Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Çıktım Palmiye ağacına...

Aliiiiiiiiiiiiiiiiiiii................ kaşınmaaaaaa:)) Seni seviyorum

25 Mayıs 2010 02:00
1 Mayıs 2010, Taksim'de olmak güzeldi...

Kızdırdın yine bu ihtiyarı.. Nasıl bir yazıdır bu Allah aşkına. Yavrucuğum, katıldığın bayram başkalarının değil senin bayramın, o izlediğin insanlar, canlanan anılar, yürüyen onbinlerde senin için, benim için, tüm insanlık için yürümeyi bilen yürekli dünya insanlarıydı. “ kah onlara katıldım” ne demek? Ötekileştirdiğin o onbinler’den farkın ne? “Farkım olmadığı için oradaydım” diyeceksin ya! O zaman yazını düzelt. Bir Mayıs insanların tepkilerini ortaya döktükleri bir miting değil. Bir BAYRAM canımın içi bir BAYRAM… Tıpkı Cumhuriyet Bayramı gibi, 23 Nisan gibi, Kurban Bayramı gibi, Yortu gibi, Paskalya gibi bir BAYRAM… ‘Emeği ile geçinen; müslüman, hıristiyan, musevi, alevi, sunni , katolik, protestan, dindar, ateist, kadın, erkek, yaşlı, genç, siyah, beyaz, Türk,Kürt, Çerkes, Ardahanlı, İstanbullu, Moskovalı, Newyorklu hemen herkesin bayramı… Onların değil senin de bayramın... Kutlu olsun..

04 Mayıs 2010 00:56
Tanrının Elleri.

Ağır ağır, sabırla. Güneyin kızıl çamlarına beklediğin poyrazları, Kuzey’in oğlu üfler mi bilemem; ama bu yazını, muhteşem Sezen Aksu sözlerinden oluşan , Zeynep Casali’nin yorumladığı “DUVAR” şarkısı eşliğinde dinleyerek okumalı insanlar. hani diyor ya “...Seninle bir daha aynı yolda yürümem/ Seninle yürüyene yolda tuzakların var/ Bir daha asla dokunmam tenine/ Senin teninden önce duvarların var/ Ben o duvarlara çarpa çarpa nasır tuttum/Ağlaya ağlaya yosun tuttum” Özü budur sanırım duygularının... Gramafon güllerin son nefesine dek hiç solmasın.. Sevgi ve sağlıkla kal.

04 Mayıs 2010 00:28
Armalı ceket, sarı düğme...

:)) sen var ya sen!!! Adamı ipe de götürürsün, mars'a da ... Rakı masasında sirkeyi uzo diye de yutturursun.. Ehh. uzun bir ara vermiştim bloga sayende tekrar başlayacağız demek ki.. Hem de ALİ GÜLCÜ dizisiyle.. Eminim en çok okunan yazılar arasında yer alacak... haydi hayırlısı bakalım.. :)))

26 Mart 2010 11:52
Baba, bizim caddemizin adı neden Ahmet Hakan Coşkun?

Sevgili Alptekin, Yazının gizli öznesi(!) olan ve babasına soru yöneltecek çocuk dilerim senin çocuğun olur. Soracağı sorulara Aliçetinkaya caddesini ekleyecektir eminim. Ve eminim vereceğin yanıta bir soru daha eklecektir. '' Peki baba niçin birleşik yazılıyor?'' Ardından Turgut Reis İlköğretim Okulu, Piri Mehmet Paşa Cami, Uğur Dündar Caddesi, Uğur Mumcu Meydanı... Ohoooo bunlar uzayıp gidecektir. Ve yine eminim ki sende Nişantaşı'ndan Silivri'ye geldiğinde babacığına sormuştun ''Oturdugunuz Pırı Mehmet Paşa Mahallesi'ne neden Yalı Mahallesi? deniyor baba?'' diye.. 'DOMPERIDON' nedir Alptekin ?:))

15 Ocak 2010 13:06
Güneydoğu / Adıyaman

Sevgili Akad, Yaman bir gezi yazısı olmak üzereyken Adıyaman, sanki biraz yavan mı kalmış ne? Hani katır üzerindeki sen? Ve katır inatlı katırcı? Hadi katırcının hatırı yoktu, katırında mı olmadı?

12 Ocak 2010 14:22
Yine beeen:)

Sevgili Çınar, Yaprak dökümü 2009'un en bi REYTİNG alan dizisi olmuş. Nergis'in rahmetli eşi de bu reyting modasına uymuş desene..Nergis'in ve kocasini sevenlerin başı sağolsun. Veraset işi tamamlandıysa Nergis'e talibim. Bir kere ismi muhteşem. Kendi de öyledir eminim. sevgi ve sağlıkla,,

05 Ocak 2010 10:04
Kitap yayımlatmanın en kısa yolu !

Sana ne oldu anacım yaaa?! hoppala yarim kış geldi, manava meneviş geldi..:)) Ne alakaysa? Senin yazında aynı lezzette. '' okuma o zaman abiciiim'' diyebilirsin elbet. Ben de o zaman 'sende onu okuma' demem mi? ve bu böylece bir kampanyaya dönüşmez mi? Millette işine geldiğinden kampanyaya bi rağbet, bi rağbet etmezler mi? Bak gördün mü iş nerelere kadar gidiyor. Yapma Şebocum yaa.. Bırak millet hem okusun hemi de yazsın, yalan dünyadan vazcaymasın..Blogunun içinde en güzel yer 8'inci paragraftaki eski dostunun ciğerlerine hücum ediş sahnesi.. Gerisi Ayşe'nin röportajı kadar dolu :)

18 Kasım 2009 14:54
44 / Malatya

‘Danişmentlerden başlayıp yakın tarihe de az bi değinseydin daha mı tatlı olurdu acep?’ diye geçti içimden. Cüneyit abi’nin filmlerinden aşina olduğumuz Battal Gazi, ceddiniz arasında yer alıyordu galiba. Peki Ya mekanları Cennet olası İsmet Paşa ( İnönü) ve oğlu Erdal İnönü, Eşref Bitlis Paşa, Turgut Özal…Ve onlarca sanatçı, siyasetçi, bilim adamı.. Hepsini saymaya kalkarsam bir blog yazmam gerekecek. İyisimi ahan da sana link : 44malatyam.blogspot.com/2007/09/malatyali-nller.html.. Haa. bu arada uzunca süredir ayrı kalınca gelişmeleri kaçırmışım anlaşılan. Kaynanalık sana yakışacaktır :) Allah tamamına erdirsin.. Sağlıkla ve mutlulkla

16 Kasım 2009 22:33
Garip'al enfeksiyonlar...

Bu yazıda ki tespitlerin yazılan günün konjektürel ( Yorumum bilimsellik kazansın ) yapısına uyum gösteriyor olsa da, bugün geçerliliğini kaybetmiştir. Oysa senin yazı stilin, eskimeyecek ve hangi zamanda okunursa okunsun bilgilenmeye yönelikti. Bknz:' Ejekülat mı? O da ne?' konulu yazı. Bu bağlamda güncel teranelerden ırak. her daim yararlanabileceğimiz konularda yazılarını okuyabilmek umuduyla küçüklerin gözlerinden öperim.

16 Kasım 2009 14:34
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 807
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1241
Kayıt tarihi
: 10.09.06
 
 

48 yıldır yaşıyorum.Gazeteciyim, müzisyenim, babayım... Önce insan ve iyi bir yurttaş olabilme çab..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster