Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Sosyal medya kezbanları

dört yıl yatılı olarak erkek lisesinde okuma gafletinde bulunmuş biri olarak sizi temin ederim, bu işin kadını erkeği yok. ayağından çıkardığı çorabı duvara yapıştıran, koltuk altı kokusu ile gurur duyan arkadaşlarım oldu benim. :) gerçi biz erkeklerin teke gibi kokması toplumda alışılagelmiş bir durum olduğu için anlatınca komik geliyor ama üzülerek belirteyim ki söz konusu varlıklar kadınlar olunca durum farklı. kadınlardan soğudum yahu!!! :) ne diye anlattınız ki şimdi bize bunları :) bu yazıdan önce biz ne güzel sanal alemdeki her dudağı büzük ablayı güzel sanıyorduk :) ama artık çok geç, okumuş bulunduk bir kez. şimdi işin yoksa bu travmayı atlatma yolları araştır dur :)

12 Mayıs 2017 11:47
Aşk bağımlılık mıdır ?

"Aşk temelinde sevgi olan duygunun ürünüdür..." Sahiden öyle midir Gülşah Hanım? Evet bu söylediğiniz de doğru olabilir ama bu yazının yazarı ben olsaydım eğer, giriş cümlem kesinlikle; "Sevgi aşk bağımlılığında açmış narin bir nilüferdir." olurdu... Selamlar ve de aramıza hoş geldiniz...

23 Aralık 2014 15:48
Sonbahar aşığı

bir sonbahar aşığı olarak gitmemeni öneririm. sakın gitme. gidersen geri geldiğinde eski seni bulamayabilirsin. hem biz 80 çocuklarının sarıdan uzaklaşması da oldukça zordur. sen sarıda kal.en fazla turuncuya git. kırmızı bile tehlikeli olabilir. çünkü güzel yazılar hep sarı ve turuncu arasındakilerden çıkıyor. mavi, yeşil, beyaz ve diğer renklerde güzel ama onlarda görüntü var ses yok. selamlar...

20 Temmuz 2013 12:38
İnternetten alışveriş yapanlar dikkat!

şu aralar tamda bu bahsettiğiniz durumları yaşamaktayım. GOLD Bilgisayardan bir dizüstü bilgisayar aldım bozuk çıktı geri gönderdim. sonrası yukarıda anlattıklarınız. 10 gündür bekliyorum. ne arayan var ne soran. paramla rezil oldum. herkese tavsiyem alacakları her neyse 100 lira fazla verip görerek almaları. internet sitelerinde müşteri memnuniyeti malı satana kadar. ondan sonra yandı gülüm keten helva. selamlar.

11 Şubat 2013 13:14
Aklımda

çocuk olsakta aklımızda olmasa. Hep kansak, unutsak. Büyüdük, unutmadık, aklımızda. Peki ödül ne?

08 Şubat 2013 16:39
Keşke...

keşke, keşkeleri almasaydım iyi kilerin yerine. keşke kandırabilseydim kendimi de başım yalancı göğe erseydi. (ne dedim ben ya!:) başlığı görünce ödüm koptu. çok zamandır keşke isminde bir deneme yazmayı düşünüyordum da yazamıyordum. eyvah dedim, geç kaldık galiba. yazınıza yapmayı düşündüğüm yorumu bile belirlemiştim. vallah benim aklıma gelmişti diyecektim yazacağım yorumda:) neyse ki sizinki şiir çıktı esma hanım:) bende böyle bilmece gibi bir yorum yazdım. ne dediğimi pek çözemedim ama sizin çözebileceğinize dair bir umudum var. bu kadar kısa bir şiire böyle bir yorum olur mu diyen arkadaşlar olursa onlara da bir şey demiyorum:) sadece selamlarımı sunuyorum...

28 Kasım 2012 10:22
Merhaba

merhaba.mizahla arası pek iyi olmayanların arasına hoş geldiniz.şimdiden söyliyim işiniz çok zor. buradaki mizah anlayışı bildiğiniz türden değil çünkü. şahsen ben çok uğraştım parçaladım kendimi ama beceremedim, hü hü hü olmadı ya! benim yazılarıma kimse gülmedi. yaptığım espiriler kimsenin karnını ağrıtmadı,"bunca yıllık okurum böyle komik blogçu görmedim" gibisinden yorumlar almadım.peki bu durum karşısında ben ne yaptım? mizahı bırakıp futbol yorumcusu oldum. şimdi rıdvan dilmenle yarışıyorum. güntekin geçen mesaj attı rıdvan ölünce beni alacakmış %100 futbola :) size de kolay gelsin diyorum. umarım bir gün, yani rıdvan ölünce NTV sporda beraber futbol yorumlamayız:)

21 Ekim 2012 23:03
Dosya masrafı almak için gelenler sinirlerimi bozuyor

bankaları ve bankacıları tanımasam sözlerinize inanacağımda maalesef bir sürü banka ve bankacı tarafından çeşitli konularda çok defalar KANUNİ GÖRÜNEN YOLLARLA kandırıldığım ve bir bankacı arkadaşımın yatacak yerimiz yok dünyada öte tarafa ne yüzle gideceğiz bilmiyorum, bu bankadaki yaptığımız hinlikler yüzünden sözünden hareketle pek inanamıyorum. ama tam sizin aradığınız gibi DELİKANLI bir müşteriyim merak etmeyin. 3 kuruş için, 3 kuruşuma tenezzül eden DELİKANLI! bankalara gidip paramı verin demedim hiç. çünkü bilirim ki bankaların yaptığı tüm soygunların kanuni bir altyapısı mevcuttur. hökümetimiz sağ olsun vatandaşın sağılması için gerekli tüm tedbirleri almıştır bankalardan yana.ortada bankalar tarafından öpülmüş bu kadar insan varken, yazdığınız bu cesur yazı için tebrikler...

05 Eylül 2012 09:06
Bazen...

"hiç hatam olmadı diyenler ise bilmezler ki hata yapmayan insan zaten bir şey yapamamıştır." ne kadar güzel ifade etmişsiniz. ben de hayatımda yaptığım hiçbir şeyden pişman değilim diyenlerle ilgili bir yazı yazmayı planlıyordum izin verirseniz bu güzel cümlenizi orada kullanmak istiyorum. elinize, düşüncenize, sağlık. yavru vatana selamlar...

03 Eylül 2012 14:49
Ha gayret, sağlıklı yaşam için mücadeleye devam!

keşke sağlıklı yaşayabilmek bu kadar kolay olabilse. tek sorun obezite ve hareketsiz yaşam olsa sorun kolayca çözülebilirdi. bir ziraatçi olarak diyebilirim ki sebze meyve ve hazır gıdalardan aldıklarımızı emin olun hiçbir yürüyüş yoga ve benzerleri gideremez.herkes hormon diye biliyor ama asıl sıkıntı kaynağı bu sebzelerdeki ilaç kalıntıları.pazarlarda satılan sebzelerin nasıl yetiştirildiklerini görmenizi isterdim. işin içine teknoloji ve çevre kirliliğide eklenince durum iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor.organik diye satılanların ise bir çoğu egzoz gazı yada fabrika bacalarının dumanları altında üretiliyor.üzülerek söylüyorum ama günümüzde sağlıklı yaşam ne yazık ki imkansız.kanserden korunmak için elimizde dua etmekten başka bir silahımız yok maalesef.bu arada MB'ye hoşgeldiniz.ilk bloğunuzda bu kadar kötümser bir yorum gönderdiğim için özür dilerim. ama ne yapayım gerçekler bunlar. selamlar...

01 Eylül 2012 12:26
Toplam blog
: 95
Toplam yorum
: 80
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 257
Kayıt tarihi
: 16.09.11
 
 

1980 İstanbul doğumlu. Yalova'da yaşıyor. Yazmaya çalışıyor...  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster