Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kitabım çıktı amma, boyum uzamadı!...

Abisi, benden çok kimse buna sevinemez herhalde. " Şunları kitaplaştır allahaşkına " demekten dilimde tüy bitmişti. Şimdi artık arkası çorap söküğü gibi gelir..Kitabın adının yanına "ÖRT Kİ ÖLEM. -1- " demek gerekir sanırım. Haydi hayırlısı. Devamını yürekten diler , selam ve sevgilerimi, özlemlerimi gönderirim. Yücel AKTAŞ

14 Ocak 2011 16:21
Halkın gönlünde ve kıskanılan bir Bartın Valisi

Sayın Cellek, bu sanırım ya ikinci ya da üçüncü oluyor.Yazınızın altındaki yorumlarda gönderdiğimi bulamayınca , neden diye sorguluyorum. Acaba EDİTÖRLERİMİZ mi ... falan filan yani. Halbuki; bu kadar samimi ve sanat sever yaklaşımı ile Sn. valinin gösterdiği ilgi ve yakınlaşma isteğine alkış tutmuştum. Sizi burada görmekten pek tabii ki mutlu oluruz. İçtenlikle ele aldığınız Bartın sevgisi ve özlemi; bütün bura insanlarının gönlünde değişik duygular ve - VAYY BEEE.!- ler yaratmış olmalıdır. Geleceğinizi bildirin; ben sizi alır, nereye isterseniz götürür, dolaştırırım. Hani; evim de, gönlüm de sizi kucaklamaya yeter sanırım..Sevgilerle

26 Kasım 2009 21:28
Halkın gönlünde ve kıskanılan bir Bartın Valisi

Sayın Cellek,gerek yazı üslubunuz gerek ele aldığınız konulara yaklaşımınız; sizi okuyanların bağımlı olmasına yeter. Ayrıca Bartına olan düşkünlüğünüz ve çok gerilerde kalmış olan Bartın yıllarınızı ustaca dile getiren yazılarınızın ve şiirsel duygularınızın anlatım biçimi her okuyanda tatlı ezgiler bırakmaya devam ediyor. Nitekim; uygar ve hassas bir devlet adamı olan valimiz Sn. Küçük'ün de dikkatlerinden kaçmamış. Toplumun, halkın sanatçıdan uzak tutmadığı ilgi ve yakınlaşma isteği; eğer kamunun üst düzey yetkililerinde de belirlenirse, o sanatçının onur duyması kadar normal bir şey olamaz. Bir insan, yaşadığı ve havasını soluyup-suyunu içtiği bir yerleşim yerini bu kadar yıllar sonra bile içinde taptaze tutuyor ve o günlerini özlemle yaşıyorsa; o kişi o toprağın EN ASLİ HEMŞEHRİSİDİR.. Sizi burada görmek, evimde misafir etmek şeref vesilesidir. Bekleriz. Saygılar, sevgiler...

24 Kasım 2009 20:51
Babasızlar günü

Bütün yaklaşımlar, gerçeklerin ve özlemlerin belki kaçıncı defa dile getirilişidir, kimbilir. Önceleri yürekte ve beynin içinde yuvarlanan bu ÖZDEYİŞLER, oturulup ta yazıya dökülüp bizlerle paylaşılınca, daha da parlamış ve ışıklandırılmış gibi olmuyor mu ?.. İNSANOĞLU da yazıyı galiba bu heves ve özlemle yaratmış olsa gerek.... Yücel AKTAŞ - Kütüphaneci....

27 Ağustos 2009 22:42
Kırmızı su, hayatını kurtardı.

Sevgili Cellek, son yazınızla,zaten gözlemci ve izlemci olan kişiliğinizi bir kere daha ortaya koymuş oldunuz. pek çok zenginliği ile birlikte ,zaten ,yeryüzünün en mükemmel bir kara parçasına sahip olduğumuz ülkemizin gerek yer üstü, gerek yer altı zenginliklerinin, bunlara AÇ, MİDE ve gırtlakların özlemle geviş getirmelerine ve yutkunmalarına neden olduğu ve de olmakta olduğu malum..!Termal sularımızın, sağlık hediye eden kaplıcalarımızın da YAKIN BİR ZAMANDA pazarlanmaya kalkışıldığını görürsek şaşmayalım. Kanuninin sadrazamı Rüstem Paşanın, Hünkârın Bursa ziyareti için,Onun hizmetine sunmak üzere yaptırdığı KAPLICA nın, bir İtalyan-Fransız veya ne bileyim, ne idüğü belirsiz birilerine satılmış olduğuna şahit olursak ne olur..Neler olabileceğini düşünmek bile istemiyorum..... Çocukluğumun ve ilk gençlik yaşlarımın geçtiği BURSA da böyle bir görünüm ne ifade eder..? Çok güzel bir anlatımla tanıttığınız KARAHAYIT'a ve Size başarılar dilerm.

06 Şubat 2009 19:52
Blog, işgâl altında mı ?

Söylenecek bir yok.. Seziş ve teşhislerin bu kadar dobra dobra ve mizah profesörlüğü ile anlatımı herkesin harcı değildir.Hem keyif verici, hem de SİLKELEYİCİ... Blog yönetiminin, yazarların gönderilerine zaman zaman uyguladıkları pek anlaşılamayan yaklaşımları, kaleme alanları üzmekte ve haklı olarak rahatsız etmektedir. Sebebi bildirilmeyen veya SUDAN bir nedenle yayına konmayan veya DURUP DURURKEN YAYINDAN KALDIRILAN gönderiler; bunu yapanların, konularındaki uzmanlıklarının düşünülüp , tartışılabilirliğini ortaya koymaktadır. MB editörlüğüne 24 saatte gelen bilmem ne kadar gönderinin , kimlerin ne ustalık ve yetki ile bunu yapabildiğinin, muhatap olanca bilinmesi gerekmez mi ?. "Kapıyı aç, ben polisim.." diyenden , hüviyet istemek kadar normal ne olabilir..Pek çok SAKLI-GİZLİ doğruları, gerçekleri ayan beyan ortaya koyan bu yazılarınızı takdir etmek azdır.Saygılar...

09 Ocak 2009 20:37
Adnan Saygun, İzmir'lileri ağlattı...

Bir kaç gün önce, adresinize göndermek için yazmaya başladığım yorumum, elektriğin kesilmesi ile yarım kalmadan ayni saniyede yola çıktı. Ama maksadımı usta görüşünüzle farketmişssiniz bile. Bu gazetecilik başarınız da alkişlanmalıdır.Tam bir -atlatma- olduğunu söylemeliyim.Böyle güzel bir müzik olayını herkesten önce MB okuyucularına duyurup aktarmış olmanız, görüş ve tecrübeye ne derecede sahip olduğunuzun ispatıdır. Ve de , yazılı ve görsel basında bu OLAY ın hala yer almamış olması da o derecede üzücüdür.Söylenecek,yazılacak çok şey var ama burada bunu yapamıyorum, ne yazık ki!!. Hassasiyetinize ve konuya yaklaşımınıza ben de teşekkür eder, kaleminizin gücü hiç eksilmesin. Saygılarımla..

28 Aralık 2008 21:18
Bir bayram hikayesi; k o ç

Sevgili Cellek, daha önceleri de belirtmiş olduğumu sanıyorum. Kaleminizin ; yaşadığınız yılların-yerlerin sizde yer etmiş enfes anılarınızı ve gözlemlerinizi çok beceri aktardığını yinelemeliyim. BirYaşar Kemal

26 Aralık 2008 20:00
Sermayesi biten blog yazarları ne yaparlar?

İşin başında biriyim. Gördüğüm o ki; Bu blogta yer edinen kalemler, birbirlerini yazı ve yorumlarından iyi tanır gibiler.. Bazan da , işte burada olduğu gibi; herşeyleri ortaya döken ve konuşulma- yanları gözler önüne seren SIKI izlenimciler var. Sanırım; bu tartışmaların blog izleyicileri ve de üyeleri tarafından takip edilip bazı sonuçlara varmaları gibi olasılıkları kazanacakları mümkün gibi görünüyor. Sayın Cellek, sanırım doğru teşhislerle , doğru sonuçlar buluyor..

05 Aralık 2008 19:48
Çarşı esnafı, ''Blog'cu'' güzelini seçti bile !..

Böylesine YORUM-MORUM yazılamaz; ancakhelalınden bol bol gülünüp başkala- rına da iletilir. Zaten bu çarşı esnafı yok mu ya ; tecrübesi her yerde-her zaman geçerlidir. Helal olsun abi. Ellerine sağlık . Ama her esnafın da koyduğu teşhis ve beklenti de çok doğru. Sevgiler saygılar..

03 Aralık 2008 17:13
Toplam blog
: 53
Toplam yorum
: 22
Toplam mesaj
: 21
Ort. okunma sayısı
: 440
Kayıt tarihi
: 03.10.08
 
 

1- Ankara 1938 doğumlu 2-İlk ve orta eğitim- Bursa - 3-Lise terk ve Hv. Kvv.Teknik Okullarından Mu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster