Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Milliyet Blog MİM - Neden Blog yazıyoruz?

Mesajın üzerine geldiğim sayfanda bana atfettiğin onur duymama neden olan kompliman için teşekkür ediyorum. Seni tanımıyorum. Ya da önceden tanıyordum, isim değişikliğin sonrasında tanıyamadım? “Mimlenmek” beni, 1980 öncesindeki günlere götürdü anı defterimde. Ve rahatsızlık duydum açıkçası . Geçmişte yaşanan acıları anımsattığından belki.. Mimlenmiş öğrenciler içinde olmuş olmak ve sıkça dayak yeme, ölüm tehditi alma gibi korkulu anlar canlandı bir an hafızamda.. Tüm bunlara karşın, genç bir kalem arkadaşımın bu organizasyonunda bir enstürüman olmaktan rahatsızlık duymadım. Tutacağını sanmadığım bu projen için kutluyorum. Nedenini ise izninle üzerime yüklediğin ödevimde kendi blogumda yazmayı düşünüyorum. Sevgi ve sağlıkla

20 Ocak 2009 22:07
Osman Gazi ile Can Yücelin ortak noktası nedir?

Bir çokları bilir de bilmeyenler için! Nazım Hikmet, Bursa Cezaevi'nde mahpustur. Bir gün cezaevinin denetimi için bir müfettiş gelir. Denetimini tamamladıktan sonra hapishane müdürüne "Nazım da buradaymış, çağır da görelim nasıl biridir?" der. Nazım'ı odaya getirirler. Müdür koltuğuna mağrurca kurulan müfettiş, "Demek Nazım sizsiniz?" der ve Nazım'ı tepeden tırnağa süzer. Müdür, kısa bir konuşma yapar ama Nazım'a oturması için yer göstermez. Bir süre sonra "Gidebilirsiniz" der. Büyük usta kapıdan çıkarken duraklar ve müfettişe dönerek: "Ömer Hayyam adını duydunuz mu?" Müfettiş hemen atılır: "Kim bilmez Hayyam'ı?" "Peki, Hayyam zamanında İran hükümdarı kimdi?" Şairin bu sorusuna müfettiş şaşırır. Nazım kısa bir süre bekler ve devam eder: “Görüyorsunuz sanatkârı hatırladınız ama hükümdarı hatırlamadınız. Yıllar sonra beni dünya hatırlayacak ama dönemin Adalet Bakanını ve sizi kimse hatırlamayacaktır.” Anlayana sivri sinek saz!:)

13 Ocak 2009 20:24
Biz yine radyo dinliyorduk...(!)

değil elbette...Kendini o kazaların suçlusu görüp depresyona girmeni istemiyorum. Daha kitabını bitirmen gerek, Senaryoya yoğunlaşman gerek,bana kahvaltı ısmarlaman gerek:)) " Hızlı yaşa genç öl..." mantığındaki ŞÖFER(!) ler arkada bıraktıkları gözü yaşlı ailelerini düşünmüyorlar, Arkasında, yanında ya da önünde giden sürücüleri de düşünmüyorlar ve Şanslısın ki, durduğun sarhoş ŞÖFER(!) deniz gözüne mor far nakşetmemiş. Duyarlı bir yurttaş olmandan dolayı kutluyor; seni, yılın radyo dinleyerek yolculuk yapan ve cankurtaran EN DUYARLI ADAM SÜRÜCÜ olarak ilan ediyorum.

13 Ocak 2009 19:22
İsrail’den yükselen aykırı sesler!...

Gazze’deki Cebaliye mülteci kampında yaşıyordu. Sokakta oynuyordu 10 Şubat 1989 günü. Sokaklarında çocuklara çikolata ve bebek dağıtan İsrail Devriyesi’ne oyuncak tabancasını doğrulttu “bang bang!” dedi. Devriyeden üç asker hemen koşup Ali’yi yakaladılar. Birisi oyuncağı alıp kırdı, sonra çocuğun sağ elini kavradı. Diğer asker de sırtından tuttu. Üçüncüsü ise Ali’nin uzanmış koluna tahta jopuyla vurmaya başladı. Bu arada yüzüne de şiddetli tokatlar atıyorlardı. Müdahale etmek isteyen komşular, devriyedeki diğer askerler tarafından engellendiler. Askerler yüzüne ve kırılıncaya kadar koluna vurmaya devam ettiler. Sonra içlerinden biri Ali’yi kaldırıp kaldırıma fırlattı. Çocuk yere düşünce diğeri tüfeğinin dipçiğiyle sol omuzuna vurdu ve küfrederek çekip gittiler. O askerler bugün 40’a merdiven dayadı. Ali bugün 23 yaşından 24 e geçti mi bilemiyorum.

12 Ocak 2009 23:50
Tıkta Benim de Tuzum Bulunsun

Bir önceki blogunda seni öpmediğimi söylemiştim ya! Ağabeyinin kurnazlığını görüyor musun? "Şimdi bunu okuyanlar acaba bir öncekinde neden öpmemiş " diye merak edip onu da "tık"layacaklar. Ehh bu kıyağımı da unutma :))) Öptüm kocaman.:)

11 Ocak 2009 01:27
Vygotsky Ve Piaget’nin Düşünme-Dil İlişkisi Bağlamında Karşılaştırılması

"Vygotsky was born in 1896 in Orsha, in the Russian Empire (today in Belarus). He was influenced by his cousin David Vygodsky and tutored privately by Solomon Ashpiz and graduated from Moscow State University in 1917. Later, he attended the Institute of Psychology in Moscow (1924–34), where he worked extensively on ideas about cognitive development, particularly the relationship of work that is still being explored. He died in Moscow of tuberculosis at the age of 37" diyor wikipedia. kimmiş diye merak etmiştimde :)) Üniversite tezi gibi bu ne Allah aşkına? Kardeşimi ve yeğenlerimi öpüyorum. Seni ı-ıh.. Belki "TIK" yazında :)))

11 Ocak 2009 01:23
''Yemekteyiz'' veya ''Zehir zıkkım olsun inşallah!''

Yoksulluk, açgözlülük, popülarite Üç kuruş para uğruna kendi kişiliklerinden ödün verenler, bu ödünden trilyonlarca liralık kazanç elde edenler ve lafa gelince mangalda kül bırakmayıp “ vatan-Millet_Sakarya” nutukları ile güya toplumu yönlendirme gayretinde olan kendilerine de “SANATÇI” payesi verilenler… Televizyon ekranlarında kıran kırana bir rant savaşına dönüşen bu programlar sadece yapımcıların ve kanalların servet edinmelerine olanak sağlamakla kalmayıp, sponsorları, sms'ler vasıtasıyla telekominikasyon şirketlerini, reklamcıları ve o tür programlarda kendilerini "uzman" zanneden "jüri üyesi" sıfatlı insanları da yeterince tatmin ediyor.Tüm televizyon kanalları arasında yayımlanan yarışma adı altındaki programların sadece %2'si kültür ve bilgi yarışması. Bir çoğumuzun duygularına tercüman olan bu acı ve ibret tablosunun bundan iyi açıklaması da olmazdı. Düşüncene sağlık.

25 Aralık 2008 03:11
Vakit alacakaranlık...

Kalır mı kırk uçuracak, kırk çıkaracak, kırk kulbu kırık küpün, kırk odalı kırk kilitli mahzenin önemi? Yusufla Züleyha’yı, Keremle Aslı’yı, Leyla’la Mecnun’u kim yaşar, kim yaşatır? Kara kediler çıktıkları ağaçta kalsın, O ağaca balta vuran el olmasın, Sular çürütmesin yaşam versin ağaçlara, dağlar yanmasın, düşmesin yüreklere ateşi ve aşk hep sürsün, bulaşıcı hastalık olsun sevgi… Sen Neşe’m adını zerk etmeyi sürdür biz dostlarına yaşadığımız sürece..

17 Aralık 2008 01:40
Aç kalmam ben!

Bu şarkıda Ahmet kadehi atınca ardından gelmesi gereken şarkıyı unutmuşsunuz kardeşim. Üsnü'den bile iyi üfleyen gırnatacının kısa meyanı ardından Ahmet girmeliydi " At kadehi eliiiinndeeeeen, bin parçaya bölüüüünnsüüüünn, dökülsün meyler yereeeee, hatıralar gömülsün".. Sen böyle bir gece yap ve bana haber verme ehh, Allah büyük! :(

23 Kasım 2008 03:33
Garden Fiesta... Öncesi ve Sonrası...

Kıskandım!!!

22 Kasım 2008 17:23
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 807
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1241
Kayıt tarihi
: 10.09.06
 
 

48 yıldır yaşıyorum.Gazeteciyim, müzisyenim, babayım... Önce insan ve iyi bir yurttaş olabilme çab..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster