Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ben Yağmurum

Duygularına sağlık. Çok anlamlı şekilde ifade etmişsin. 74 de ilk kızımın adını da Yağmur koymuştum. Afyonda doktorluk yaptı. Doğanın ilahi rahmeti sadece yer yüzünü yıkamıyor. Sadece doğa duş almıyor... Ruhlarımız da yıkanıyor yağmurda. Sevgilerimiz arınıyor, duygularımız temizleniyor ve ıslanan toprak gibi yüreğimiz de kabarıyor... yeni sevgiler yaratmak için...

09 Nisan 2008 09:38
Adını söylemekte zorlanıyorum

Niye yarım bıraktın? Şiir demişin ama güzel bir nesire kaptırmış gidiyordun, güzel bir yerlere bağlayabilirdin. Azıcık umut, biraz sevgi, bir tutam yeşillik de kat. Güçlü bir kalemin, özgün duyguların, çarpıcı ifadelerin var. Devam et. Karamsarlık, resmine yakışmıyor. İyilikler seninle olsun. Sevgiyle kal...

10 Mart 2008 16:30
Uyan ey millet

Duyarlılığınız için, Sorumluluğunuz için, Bilinç düzeyiniz için, Anlatımınız ve uyarınız için, Emeğiniz için sonsuz teşekkürler. Yanlız olmadığımızı biliyoruz.

07 Mart 2008 16:57
Ayrılık... ayrılık... aman ayrılık

Not. Bu yorum unuttuğum son cümleyi tamamlamak içindir.

Resmimi merak ettiniz? Ne alaka mı?
Şey canım... ayıların somonların ayrılığına duyduğu özlemin ifadesi. Gülmeyin. Beste yapacak halleri yok heralde.

30 Eylül 2007 12:17
Eyvah ! Kocam hasta

Hay Allah... Eşimle ilişkilerimi gözden geçirsem iyi olacak. Ama benim hasta olma ya da olursam ah.. vahhh etme huyum yok.. Numaradan denesem mi acaba... ya olumsuz olursa... Yok...yok.... en iyisi ona bir şans vereyim! Bu yazıyı okutayım.... Aklınıza sağlık, mutluluklar

12 Eylül 2007 13:48
Şehvet düşkünü Fahriye

Kutlarım. duygusal bir anlatım. Her anını tiplerin kimliğine bürünerek yaşadım. Sormadan edemeyeceğim. Mağdur olan kim? Ortada sadece arayış içinde olan iki adet dibi kara tencere var. Kızın hatası sadece karşıdakinin daha kara olduğunu düşünmek. Anahtar deliğinden baktığından 6 saat evveli kendisi ne yapıyordu? İzin verseydi belki adamda aynı pişmanlığı duyabilirdi. Ya da hakan efendi hayvanlık etmeseydi (karnım doydu eyvallah) Fahriye ne yapmaya devam ediyor olurdu...

31 Ağustos 2007 09:24
Kıskanmanın dayanılmaz ağırlığı...

Merhaba, güzel yazmışsınız. Elimde olmadan yorum ekleme sorumluluğunu, "paylaşımla" karışık hissettim. Yazınızdan aldığım ilhamla bazı tesbitlerimi eklemek istiyorum. 1. İnsan "ab-ı hayatı" dahi aramış ama kıskançlığın çaresinin aranması gerektiğini bile düşünmemiş. 2. En öldürücü kanserin tedavisin de çalışılmış. Ya kıskançlık. Kanserden daha mı az ızdırap verici. Daha mı az hastası var. 3. Kıskanma değişik şekillerde her canlıda var. Bir yere kadar doğal dengenin bir parçası. "Tuzsuz, bibersiz yemeğin lezzeti" hep sorgulanmış, 4. Sorun; "gelişmemiş kişilikler"de, sergilenen "ölçüsüzlükte" olsa gerek, 5. Sorun; "ben neymişim be abi" diye düşünen zavallı hasta ruhlarda olsa gerek, 6. Sorun; Sadece kendi mutluluğunu düşünen, diğerlerini yok sayan "ben merkezli doyumsuz" kişilikte olsa gerek, 7. Sorun;"sel yatağına bina kurmaya kalkanda", "rüzgarda mum yakmakta ısrar edende" olsa gerek, 8. Sorun; Karşı tarafın "şanslı yada şanssız" olmasında olsa gerek.

13 Ağustos 2007 14:33
Egosundan arinmis anne ve babalar

Adresini annen verdi. Karaladığı beyaz tahtadaki eserinin güzelliklerini paylaşmak için. Kutluyorum. Bazı şeyleri eklemek istiyorum. Birincisi; Herkesin kişiliği yaradılışından gelir. Anne babalar her beyaz tahtaya ancak bildiklerini karaladıkları halde iki kardeşin çok farklı olmasının nedeni de budur. Yani çocuklar kişilikleri itibariyle ailesinin klonlanmış modelleri değildir. Yoksa çok kolay olurdu. Her türlü olumsuzluğun faturasını ebeveynlere çıkarır, işin içinden çıkardık. İkincisi; Kim bilerek ve anne baba oluyor ki. Büyük çoğunluk sürtünme kaybı. İyiki de öyle. Yoksa benim de dünyaya gelme olasılığım sıfırdı. Ana babaların en iyi tarafı evlatları için her şeyin en iyisini istemeleri ve ellerinden geldiği kadar buna çabalamaları. Çoğu zamanda kendilerini bu göreve adayarak öz yaşamlarının farkında olmamaları. Allah iyiki bu duyguyu da vermiş. Tabi her şeyin fazlası boğduğu gibi bunun da bir ölçüsü var. Bireye düşen ana babasından aldığı olumlu örneği kendininkilere yansıtmak.

30 Temmuz 2007 13:19
Toplam blog
: 193
Toplam yorum
: 1060
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 969
Kayıt tarihi
: 01.08.07
 
 

Bilecik doğumluyum. Emekli Eğitimciyim. Ankara'da ve yazları Kuşadası'nda yaşıyorum Günlük uğraşl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster