Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ağustos '10

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
1227
 

Bal, badem, balık kenti Datça'da edebiyat çiçek açtı!

Bal, badem, balık kenti Datça'da edebiyat çiçek açtı!
 

M.Demirtaş,Koray.Feyiz, Oğuz.Tümbaş,S.Baykal, G.Cengizhan şiirlerini okumak için sıra bekliyorlar.


Edebiyat ya da yazın düşünce, duygu ve hayallerin sözlü ya da yazılı olarak güzel ve etkili biçimde anlatılması sanatı olarak tanımlanır. Okuyana estetik bir tat vermek amacı güder. Biçimsel özellikleriyle bu düzeye ulaşabilen tüm yazılı yapıtları kapsar. Bu tanımı, anlatımı kuşkusuz geliştirmek olası. Ancak edebiyatı, yazını tanımlamak, tartışmaları gündeme taşımak değil derdim. 

Böylesine incelikler, güzellikler, evrensel değerler taşıyan edebiyat adına günler, izlenceler düzenlenmesinden duyduğum sevinci, umudu, coşkuyu paylaşmak istiyorum bugün. Son yıllarda ülkemizin İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentlerimizin dışında, uzak yurt köşelerimizde de sanat etkinlikleri, edebiyat günleri daha sıklıkla düzenlenmeye başladı. Giderek insanların bu günlere daha değer verdiğini, ilgiyle izlediğini, katılım sağladığını duyuyor, görüyor, izliyoruz. Bu gidişten kıvanç duymamak olası mı? Edebiyat adına insanlarla buluşup şiiri, öyküyü, romanı, güncel konuları paylaşmak, tartışmak, söyleşmek neden güzel olmasın? 

Duyurusunu 12 ağustos’tan önce paylaştığım ve benim de katıldığım Datça’da üç gün süren Edebiyat Günleri’nin yansımalarından söz etmek istiyorum. Ağustos’un bunaltan, sarsan sıcağında Datça’da ikincisi yapıldı edebiyat günlerinin. Datça’yı mekân seçen, oraya gömülen Can Yücel’le de anlam ve önem kazanan bu günler içinde bir çok izlence hem Datçalı yazın dostlarınca, hem kentte bulunan tatilciler ve sanatseverlerce ilgiyle izlendiğine tanık olmak, doğrusu keyif verdi bana ve katılımcı yazar, şair, öykücü, gazeteci dostlara. 

Can Yücel’in de sık sık gittiği kahve olan eski Muhtar Orhan’ın Yeri’nde gene Can Yücel anıldı. Edebiyat Günleri’nin onur konuğu Ataol Behramoğlu oturumu yönetti. Can Yücel’in kızı Güzel Yücel babasını anlatırken, duygulu anlar da yaşadık. Ayrıca Metin Demirtaş, Çetin Öner de Can Yücel’le ilgili anılarını aktardılar izleyenlere. Şair Koray Feyiz’in emekle ve özenle hazırladığı Can Yücel’i değerlendiren metni de çok başarılıydı. Kahve hıca hınç dolmuştu. Nasıl ilgili, dikkatli, istekli bir dinleyici kitlesiydi bu, hem şaşırdım, hem sevindim edebiyat adına. 

Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı Gökhan Cengizhan’ın açıklamasındaki “etkinliklerin arka planında, has edebiyatın ve has edebiyatçının onurunu kamuoyunda yükseltmek, edebiyat sevgisini ve bilincini gelecek kuşaklara taşımak anlayışı yatıyor.” sözüne katılmamak olanaksız. Son yıllarda sanatsal, kültürel yozlaşmaya, cıvık ve yavan düzenlemelere, toplumsal duyarlıktan, saygın duruştan yoksunlaşmasına karşın, edebiyatın derin sesini insanlarımıza duyurmak” amacı güden edebiyat günleri, daha çok anlam kazanıyor. Bu bağlamda toplumsal sorumluluk bilinciyle eylemlilik ortaya koyan yerel yönetimlerin, Edebiyatçılar Derneği ya da bir başka yazın kuruluşuyla elele verip günler, etkinlikler, izlenceler düzenlemesi elbette önem kazanıyor. 

Azmak kıyısında, denizin yanıbaşında Kent Park’ta sıcağın ardından Datça’nın özlenen rüzgârının eşliğinde, “Günbatımında Şiirler” yer aldı üçüncü ve son gün. Seçkin, saygın, ilgili, içtenlikli bir izleyici kitlesi şairleri sıkılma belirtisi göstermeden izlediler sonuna dek. Sanırım Antalya’dan gelen yıların usta şairi Metin Demirtaş, Edebiyatçılar Derneği Genel Başkanı şair Gökhan Cengizhan, eski siyasetçi, romancı ve şair Sururi Baykal, Ali Rıza Kars, son yıllarda şiiriyle beğeni kazanan, ilgiyle izlenen Koray Feyiz, Datça’da hem oto onarımcılığını hem de şiirin iyi izini süren İsa İnan şiirlerini sundular. Bu şairler kervanına ben de üç şiirimle katıldım. İyi de ettim! 

“Dünden Bugüne; Basın Nereye?” konusunu iredeleyen Ahmet Abakay, Özgen Acar, Mehmet Faraç’ın katıldığı toplantı da güncelliği, yerini bulan saptamaları, değerlendirmeleri, eleştirileri, dokunmalarıyla bir başka tat verdi Edebiyat Günleri’ne. "Hayatın ve Tarihin Tanıklığında; Roman” konusunu gazeteci Enver Aysever, yılların şairi, yazarı, unutulmayan önemli yazın dergisi Yansıma’ nın yönetmeni şair – yazar Tekin Sönmez yararlı bilgiler sundular. 

Hele gazeteci Hasan Uysal’ın sunduğu tek kişilik gösteriye bittim. Uysal’ı günün değişik bölümünde izliyordum; ama onun bu yanını hiç görmemiştim. Anfitiyatro’yu dolduran izleyicilerin alkışları yerini buluyordu doğrusu. 

Özetle Datça’da bir başka rüzgâr esti üç gün. Şiiri, ezgisi, öyküsü, söyleşileri, açık oturumlarıyla Datça’nın kültürel yaşamına renk kattı diyebilirim. Özellikle Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan’ı kutlamak istiyorum. Hem Edebiyat Günleri’nin hayata geçmesine Edebiyatçılar Derneği ile katkı verdiği için, hem de üç gün boyunca etkinlikleri beğeniyle, ilgiyle, içtenlikle, alkışlarıyla izlediği için. Bu tür görüntüleri ne yazık ki ya hiç ya da çok az görebiliyoruz. Darısı diğer başkanların başına! 

Etkinliğin son gününde şiirlerimizi okuyup Kent Park’tan ayrılırken, bir hanım usulca yaklaştı yanıma. Elinde çizgili bir kâğıt tutuyordu. Tanıttı “Ben Nihat Akkaraca’nın kız kardeşi Birsen…” “Sizler şiir okuduktan sonra söz alıp yazdığım şiiri okumak istedim. Ancak utandım. Şimdi size getirdim, okur musunuz?” dedi incelikle. Toplantı bittiği için Birsen Akkaraca’nın şiirini orada okuyamadım. Datça adını verdiği şiiri yanıma aldım, sizlerle paylaşmak istedim. Nihat Akkaraca Şubat 2009’da aramızdan ayrılan, Datça’nın simge adlarından sevilen, sayılan bir masal, öykü, anlatı ustasıydı. Bu yıl ilk kez verilecek olan ve onun adını taşıyan ödülüyle gelecekte de yaşayacak, anılacak sevgili bir insan. Işıklar içinde olsun. 

Görmek istiyorsanız bir doğa harikası 

Ege’nin güneyinde Datça yarımadası 

Üç tarafı denizlerle kuşatılmış süslenmiş 

Sanırsın sahilleri dantel gibi işlenmiş 

Batısında Knidos tarihe canlı şahit 

Orda doğdu yaşadı sembolümüz Afrodit 

En uygar milletlere yurt olmuş asırlarca 

Fakat ihmal edilmiş unutulmuş yıllarca 

Tabiat güzelliği sanki hakiki cennet 

Görürsünüz Datça’da ileri medeniyet 

Datça’mız dört mevsimde güneşle kucaklaşır 

Temiz hava bol oksijen sağlıkla odaklaşır 

Akdeniz’le Ege’nin kesiştiği son nokta 

Deniz mavi, gök mavi, mor dağları ufukta 

Güneş, deniz, sahil, kum sağlığın anahtarı 

Datça uzun ömürlü insanların diyarı

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 178
Toplam yorum
: 278
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 1445
Kayıt tarihi
: 01.06.08
 
 

1946 yılında Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde doğdum. İlkokulu aynı ilçede, ortaokulu Ceyhan’da, li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster