Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
derinmavi..

Mesajıma yazdığınız yanıtı okuyunca masmavi oldum desem:)) Aslında okuduğumdan beri yanıt yazıp yazmama noktasında kaldım. Çünkü zaten mesajıma yanıt vermiştiniz. Ama "Bir doktor olarak dilimizi kullanma düzeyiniz oldukça etkileyi" cümleniz yok mu! Gerçekten dili sizin gibi kullanan ve "önemseyen" biri tarafından böyle "nitelenmek" çok özel benim için. Çünkü burada yazmayı, aslında "yazmayı" çok önemsiyorum ben. Bir yazımı yayına almadan önce "kırk kere okuyorum" desem emin olun abartmış olmam. Yazım klavuzu da elimin altında. Ve eminim çok takılırsam size de sorabilirim. Yazdıkça öğreniyorum ve öğrendikçe seviyorum yazmayı. Sadece rakamları sevdiğimi sanıyordum, kelimeleri de seviyormuşum. Çok teşekkürler katkınız için. Selamlar ve sevgiler, maviyle...

28 Ekim 2007 16:08
CEVAP

İletinizi yanıtlamakta gecikmemi bağışlamanızı dilerim. Evinde anadilinin sözlüğünü ve yazım kılavuzunu bulundurma gereği duymayan, evinde bunları bulundursa bile bir sözcüğün anlamı ve yazımı için açıp bakma gereksinimi duymayan insanların çoğunlukta olduğu bir toplumun insanlarıyız. Bu nedenle, yazmayı sevmeniz, "ben her şeyi biliyorum" tavrından uzak, insanın sürekli öğrenmesi gerektiği bilincinde olmanız sevindirici. Yazarken özenli davranmanız ve anadilinize karşı saygılı olmanız, kendisine saygısı olan insanlarda görülen bir özellik. Sizi kutluyorum, çünkü bu özelliğe sahip olanlar çok değil. Dil konusunda gerek duyduğunuzda sizlerle tartışmaktan mutluluk duyarım. Sevgiler...

14 Kasım 2007 14:16
derinmavi..

Öğrenciniz Muharrem'in son güncesini okuduktan sonra farkettim yazılarınızı. Günce yazan birinin yazılarının hepsini okumayı tercih ederim genellikle. Bu anlamda yazılarınızın sayısının az olması okumamı kolaylaştırdı.:)) Elinize, yüreğinize, aklınıza sağlık. Sevgiler, maviyle...

25 Ekim 2007 15:13
CEVAP

Merhaba, Sevgili öğrencim Muharrem, 26 yıl gibi uzun bir süreden sonra bu sayfalarda buldu beni. Benim için oldukça duygu yüklü bir buluşmaydı bu. Sizlere ulaşmamı sağlaması da çok güzel. Zaman ayırıp yazılarımı okumanız beni çok sevindirdi. Ben de birçok yazınızı okudum. Bir doktor olarak dilimizi kullanma düzeyiniz oldukça etkileyici. Yorumlarınız ve ilginiz için çok sağ olun. Sevgiler...

27 Ekim 2007 21:53
MuDo

O sizsiniz. Adınızı görünce, sayfanıza tıklarken resminizin çıkacağına adım gibi emindim. Binlerce öğrencileriniz içinden birisi olarak, benim alanıma gelmeden anımsamaya çalışın ne olur. Bakalım olacak mı? Anımsayabilecek misiniz beni. Saygılar sunarken, özlemle öpüyorum elleriizden. Görüşmeye devam edeceğim.

17 Ekim 2007 17:59
CEVAP

Merhaba Sevgili Muharrem. Senin alanına girmeden anımsadım seni. Öğrencilerin unutamadığı öğretmenlerinin olması gibi, öğretmenlerin de binlerce öğrencisi arsından unutamadıkları vardır. Sen de benim unutamadığım öğrencilerimdensin. Özlemle, sevgiyle kucaklıyorum. Yeniden görüşmek umuduyla...

18 Ekim 2007 21:28
Ahmet YILMAZ

Bayramlar, bizi birbirimize bağlayan, sevincimizi ortak kılan, en önemli geleneksel değerlerimizdendir. Açıkça milletimizin varlığına yönelik saldırılarla, bu özel günü bize ağız tadıyla kutlama fırsatı vermek istemeyenlere inat, daha içten duygularla kenetlenmemize vesile olması dileğiyle bayramınızı kutluyor, sağlıkla, kedersiz, tasasız, nice bayramlara erişmek umuduyla sevgi, saygı ve selamlarımı sunuyorum. Ahmet Yılmaz.

15 Ekim 2007 01:30
CEVAP

Dileklerinizi paylaşıyor, sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Mehmet Ali BAŞKURT

18 Ekim 2007 21:29
Hakan Karaduman (Akdenizli)

çok büyük keyifle okuduğum yedi adet yazınızdan sonra yamayı bıraktınız. sizin bilgilerinize yeni nesillerin ve bizlerin ihtiyacı vardır. yeniden yazılarınızı okuyabilmek dileğiyle. sağlıcakla kalın.

01 Haziran 2007 13:45
Muzaffer Cellek

Bravo!..Gezginci dilbilimciye! iyi bir ders vermişsiniz.Eski ''Toyoto'' cuya yani...Cevabınızı şimdi okudum..Siz,bir hoca olarak böylelerini çok iyi bilirsiniz!....Bu sitede,böylesi dersleri verebilecek insanlar o kadar az ki! ''Yazın '' hayatının derinliği bu kadar dar mı bu sütunlarda? . Öyle değil mi? Bazı insanlar, hizaya gelebilmeli.İllaki ağızlarına gem takmak şart da değil. Kendini bilen atlar bile,''gem'' i ağzına almaz. Ne yapar? ''Başını iki-üç defa sallar...Ossaat anlarsınız ki,''Bu at,diğerlerinden farklı..Gem almayacak ağzına.''.Eh!, dersiniz, N'apayım'' Başlarsınız ata yular takmağa..İşte sayın Hocam.Durum bu..Ört ki,ölem!...

29 Mart 2007 21:19
CEVAP

Sayın Muzaffer Cellek, ilginiz ve değerlendirmeniz için sağ olun. Sevgiler...

30 Mart 2007 13:59
Şemseddin Koçak

Merhaba Sayın Başkut, Ben MEB'da çalışırken, şimde prof. dr. olan Ali Balcı'ya (Eğitim Bilimleri Fakültesi'nde), "kuram, olanak, olasılık" sözcüklerini kullandığı için, Başbakan Turgut Özal imzalı Başbakanlık Genelgesini ilgi tutarak, araştırma izni vermedik. (Oysa, aynı Başbakan, kenidini Van'da İngilizce pankartlarla karşılattı.) İzin vermeme yetkimiz var mıydı? Bilmiyorum. İzin vermeyen kişilerin biri şimdi prof. dr. Diğeri o zamanlar y. doç. dr. idi. Ben böyle bir dönemi yaşamış bir kişiyim. Olaydan onbir yıl sonra Ali Balcı'dan özür diylemeye çalıştım, kendi adıma. Özel TV'lerin dili ise, ayrı bir dil olsa gerek. Umarım, aynı tepkileri resmi, özel tüm televizyonlara da gösteriyorsunuzdur. Öğretmen yeiştirme konusunda da benden bir kaygınız olmasın. 2004-2005 KPSS'ye göre, son iki yılın en iyi öğretmenlerini yetiştiren kişilerden biriyim. 2006 henüz belli olmadı ama, aynı başarıyı bekliyorum. Çünkü, ben de, dil olmayınca, anlama, dolaysıyla "öğrenme" olamayacağına inananlardanım.

23 Ocak 2007 11:57
Şemseddin Koçak

Merhaba Sayın Başkut, Öncelikle teşekkürler. O yazıyı yıllar önce yazmıştım. Ama bugün hala geçerli.Sözcükler konsunda, sizin kadar bilgi sahibi değilim. Dolaysıyla, istemesem de yanlış anlamlarda kullanabiliyorum. Eğer dilerseniz, yazdığım e-günlüklerin tümünü incelemenize gönderebilirim. Ben on beş yıldır öğretmen yetiştiriyorum ve Arapça Farsça sözcüklerin bol kullanıldığı bir kurumda çalışıyorum. Buna rağmen benim kullandığım dil, yazı dilimle aynı. Kavramları verirken önce, Türkçe karşılığını veririm ve o kavram yerleştikten sonra, Yunanca/Latince vb. karşılıklarını söylerim. Bunun da çok iyi bir yöntem olduğunu gördüm. Daha önce de sözünü ettiğim gibi, kelimelere takılıp kalmam, belli kelimeler üzerinde ise hiç durmam. Bunun da iyi bir yöntem olduğunu gördüm. Son söz olarak; dilin, örnek davranışlarla bütünleştiğinde bir işe yaradığını gördüm. Yoksa insanlara, kitap okuyun, demekle kitap okumuyorlar. Bunun için, eğitimle ilgili anı ve roman türü kitapları okutuyorum.Selamlar.Ş.K

23 Ocak 2007 11:29
Şemseddin Koçak

Merhaba Sayın Öğretmenim, "Levhalar ve Dilde Özleşme" başlıklı bir blog yazı yazdım. Size daha önce sözünü etmiştim. Bilgilerinize sunarım. Selamlar, esenlikler. 16.1.2006. Şemseddin Koçak.

16 Ocak 2007 18:32
Ahmet YILMAZ

Bayramınızı en içten dileklerimle kutlar, yeni yılda sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim. Ahmet Yılmaz

30 Aralık 2006 15:58
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 2493
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

1971' den bu yana ortaokullarda, liselerde, Buca Eğitim Enstitüsü'nde, Buca Yüksek Öğretmen Okulu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster