Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
MB da dördüncü yıla girerken

Nice yıllara Mehmet Bey; "Kulun eleştirileri beyhudedir." Diyerek eleştirilere kapınızı mı kapattınız, yoksa ben mi yanlış anladım?..

12 Nisan 2015 12:59
Ödevsiz okul olur mu?

Ali Rıza Bey; Bu çok önemli konu hakkındaki yazınız için teşekkürler… Gereğince yapılan ödevin, ödevi yapanlara kazandırdığı pek çok kazanımdan sadece ikisini anımsatmak istedim. 1.BAĞIMSIZ İŞ YAPABİLME BECERİSİ, 2. ÖZGÜVEN SAHİBİ OLMA… Bir an, bu iki kazanımın eksikliği ile eğitilen/yetişen bireylerin kendilerine ve ülkelerine vereceği kayıpları düşünürsek… Ödev konusunun aslında okulu aşan bir ülke sorunu olduğunu görürüz. Saygılarımla...

09 Nisan 2015 19:33
Hayvanlarda aile bağları

Sayın Burakgazi, hayvanlar aleminini ve özellikle de onların yavrularını ölümüne koruma tutku/çabalarını çokça izlerim... Aslında yazı başlığınızı görünce "herhalde katledillen katırlarımızdan da söz edecek" dedim kendi kendime. Biliyorsunuz bizim coğrafyanın en çilekeş emekçi hayvanları Öküz (tarım işleri bitince Öküzler kurtuldu), Eşek ve Katırlardır... Örnek, bilmem kime eşeğiniz ölmüş canınız sağolsun demişler de o da "Eşeğim öldükten sonra canım sağolmuş neye yarar." diye cevap vermiş derler... Demek ki hayvananın insanlara bağlılığı da karşılıksız değilmiş...

28 Mart 2015 11:16
Elleri cebinde, hali perişan, bir Başbakan

Sayın Burakgazi yazınız için teşekkürler… Ülkemizin en büyük eksiği “eşit vatandaşlık” ve “demokrasi”. Bizim kuşak bu eksikliklerin farkına vardığında, elbet bir gün biz de kavuşuruz bu İNSAN HAKLARI’na diye avunurduk. Yıllar, yıllar geçti bu kez çocuklarımız görecek dedik o da olmadı. Artık torunlarımız görsün/yaşasın istiyoruz…

20 Mart 2015 12:05
Her canın tek yüreği var, yedeği yoktur

Mehmet Bey; “Kuş fidan dalındaki yaprakta, karınca daldaki kabukta nasibini arar…” Çiçeklere, böceklere, ağaçlara, kuşlara, karıncalara güzellemeleriniz çok güzel fakat rüzgâra fena dokundurmuşsunuz… O rüzgâr ki polenleri, toz zerreciklerini çoook uzaklara taşıyıp bitkilere meyvelere can veren, o rüzgâr ki bulutları kavuşturan ve savuşturan… “Şimdi ay bir serv-i sîmîndir suda,/Esme ey bâd esme cânân uykuda.” Kim bilir belki de ‘cânân’ın uykudan kalkması için esmesi gerek…

15 Mart 2015 12:11
Köy Enstitülerine dair tartışmalar(1)….

Sayın Ali Hikmet Demir; Eğitim sistemimizde kısa zamanda çok iş başaran bir uygulama olan Köy Enstitüleri konulu yazınız için teşekkürler… Evet, bu konu yıllardır yurdumuzda tartışılıyor fakat bir futbol takımının taraflısı ile karşı taraflısının gözlükleri ve söylemleri ile... Sizin de anlattığınız gibi bizlere düşen, geçmişi kutsamak veya lanetlemek değil, o sürecin varsa eğitime katkılarını güncelleyerek günümüze uyarlamak,yanılgılarına da bir daha düşmemek için dikkat çekerek kaçınmak olmalıdır…

12 Mart 2015 19:21
"Abim Deniz"

Sayın Nurbanu; Güzel yazınız için teşekkürler... Deniz'in çok sevdiği Ahmet Arif'in aşağıdaki dizeleri(kitapta da yer almış), Sanki Deniz'lerin kısa yaşam öyküsü... "Biz ki Yarınıyız halkın, Umudu, yüzakıyız, Hıncı, namusu... Şafakları, Taaa şafakları Hey canım, Kalbim Dinamit kuyusu..."

26 Şubat 2015 15:45
Nasıl sayın yazar oldum

Sayın Burakgazi; Yazar olmanızı çok güzel anlatmışsınız. Kolay gelsin. Geçimlerini yazılarıyla sağlayan nice yazar/çizerimizin işlerini kaybettikleri günlerin son bulması,etik kurallara uyan yazar/çizerlerin ve okurlarının çoğalması dileği ile nice güzel günler ve yıllara...

25 Ocak 2015 00:50
Bu gün dünden farklı değil

Sn. Burakgazi, ben de yorum yapan bazı okurlarınız gibi “Osmanlıca Dil Dersi”ne destek olduğunuzu sanmıştım. Ancak yanıldığımı, yorumlara verdiğiniz cevaplardan anladım. Bu ikilemi yaşamamda birazda sizin payınız olmuş ?, ne dersiniz? Konumuza gelince : 1. Osmanlıca ile bir kültür ve sanat oluşturulduğu gerçektir. Fakat bu dil, o zaman bile halka mal edilememiş, sadece saray ve uzantılarınca kullanılmıştır. 2. O dönemde bile halka mal edilememiş bir dili “isteseler de istemeseler de öğreteceğiz …” anlayışı ise, eğitim bilimle çelişmektedir (eğitimde gönüllülük/isteklilik esastır). 3. Bir kültürü araştırmak, varsa yararlarını insanlığa sunmak bilimsel ve saygın bir iştir. Ancak bu saygın iş Üniversitelerin ilgili bölümlerinde yapılır. Asurca, Babilce, Hititçe, Sümerce … dilleri ve eserleri araştırmak gibi. Sonuç olarak; zorunlu “Osmanlıca Dil Dersi”ni liselerde okutmak isteyenler bunun olamayacağını çok çok iyi biliyorlar fakat bazı gerçekleri halktan gizlemek için böylesi yapay gündemlere ihtiyaçları var…

14 Aralık 2014 18:58
Gelen,giden hep adaleti hedef gösterdi

Sayın Burakgazi; Elinize sağlık, yargı sistemi içinde yıllarca çalışmış/görmüş biri olarak bu güne ait üzüntülerinizi bir, bir sıralamışsınız. "Demirel'li Yıllar"daki hukuksuzluk/adaletsizlikleri yaşamış/görmüş bizler ise, o günleri hatırladığımızda az da olsa, ara sıra koruyan hukuk sistemi vardı diye düşünüyoruz. Oysa bu gün o günleri bile arar olduk...

23 Kasım 2014 16:13
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1179
Kayıt tarihi
: 14.07.12
 
 

19/03/1950 yılında Bingöl-Kiğı- Zeynelli Köyü'nde doğdum, köyümde İlkokulu, Erzurum Yavuz Sel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster