Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Fen Eğitiminin amacı

Çok doğru Rasih Bey, çok önemli bir konuya temas etmişsiniz. FEN eğitiminin amacı bir takım doğa kanunlarını ezberletmek değil, insana aklını kullanarak bilimsel düşünce, araştırma ve sorgulama kabiliyetini kazandırmak ve yaşadığı çevreyi doğru anlamasını sağlamaktır. Eski nesiller Fen kelimesini çok kullanır ve değer verirlerdi ama şimdi maalesef öyle değil. Fen demek; ilim, bilim, bilgi, hüner, maharet, marifet demektir. Örneğin "Fenni Sünnetçi" denirdi, ne demek Bilgili, yetenekli, marifetli, ilmi sünnetçi demek. Mesela "Fen İşleri" denir. Bazı belediyeler hala bunu kullanırlar. Ne demektir? Temel bilimlerin alanına giren (yani nesnel olan matematik, fizik, kimya, biyoloji gibi) konularla uğraşmak demektir. Bir de Fen Fakülteleri var adamdan sayılmayan. Oysaki "fen"e eski nesiller çok değer verirlermiş, koskoca Osmanlı'nın batmasını fen bilimlerine değer vermememizin neden olduğu tespitini yapmışlar. Hatta bir söz daha var. Kadının fendi erkeği yendi diye. Bu şu demek kadının bilgis

11 Eylül 2013 16:43
Ebru Şallı'nın Çocukları ortada mı kaldı?

Hanife Hanım, Çok doğru, güzel ve içten yazmışsınız. Çocuklar çok kırılgandır, manevi bir ortamda, aile sevgisi ile büyümeliler. Dualarınıza katılıyorum. Selamlarımla

23 Temmuz 2013 15:53
Bakış açınızı değiştirin, dünya değişsin.

"Kurumlarda bakış açısının değişimi sağlamak emek isteyen bir süreçtir" demişsiniz. O kadar doğru ki bunu eğer ülkemizin şirketleri, kurumları bir anlarsa adeta büyüme patlaması yaşarız. OHSAS'da (yani emniyet sisteminde) bu konu değişim yönetimi (Managment of Change) olarak geçmekte. Şirkette sistemde değişim olacağı zaman bu değişim çok önceden çalışanlara iyi anlatılmalı ve çalışanları ürkütmeden planlanlanmalı ve şirketin en az zarar görmesi sağlanmalıdır der. Bu uygulanırsa, şirkette değişikliklerin yaratacağı riskler önceden hesaba katılırsa, malzeme, ekipman, makina, zaman, personel her bakımdan en az zararla çıkılır.Yani değişim yapmadan önce başlangıçta biraz emek harcamak lazım. Yazınız için teşekkürler.

22 Şubat 2013 17:49
Örnek dayanışma

Nizamettin Bey, Evet bu Penguenlere ait belgeselin bir bölümünü sanırım NTV veya CNN'deydi izledim. Gerçekten etkilenmemek elde değil. Çağdaş dünyanın ekranlarında sürekli doğa gözlemleri geliyor. Bizde de yayınlanması sevindirici. Doğadan ileri ülkeler sürekli esinleniyorlar ve dahası bunu teknolojiye çevirebiliyorlar. İnşallah bir gün biz de bu gibi çalışmaları yaparız. Kendi ormanlarımızdaki canlıları gözlemleme fırsatını yakalayıp kendi insanlarımıza seyrettirebiliriz. Selamlarımla,

09 Temmuz 2012 16:40
Bay-bayan mı, kadın-erkek mi tartışması..

Size katılıyorum. Kadın tek başına sanki çok doğru durmayacak ve yerleşmeyecek gibi.

14 Haziran 2012 17:35
Okul Bahçesini ağaçlandırdılar

Ne kadar güzel bir düşünce... bu çocuklar ileride eminin çok daha anlamlı şeyler yapacaklar...çocuklara daha küçük yaştan itibaren güzellikleri öğretmek, onlara iyi örnek olmak lazım...

16 Mart 2012 13:31
Saksıdaki Bahar !

Nilgün Hanım, gerçekten hepimiz çok özledik baharı. Haberler de yavaş yavaş gelmeye başaldı hani. Çağlalar, erikler tezgahlarda yeni yeni yerlerini alıyorlar. İki-üç haftaya kalmaz ağaçlarda çiçeklerini açar...Taze taze renk renk bahar çiçekleri çıkar...Şimdiden ben de çikeçinin önünü gözlüyorum...

16 Mart 2012 13:30
Kol ve bacak nakli ölüm getirdi

Ayhan Bey, Ben de tıpkı sizin gibi düşündüm. Bu riski nasıl göremediler? Önce bir tane tak, çalıştır, sonra diğerlerini tak. Ama hırs, ama biz Hacettepeyiz mantığı bir facia yarattı. Çok yazık. Antalya Üniversitesini geçeceğiz diye koskoca Hacettepe Üniversitesi prestij kaybetti. Bunu etik bulmuyorum. Çok feci bir durum.

29 Şubat 2012 15:37
Alo, ben kimim?

Nilgün hanım, "Sen böyle olduğun için dünya böyle, hayat dışımızda akmıyor, tam tersi hayat içimizde akan bir nehir. Suçlunun dünya değil, siz olduğunuzu anlıyorsunuz. İçinizdeki nehir nasıl akıyorsa dışındaki dünya da aynı şekilde akıp yansıyor size. Her şey benezerini çeker. İçinde çözüm ol, dışarıda özgür ol." Bu cümleler çarptı beni ve hemen aklıma ülkemizdeki muhalefet partileri aklıma geldi. Hep şikayet, hep yakınma, hep muhalefet, hep dışarıdan bir şeyler bekleme. Önce kendiniz olun, önce kendi çapınızda siz başarılı olun ki halk da sizi baş tacı etsin değil mi? Bu yazıyı siyasi muhalefet liderleri çok iyi özümsemeli diye düşünüyorum. Zira çok önemli şeyler söylüyor :)

09 Şubat 2012 16:21
Kendini sevmek ne demektir ve kendimizi nasıl sevebiliriz?

Nilgün Hanım, Teşekkür ederim konuyu daha iyi açımladığınız için. Şimdi insanın kendini sevmesinin ne demek olduğunu daha iyi anlamaya başladım. İnsanın kendisine maddi veya manevi ödül vermesi demek ki insanın kendisini sevmesiymiş. İnsanın kendisini bir başkasının yerine koyarak ona uzaktan bakması ve onu düşünmesi demek ki insanın kendisini sevmesiymiş. İyi bir şey yaptığımda, güzel bir yemek veya tatlı ile kendimi ödüllendiririm ve bu zamanlar çok mutlu olurum. Demek ki bu bir kendini sevme eylemiymiş. İnsanın kendini motive etmesi, yüreklendirmesi, kendine herkese verdiği değer kadar değer vermesi demek ki kendini sevmesiymiş. Bu yazı için kendimi takdir ediyorum o zaman, yani kendimi seviorum :) Teşekkürler.

06 Şubat 2012 15:15
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2193
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    Teşekkürler....