Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
İşte, beklenen "hikaye anketi"

Şu gergin ortamın üzerine ilaç gibi oldu yazınız... Anketi görmüş ve yanıtlamış birisi olarak sizi aydınlatayım. Şifrenizi girerek açtığınız size özel sayfa ekranda belirdiğinde, bir bilgi kutucuğu şeklinde anketimiz açılıyor. Ama anket diye gözünüzde o kadar büyütmeyin. Çünkü sizin anketiniz 10 soru X 4 şık= 40 şık iken, bu anket 3 şıktan ibaret:) Sayfasında anket açılmayan bir çok arkadaşım mevcut sizin gibi. Sanırım teknik bir aksaklık vardır ve önümüzdeki günlerde düzeltilecektir. Güzel yazılarda buluşmak dileğimle... Sevgiler...

22 Ocak 2008 16:07
THK Çankaya Şubesi Öykü Yarışması

Jüri üyesi olarak bana öneride bulunmanızdan büyük bir onur duydum. Konu ile ilgili sakıncalarımı sizinle paylaşmıştım. Ama buna rağmen bana vermeyi uygun bulduğunuz bu görevi layıkıyla yerine getirebilmek için elimden geleni yapacağım. Böylesi güzel bir yarışma organize ettiğiniz için sizi tebrik ediyorum. Sevgilerimle...

21 Ocak 2008 15:30
De te fabula narratur

Yazdıklarının tümü, son yazıma gelen yorumların genel bir raporu gibi olmuş Celal. Son derece derli toplu bir şekilde meramımızı anlatan bu anlamlı yazın için sana gönülden teşekkür ediyorum. Yaşamımızdan öykü eksik olmasın:) Sevgiler ve selamlar....

21 Ocak 2008 12:43
Paramparça...

En sevdiğin şiirlerden birisi olarak kalsın. Parçalanma arkadaşım. Sular durulmadan önce belki de bir çalkalanma sürecinden geçiyoruzdur. Biz öykülerimizle hep var olacağız. Sen hiç canını sıkma. Su akacak ve yolunu bulacak... Güzel öykülerimiz olacak... Her zaman... Sevgimle daima...

20 Ocak 2008 20:29
Peki ya bundan sonra?

Bizler yazılarımızla bulduk birbirimizi. Birbirimizi hep teşvik ettik, hatta cesaret verdik. Sen de bu öykü maceramda bana en büyük desteklerden birisi oldun her zaman. Yaşamım sürdüğü sürece öykülerim devam edecek. Hatta eğer şanslıysam benden sonra bile... Güzel öykülerde buluşmak üzere arkadaşım. Kucak dolusu sevgiler...

20 Ocak 2008 20:22
Yağmur duası...

İlahi Serdar... Ama baksana deney yapan babalar kaş kirpik yakabiliyorlarmış. Yani bu durumda kaşlı kirpikli tek parça babalar istiyorsak bir yerde müdahele etmek de gerekiyor sanırım:))) Mizahi bir dille anlattığın olayda aslına bakarsan çok da önemli bir noktanın altını çiziyorsun. Deneylerle yağılan eğitimler son derece akılda kalır ve öğretici olur. Bu mantıktan yola çıkarak, müfredata konan bir konunun, bir çocuğun gözünde nasıl şekillenebileceğini "öğretmenin" mutlaka tahmin ediyor olması gerekir. Çocuklar sabırsızdır. Söylenen bir şey anında olsun ister. Heveslidir. Ama tabii bir yere kadar. İşte senin kızında da durum bu olmuş. Ayrıca ilkokul öğrencisi bir çocuğa "iki kızgın bulutun kavgası sonucu dökülen gözyaşları" şeklinde anlatılan yağmur tarifine ben de takıldım açıkçası. Ama gözünü seveyim deneyleri sen yapma e mi:) İyi pazarlar arkadaşım...

20 Ocak 2008 11:29
Renkler solmasın

Bu kadar emek vermek ve hassas olmak, burayı ne kadar ciddiye aldığımızla olduğu kadar kişilik yapısıyla da ilgili. MB içinde farklı renkleri barındıran bir platform. Her tür yazılan yazının okuyanı mutlaka var. Benim ilgimi hiç çekmeyen bir konu, okunma rekorları kırabiliyor. Bu, çok renkliliğin eseridir. Şimdi ben bu sayfalarda merakla beklediğim öyküleri okuyamayacaksam ya da yazamayacaksam, benim için renkler artık soluyor demektir. Sevgili Ümit Culduz, yazıma yaptığı yorumda şöyle demiş "Bu kantar, bu sıkleti taşımıyor artık sanırım". Verdiğim cevap ise şöyleydi "Eğer öyleyse kantarı güçlendirmek gerek, sıkleti düşürmek değil"... Hala da fikrimde sabitim. Desteğin için tekrar teşekkür ederim. Sevgiler arkadaşım...

20 Ocak 2008 10:46
Renkler solmasın

İsterim ki, parlaklıkları gözlerimizi kamaştırsın. İzlemeye doyamayalım. Sevgili Engin, kendi bloglarının değerlendirmesini yapmışsın. Ben de senin gibi, yazar olma ya da kendini ispatlama çabasında bir insan değilim. Burada bizler gibi bir çok arkadaşım da sadece yazıya gönül verdikleri için bulunuyorlar. Hayat zaten yeterince sıkıcı ve gergin. Hiç olmazsa burada nefes alıp veriyorduk. Kendimi ifade etmenin bana en yakın şekli öyküler. 13 askerin şehit edilmesi haberini bile ben, bir öykü üzerinden anlatmayı uygun bulmuştum kendimce. Ayrıca öyküler hayatın tam da kendisi değil mi? Kimi zaman yaşadığımız olayları bile sanki biz yaşamamışçasına bir öykü formatında aktarabiliyoruz. Senin de dediğin gibi her kelimenin, cümlenin sonunda en güzeli yakaladığımızdan emin olmadan, bir yenisine geçemiyoruz. Devamı 2. yorumda....

20 Ocak 2008 10:39
100. yazı şeyi

Üreteceğimiz ve birlikte paylaşacağımız daha nice güzel yazılara. Kucak dolusu sevgilerimle...

19 Ocak 2008 21:53
İlk aşk...

Ve sanırım bir süre sonra yaşam yorgunu yürekler, belirsizlikleri kaldıramayacak kadar hırpalanmış oluyor. Ne mutlu sana ki öykünü yayınlayabildin ve bizler de bu güzel öyküyü okuma fırsatını bulduk. "Bundan böyle" öyküler olmayacakmış bu sayfalarda Neşe Can! Her zaman sevgimle...

19 Ocak 2008 20:51
Toplam blog
: 78
Toplam yorum
: 1402
Toplam mesaj
: 249
Ort. okunma sayısı
: 1647
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

30 yıldır Antalya'da yaşıyorum. Akdeniz Üniv. Tıp Fakültesi mezunuyum. "Tıbbiyeden her şey çıkar, ar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster