Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mayıs '17

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
357
 

Acının beş dakikası

Acının beş dakikası
 

"Bugün bir sanatçı tanıdım

Güzellikler Funda  demiş

Bütün aryaları, şiirleri ona yolladım

Yüreğimizde kalan son name imiş…"

              Kerem YÜCEL

Eğitimci yazar Ahmet Kahveci, 02 Nisan 2017 günü gerçekleştirecekleri Gölköylüler toplantısına beni de davet etti. O saatte orada oldum. Eşi Sevim Hanımla birlikte “Hoş geldiniz!” ile karşıladılar. Gereken ilgiyi gördüm. Adıma üç kitabını imzaladı: Beş Dakika, Yüzüncü Yıla 10 Kala Kısaca Eğitim Süreçleri ile Yalnızca Sevgi…

Kimi yazıları yazmak oldukça kolay olur. Tuşlara dokundukça akar gider ve sayfalar dolar. Kimi yazıları yazmaksa oldukça zordur. Yazan, neyi, nasıl yazacağında zorlanır. Bein de zorlanmayı yaşadım!

Elimin altında böylesi bir yapıt… Ahmet Kahveci adlı uğraştaşımın özgün bir yapıtı: Beş Dakika... Tura Yayınları arasında yayımlanan ve okunması gereken bir anı-roman…

Beş Dakika adlı özgün yapıtı içselleştirerek okudum. Gerçek yaşamdan alınma bir kesit… Acıların kitabı, diyebilirim. Onlarca acıya koşut az da olsa mutluluğu sayfalarda  yaşadım! Etkilendim ve sonrasında izlenimlerimi buraya aktarmayı yeğledim.. Çoğu anılar empatik geldi. Neler mi? Sürgünü, kıyımı kezlerce ben de yaşadım! Adı geçen kitapla ilgili duygu ve düşüncelerimi okuyanlarıma aktarmaya çalışacağım.

Hayal mi diyelim, emel mi diyelim bir baba, düşüncelerini şu sözcüklerle ortalıyor: “Kızım çok iyi yetiştirecektim. En güzel giysileri alacaktım. En güzel okullarda okutacak, iyi bir meslek sahibi yapacaktım. Hayata atılınca, sevdiği gençle evlendirecek, bembeyaz gelinlikler içinde koluma takacak, salonda gururla yürüyecektim. O, dünyanın en güzel gelini olacaktı! Herkes, onun güzelliği karşısında hayranlığını dile getirecekti! Yaşlanmış olsak da, torunlarımız olacak, Onları da doya doya sevecektik.

Kahvecilerin iki güzel ve başarılı kızları Funda Name ile  Filiz…(Filiz Kahveci, şimdilerde "Perpa Tic. Merk. B Blok Kat: 8 No: 933 Şişli" adresinde ‘Gülümse' adlı Ağız ve Diş Sağlığı Kliniği’ni işletmektedir.) Her şeye rağmen, ailenin onlarca acıyı bal eylemek için uğraştıklarını algılamak da güç değil! Onları umarsız bırakan 8 Ocak 1995’te acı haberi aldıktan beş dakika sonrasındaki acı ve karabasan!

Evet, sağlık sorunları ve savaşımlı okul yılları sonrasında kısacık yaşamını başarıyla taçlandıran; çevresinde sevilen; başarılı bir kemancı ve sevgi yüklü kişiliğiyle bilinen Funda, 08.01.1995 günü arkadaşları Alpar Kılınç ve Cem Kendi ile birlikte ömürlerinin baharında bir trafik canisinin kurbanı olmuşlardır!

Özenle kitaplaştırılmış anılar demetinde neler yok ki! Anlatılmaz okunur! Söz konusu yapıtın arka kapağındaki tümceler, kahveci ailesinin yaşadıklarının bir özeti olarak yorumlanabilir, kanısındayım.

“... Funda, zarif bir referansla izleyicileri selamladı, kemanı çenesine koydu. Yasemin Hanımla birlikte gök kubbe altında, onlardan başka kimse yokmuş gibi ara vermeden programdaki eserleri seslendirmeye başladı. Bir öncekinin ardından bir sonraki giriyordu devreye. Sıra Sibelius'un 'Violin Concerto Op.47'sine gelince tıklım tıklım dolu salonda nefesler tutuldu. Eseri seslendirmeye başladığında kemandan çıkan ses, sanki salonda yankılanan doğal bir ağıt gibiydi; bu ağıt, Orta Anadolu bozkırındaki Ankara'da ve labirenti andıran okul koridorlarında yankılanıyordu.”

Acı ama gerçek! Sevimli Funda Name, şimdilerde aramızda yok! O, dillerde dolaşan güzel anılarıyla gönüllerde yaşıyor. Bir de onu yaşatan nedir biliyor musunuz? Söyleyeyim: Kastamonu -Tosya Sekiler Köyündeki “Funda Name Kahveci Parkı”… Anne, baba ve kardeşi Filiz’e dayanma gücü dilerken, yerin aydınlık olsun Funda, diyorum!

Elim trafik kazası sonrası yakınlarının acılar denizinde çığlık çığılık boğulduklarının betimlemesi gözler önünde! Funda’nın yıllar önce kaleme aldığı bir şiiriyle yazımı sonlandırmak istiyorum:

:::::/ Belki de son günüdür, / Hayatımın bugün. /  Doya doya yaşadım,/ Üzülmedim. / Mutluydum / Diyebilecek miyim? /  Yarın olsa son günü hayatımın, / Bunları yaşayıp, / Tadabilecek miyim?” 

                                                                                        *    

                                                        Okunması önerilen ilgil bir başka yazı:

                                http://blog.milliyet.com.tr/siirkiz-funda/Blog/?BlogNo=557905 

                                                                                        *

                                          NOT Kimi fotoğraflar, slayt durumunda aşağıda izlenebilir.

 

 

Abdülkadir Güler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 532
Toplam yorum
: 447
Toplam mesaj
: 44
Ort. okunma sayısı
: 1393
Kayıt tarihi
: 18.08.08
 
 

Kırşehir Erkek İlköğretmen Okulu'nu, İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümünü, İstanbul Çapa M..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster