Bir de yazmışsın. Mutsuzum diye. Vay be! Sigara adamın içine işlemiş. De gel de üzülme. Kızma bu vatandaşa. Sigaradan dost olur mu? Ya mutluluk getirirmi? Okumuş adam. Emekli olmuş. Hala sigarayı bıraktı diye mutsuzum diyor. Ne diyeyim. Sigaranın zararlarını bile bile lades ise . Ve tınmıyorsa insanlar. Bırak içsin. Pişmanlık kendisine. Sonuç; iyi etmissin be dost. Sevindim bırakmana. Cepten gitmez. Ciğerden de. Ciğer kendini onatrmaya başlar. Bir süre sonra balgam olayı filan...Aldırma yine de iyi ki bırakmışsın...Kutlarım sayın "Sarp Kaya Dik"...Selamlarımla.

26 Şubat 2012 17:06
Toplam blog
: 209
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 899
Kayıt tarihi
: 04.05.08
 
 

Eğitimciyim. Bir insanın çağdaş bir gelecek için, aydınlanma için çok okuması gerektiğine inanıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster