Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Agresif miyim? Küfür mü ediyorum? AKP’li miyim?

Siz sadece ve sadece samimi ve dürüstçe düşüncelerinizi açıklıyorsunuz...Ben sizi okurken bunları düşünüyorum, ve okuduğum her yazıda kafamdakilerin dışında bir bakış açısı görmekten keyif alıyorum. Dürüst yazmak konuşmak, doğası gereği keskin bir tarzdır, kimilerine küfür, agresyon gibi gelir:). Naçizane, prim de vermeyin ödün de derim, Selamlarımla.

04 Nisan 2008 08:39
Yan komşunuz MB yazarı olabilir!

Metin Bey yüzünden var mısın yok musun tiryakisi olduğumda aynını düşünmüştüm. Güzel bir noktaya değindiniz, yüzümüzü aydınlatan bir durum bu. Sevgilerimle

24 Mart 2008 09:25
Blog'da mizah var, asalım mı, besleyelim mi?

Siz keyfinize bakın abi...:),

03 Mart 2008 10:10
Ayşecik, Türbanlı Kezban'a karşı

Bir kadın olarak muhafazakarlık adı altında hemcinslerime dayatılan toplum dışına itilme çabasından hiç hazzetmiyorum. Başörtüsü veya türban toplumsal anlamda kadını dışarı iten herşeyin somutlaştırılmasıdır. İslamda bir kadının erkeklerin bulunduğu bir ortamda bırakın okuması, sesinin bile duyurması günahtır. Bu çelişkiye ne isim takılırsa takılsın (özgürlük, inancını yaşamak vb), geleceği son nokta şeriattır. Kadını, haremlik selamlık ortamlara, eve kapatmaktır. İnsanlarımız, haklısınız 'muhafazakar' dı. Böyle bir toplumduk...Ama bu övünülecek birşey değil.Türban üzerinden yapılan siyasal çabalarsa bu durumu düzeltmek adına en ufak bir gelişmeye kapı açmaz. Gelişmemiş aynen kalacaktır, gelişene de köstek olacaktır. Türkiye cumhuriyetinin temel ilkesi, 'muhafazakarlığı gözümüz gibi koruyalım' değildir. Bir de, korku, bilinmez karşısında acizliktir. Endişe duymak başkadır, mantıklı bir altyapı gerektirir. Ben endişe duyuyorum:). Sevgilerimle.

28 Şubat 2008 11:30
Fenerbahçe Türkiye Kupası’nı en son aldığında,

Eeee, napalım yani...:)). Sabah sabah zaten kaçık keyfimize garezinizi mi var:). Sevgilerimle.

28 Şubat 2008 08:28
Ayşecik, Türbanlı Kezban'a karşı

Gerçekten olayı böyle bir boyuta indirgemeye çalışanlar var. Zavallıları hırpalayan kötü şımarık zenginler...Böyle bir çabaya katıldığınızı hiç sanmıyorum. Yazınızda üzücü olan başka bir şey var: köylülerimizin kentleşmesi veya modernleşmesi, daha iyi şartlara kavuşması toplumca gururmuz olurdu. Sorun, bir iki rötüşla (başörtüsü modasıyla falan) modernleştiğini sanan, temelde kafa yapısında en ufak bir değişiklik taşımayan insanlarımız...Bu insanlar nasıl böyle oldu??? Temel soru da bu. Sevgilerimle.

27 Şubat 2008 16:58
Kadının kalbine giriş sınavı

yeni buluşmanda bol şans dilemek düştü. İhtiyacın var valla:)). Bir tüyo da naçizane benden olsun. Sen sen ol, sen ol sevgili Solohan:)). Kazanırsın, eminim. Sevgilerimle

27 Şubat 2008 16:08
Evlilik madalyonunun öteki yüzü

Bu kadar ağır olmasa gerek evlilik, insanlar paylaşmak, hafiflemek için evlenir...Böyle ağır hissediyorsa insan biran önce kurtulmalı ya bu ruh durumundan, ki eminim işe yarar, ya da evliliğinden...Selamlar, sevgiler.

25 Şubat 2008 15:27
Alyans parmağının hikayesi

Gerçekten açıklamadan çok etkilendim:). Bilgiye teşekkürler.

21 Şubat 2008 17:10
Kargalar gülsün buna

Hitabet sanatının incelikleriyle durum ne kadar idare edilir??? Merakla izliyorum ben de. Elinize sağlık.

21 Şubat 2008 17:02
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 939
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 1033
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster