Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Meltem Kaynaş

Sayın Çiğdem Timur, "Ahlâk Gri Kabul Etmez" başlıklı yazıma yazdığınız güzel yorumunuza çok teşekkür ederim. Telefonumun gazabına uğradığım için, yorum onayı vermek isterken, ne yazık ki iptal ettim sanırım güzel yorumu, bu yüzden yayınlayamadım. ?? Dediğinize aynen katılıyor, başarılarınızın devamını diliyorum. Sevgiler. Meltem Kaynaş

13 Aralık 2016 16:28
CEVAP

Yorumumun yayınlanması önemli değil sevgili Meltem hanım. Benim de başıma geldi bir iki kere. Yazınızın okunması daha önemli, çünkü esas meseleyi çok güzel ve nitelikli bir anlatımla gözler önüne sermişsiniz. Sadece MB de önermekle kalmadım, sosyal medya üzerinden de paylaştım bu sebeple. Tekrar kaleminize sağlık diyorum. Yazılarınızı takip edeceğim. Selam ve sevgilerimle, inceliğiniz için de teşekkürler:)

13 Aralık 2016 22:45
yucel evren

Siz daha çok yazmalısınız.. sizin gibiler umut verir insanlara... Sağolun derler insanlar size.. selamlar..

29 Kasım 2016 17:44
CEVAP

Çok teşekkür ederim bu güzel motivasyon için...Keyif alarak okuyan bir okuyucunun olması ne değerli! Aynı hissi başka okuyuculara da verebiliyorsam ne mutlu bana. Siz de yazın, enteresan bir yazım tarzınız var.

29 Kasım 2016 22:09
cdenizkent

Çiğdem Hanım...Size, biraz tarih bilgisi veren; örneğin "tek adamlık konusunda",Atatürk'ün,İsmet İnönü'yü bir gecede Başbakanlık'tan nasıl ayırdığını ve de bir de "milli irade" konusunda...O mesajım ne oldu? Ben sizin gibi "cesaretiniz varsa" demiyorum; çünkü bu deyiş tarzı, bana uymaz. O yüzden, kibarca ifade edeyim; "Neden yayınlamak gereği duymadınız acaba" diyeyim...Biraz önce de, "tamamen gerçek dışı" bir mesajınız aldım ve yanıt verdim...Bakalım ne yapacaksınız...Selamlar.

22 Ekim 2016 12:04
CEVAP

1. Mesajlarınızı yönetim panelimde gördüğüm an itibariyle yayınlıyorum benden kaynaklı bir gecikme söz konusu değildir. . 2. Yazıdaki yanlışınız ve çarpıtmanız İngiltere'nin yönetim biçimine ilişkindi, bunu yorumunuzda kısmen düzeltmişsiniz. Benim ifade yanlışlığım " yazıdan çıkarmak " şeklinde olmuş. 3. Evet, sadece bildiklerinizi değil, benim yazdığım yorumu da çarpıtarak cevaplamışsınız. 4. Adı " Egemen " olan yeni doğan torununuza sağlıklı, uzun ömür diliyorum. Profil resminize torunlarınızın değil kendi fotoğrafınızı koyar ve takma isim değil, gerçek isminizi yazarsanız ( bunu yeni öğrendim ) belki engin bilgilerinizi yazdığınızı iddia ettiğiniz kitap ve bloglarınızın gerçekte kime ait olduğu öğrenmiş oluruz. 5. Kim olduğunuzu saklama ihtiyacı duyarak bunları yazıyorsanız, yazacağınız hiçbir yorum ve mesaja tarafımdan cevap verilmeyecektir.

23 Ekim 2016 22:10
cdenizkent

Merhaba Çiğdem Hanım...1-Bloğunuza, "hayret ederim" yazmışsınız. Neye hayret ediyorsunuz? Ülkenin nasıl yönetildiğini bilmediğime mi? 2-M.Kemal Atatürk'ün, Başbakan İnönü'yü bir gecede başbakanlıktan aldığını biliyor muşunuz? "tek adamlık" işte budur. Eleştirmiyorum; çünkü İnönü bunu hak etmişti...3."ciddi yanlışlar ve/veya çarpıtmalar" yaptığımı söylüyorsunuz.(Eğer "milli iradeden söz ediyorsanız, bu konuda iki bloğum var.Lütfen okuyun). Ama ben size birkaç cümle ile özetleyeyim. Milli irade, içi doldurulmamış bir kavramdır. Şimdiye kadar hiçbir ülkede gerçekleşmemiş ve gerçekleşmesine de imkan yoktur. Günümüz demokrasisinde, genellikle "çoğunluk iradesi", milli irade" olarak algılanır. 80 milyonluk ülkemizde, ülke yönetimine esas olacak bir "milli iradeye" kimlerin dahil edileceğini söyler misiniz? Henüz bugün dünya gelmiş "adı Egemen olan) torunum da, bu milli iradeye dahil midir?...O katmazsanız "milli irade" eksik kalmaz mı?Selamlar.

21 Ekim 2016 19:53
cdenizkent

Çiğdem hanım... Sizi utandırmamak için aklımdan geçenleri,yorumunuza verdiği yanıtta dile getirmedim...Yorumunuzda kullandığınız dilden hiç hoşlanmadığımı belirtmek ister...Derin bir tarihi ve siyasi kültüre sahip olmadan kişiliğe yönelik kesin yargılar kullanmak çok yakışıksız...Umarım, bundan sonra daha dikkatli olursunuz...Bu arada şunu da eklemeliyim. Cumhuriyet Dönemi ve Atatürk konusunda yazdığım iki kitap, 28 Şubat döneminin Milli Eğitim Bakanlığı tarafında "faydalanması gereken ve tavsiye edilen 100 kitap arasına girmiştir...Daha dikkatli olun...Selamlar.

20 Ekim 2016 13:20
CEVAP

Cdenizkent bey. Blogunuza yaptığım yorum, başlıkta sorduğunuz soruya verdiğim kişisel cevabım ve yazınızda hatalı bulduğum noktalara ilişkin değerlendirmelerimdir. Yazdiklarımda şahsınızı utandiracak hiçbir unsur olmadığı gibi beni utandiracak da bir durum yoktur. Sizin aklınızdan geçenlerden siz sorumlusunuz. Hem yorumumu hem de bana yazdığınız mesajı tekrar okumanızı öneririm ve ben sizi daha dikkatli olmaya davet ederim Selamlar

21 Ekim 2016 10:07
Nizamettin BİBER

Çiğdem hanım, entropiyi karmaşa anlamında kullandım, selamlar

02 Ekim 2016 15:36
CEVAP

Teşekkürler Nizamettin bey...İnternet'te bir fizik terimi olarak geçtiği için sizin cümle içinde ne anlamda kullandığınız konusunda net olamadım.Selamlar

03 Ekim 2016 12:46
Kerem. PORAZAN

Merhaba.. Cemal Süreya 'ya ilişkin yazıma gönderdiğiniz yorumu yanlışlıkla silmiş bulundum.. Çok özür dilerim.. Şayet sizi yormayacak ise, lütfen yeniden yorum yazar mısınız.. Bâki selam ve muhabbet ile, Kerem

29 Eylül 2016 10:29
CEVAP

Rica ederim, elbette...Harika bir anlatımdı. Sosyal medyada da paylaştım. Benden de selamlar, saygilar.

29 Eylül 2016 13:20
Ata Kemal Şahin

O acı günlerle ilgili benim de bir blog'um var. Can dostlarımın hikayesi: http://blog.milliyet.com.tr/duru-ldu-o-gece--/Blog/?BlogNo=167133#aCom

06 Eylül 2016 08:34
CEVAP

En kısa zamanda okumak isterim.Teşekkür ederim.

06 Eylül 2016 15:01
Abdülkadir Güler

Sayfama hoş geldiniz Çiğdem Hanım,ben de sizi okumaya devam edeceğim. Sağ olunuz....

01 Nisan 2016 20:48
CEVAP

Çok teşekkür ederim Sayın Abdülkadir Güler.Seyahat halindeyim, mesaj ve yorumlara geç dönebildim. Selam ve saygılarımla...

06 Nisan 2016 14:32
Abdullah Çağrı ELGÜN

Büyümenin farkına varmak, büyümek, büyüklük gösterebilmek, SONSUZ SABIR, SONSUZ HOŞGÖRÜ, SONSUZ SAYGI ve SONSUZ SEVGİ... DÜŞMANIMIZI BİLE BAĞRIMIZA BASABİLECEK KADARGENİŞ ve EVRENSEl düşünmeye başladığımızda HERKES BİZİMLE BİR, AYNI HERKES BİZİM TA KENDİMİZ; BİZ "O" yuz. "O" da bizdir. O zaman hata ve kusur aramayız. Hataları ve kusurları örtmekte GECE gibi olunuz. Her karşılaştığına GÜLERYÜZ GÖSTEREREK, GÜLÜCÜKLER DAĞITARAK bakman fakire, yoksula sadaka vermek gibidir. Biz günde kaç kişiye sadaka veriyoruz değil mi? Kaç kişiyi affediyoruz? Kaç kişiyi hoş görüp bağrımıza basıyoruz?... Yapmaya devam edelim... Mümkün onların bize benzemesini isteyemeyiz; fakat yavaş yavaş BİLEŞECEKLERDİR... Yazınızı bu çerçeve içerisinde tebrik ediyor, daha çok daha güzel ve daha nice verimli yazılara diyorum. Abdullah Çağrı ELGÜN Saygı ve selamlar.

06 Aralık 2012 15:21
CEVAP

Çok teşekkür ederim Abdullah bey, Evet,yargılamamak,olduğu gibi kabul etmek,ruhu ve kalbi temiz tutmak gerek...Zor ama öğrenilebilir yoksa nasıl tekamül ederiz?Selamlar

07 Aralık 2012 22:40
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 468
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 743
Kayıt tarihi
: 18.11.12
 
 

1967 yılında İstanbul'da doğdum.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden 1988 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster