Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Kasım '19

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
29
 

Başkan Trump, Petrolü Seviyor

Bu nedenle de, "petrol sevgisi" aşka dönüşmüş ABD Başkanı Trump, "Suriye'den çıkmam" demeye geliyor...

*

-- Hemen hemen bütün ABD Başkanlarının "petrol sevdası" çektiklerini bilirim de, bu aşklarını dünyaya ilan eden Başkan Trump kadar cesurunu hiç görmedim...Yoksa, "cüretlisini" mi demem lazımdı?

Başkan Trump'un bu açıklaması, aynı zamanda, Suriye'den neden çekilmediklerini de anlatıyor.

-- Ne IŞİD(DEAŞ), ne Suriye, ne Türkiye, ne de Türkiye'nin sınırında "Güvenli Bölge" oluşturmak isteği Amerika'nın umurunda bile değil... ABD'nin umurunda olan tek şey, "bölge petrolünün kontrolünü devam ettirmek; bir başka deyişle, "dizginlerini" elinde tutmak.

Amerika, adeta diyor ki; "bölgede ne olursa olsun; ama bölge petrolüne kimse dokunmasın; çünkü o benim; ben "petrolü seviyorum", o "benim canım, ciğerim; dokunanı yakarım"...

-- Ama, aynı Amerika, Suriye'de, Esad'ın, "çoluk çocuk demeden, binlerce kendi insanını katletmesine ve daha da fazlasının da ülkelerini terk etmesine hiç sesini çıkarmamıştı..

*

ABD, Türkiye'yi Oyalamaya Devam Ediyor ve Adeta "Suriye'den Çıkmam" diyor...

Türkiye, "sözüm ona" devriyelerle, "güvenli bölgenin" kontrolünü sağlamaya çalışadursun, ABD, Halep, Haseke ve Kamışlı'da "petrol nöbetine" başladı bile. İlave olarak da, Başkan Trump, "güvenli bölge" konusunda Türkiye ile mutabakat yaparken, diğer yandan da, ABD'nin Deyrizor'a 250-300 kadar askeri personel, zırhlı araç, ağır silah ve mühimmat sevk ettiği öğrenilmiştir(1).

*

YPG, Kuzey Suriye'den  Çekiliyor mu?

Herhalde çekilmiyor... Birkaç araçlık çekilme görünümündeki araçlar aldatıcı olmuş gibi yorumlanmış olabilir. Gerçek olan çekilmeler, Başkanı Trump'un, "geri çekiliyoruz" talimatının ardından, ABD'nin, bölgedeki üslerini kapatarak askerlerinin, "petrol bölgelerine" sevkiyatı ile olmuştur.

Bunun dışında, bölgeden, gerçek bir "YPG" terör örgütü elemanlarının çekildiklerine ait önemli bir çekilme sevkiyatı olmamıştır...

Çünkü, "Terör Merkezi" konumunda olan Ayn el Ararp (Kobani), okuduklarımdan ve televizyon haberlerinden anladığım kadarı ile bu konumunu hala koruyor.. "Güvenli Bölge" sınırları içinde bulunan Kobani'nin, hala, "terörden temizlenmiş" yerler arasında adı geçmiyor...

Bunun farkında olan Cumhurbaşkanı Erdoğan da, ABD ve Rusya'ya, "mutabakat" uyarısı yapmış ve  her iki tarafa da,"Teröristleri çıkardık, 'buraları arındırdık' lafları ile bizi aldatamazsınız", çıkışı yapmıştır.

Hatta, ben inanıyorum ki, Ayn el Arap'ın(Kobani), dışındaki YPG'li teröristlerin büyük bir kısmı da Kobani'ye geçmiştir...

*

S O N U Ç...

Eğer Kobani'ye el atılmaz; burası, PYD ve onun eylem gücü YPG'den temizlenmezse, ne "Barış Pınarı Hareketı" başarıya ulaşır ne de bölgede istenen "Güvenli Bölge" tesis edilir

Bu kadarla da kalınmaz, Kobani, ikinci bir "Kandil" olabilir...

*

Son dakika: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Amerika seyahati  kesinleşti...Başkan Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı dört gözle bekliyormuş...

Sonucu merakla bekliyoruz...

 

cdenizkent

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Trumpf'ın akıllı olmasının bence kanıtı yaptığı işi iyi yapabilmesidir. Adam tüccar zihniyetli ve ucuza alıp pahallıya satmakla mutlu oluyor. Bunu yaparken de sizin robot dediğiniz adam milyonlarca demokrasiden hayır bekleyen ABD vatandaşının oylarını alarak dünyanın en büyük askeri ve ekonomik gücünü yönetebiliyor. Bu demokrasiyi son derece başarılı bir şekilde bir ARAÇ olarak kullanabilmesinin kanıtı değil mi? ABD'nin diğer ülkeleri İYİ veya KÖTÜ bir şekilde etkilemesi elbette ki hepimiz için bir gerçekliktir. Ama bu Trumpf'ın umurunda değil ki. Adam Taksimden aşağısı Kasımpaşa diyor ve sizi bile heyecan ve merakla bekletebiliyor. Benim yıllardır anlatamadığım şey demokrasiden beklenen yarar meselesidir. İşte TARİH, Hitler,Mussolini ve Trumpf gibi insanlar mı demokrasiyi kendilerince daha akılcı bir şekilde kullandılar yoksa seçimden seçime oy atmak için sandıklara koşturanlar mı? Veya Trumpf'mı daha akıllı yoksa Trumpf'ın başkan olması için oy verenler mi? Selamlar

Matilla 
 08.11.2019 9:54
Cevap :
Merhaba Matilla..."Demokrasi" deyip tutturdunuz. İçinde bir tek "demokrasi" sözcüğü bulun bloğumu çekeyim. Trump'u, şu anda "azledilme" korkusu sarmıştır. Bu telaşla, bir gün başka, ertesi gün başka konuşuyor. Böyle lider olmaz. Lider, "dik duruşlu" ve "kararlı" olur; tükürdüğünü yalamaz. Terbiyeden de yoksun Trump'un "aklı" için, ben de,sizin dediğinizin(şeyimden aşağı Kasımpaşa, gibi...) bir yakıştırma yapayım. "Akıl akıl gel şeyime takıl"...OLDU MU?...MATİLLA BEY... Trump'u bir yana koyun ve bana bloğumla ilgili bir yorum yazın...Kaç yıldır devam eden Suriye'de neler olup bittiğini ve gelecekte neler olabileceğini söyleyin bana. "Her şey oluruna varır" diyerek, olacakları beklemek doğru değildir. "Olurun" iyi olması için mücadele etmek gerekir. Benim derdim de budur. Teşekkürler ve selamlar  08.11.2019 14:56
 

Cumhurbaşkanının ABD'ye gidip gitmemesi, iki başkanın ne konuşacakları ve bu konuşmaların ne gibi sonuçlara vesile olacağı benim zerre kadar merakımı çekmiyor. Benim bildiğim ve yıllardır iddia ettiğim tek şey DEMOKRASİ dediğimiz kutsal ineğin insanlığın ağzına sakız olmaktan başka bir işlevi olmadığı ve ABD başkanı Trupf'ın dünyanın en dürüst, samimi ve de en akıllı siyasetçisi olduğu gerçeğidir. Adam bir taş atıyor kuyuya binlerce demokrasi ile afyonlanmış beyin çıkaramıyor o taşı. Baksanıza siz bile sonucu merakla beklemekten başka bir şey yapamıyorsunuz oysa perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. İster demokrasi olsun ister diktatörlük, binlerce yıldan beri olduğu gibi iş daima olacağına varır ve atı alan Üsküdar'ı geçer. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 07.11.2019 12:05
Cevap :
Merhaba Matilla Bey...Cumhurbaşkanı'nın Amerika'ya gitmesi ve Trump ile görüşmesi,elbette önemlidir. Bu görüşmenin sonuçlarını, ülkemle ilgilenen beni elbette ilgilendiriyor. Sizin,"akıllı" dediğiniz Trump'a gelince, bir bloğumda, onun için, "para saymaktan başka bir şey bilmeyen bir kişi olduğunu yazdım. Trump, hala iş adamıdır ve en iyi bildiği de budur.Bunu da kimi ülkelere "ekonomik yaptırımlar" yaptırarak belli ediyor;ama onu da yüzüne gözüne bulaştırıyor.Ayrıca, Ortadoğu konusunda da fazla bilgisi olduğunu sanmıyorum. Trump konuşmuyor;konuşturuluyor;Kurma anahtarı,"Derin Amerika"nın elinde olan bir robot" gibi..."İş oluruna varır" düşüncenize de katılmıyorum."Oluruna varan" işler,"iyi" de "kötü" de olabilir.Elimizi kolumuzu bağlayarak bunu beklemek hiç de doğru değil.İşin,"iyi" olması için çalışmalıyız. Son olarak, size şunu söylemek isterim."Dünü" bilmezsek "günü" anlamakta zorlanırız; "günü" anlamaz ve değerlendiremezsek,"geleceğe" yönelik "fikir" üretemeyiz. TŞK.ve SELAMLAR...  07.11.2019 17:59
 

Değerli cdenizkent, Bilirsiniz, kapitalizm anlamını: 1)Ucuz işgücü 2)ucuz hammadde (açıkçası: Yoksul ülkelerin soyulması) 3)yeni ve aç pazarlar ile bulmaktadır. Batının sanayileşmesinin (refaha kavuşmasının) altında bu vardı. Ancak, gelinen noktada; yoksul halklar uyanmış, sömürü zorlaşmıştır. Emperyalist Batının tıkandığı nokta burasıdır. Neticesi ile Batıda refah bitmiş, şimdi uzatmalar oynanmaktadır. Bunların yanında Küresel sermaye kazanamadığı için Çin'e gitmiş, batının ekonomik dengesini bozmuştur. Geldik petrole: yazılarımızda sık sık belirttiğimiz gibi I.Dünya Savaşı sonrasında İngiltere ve Fransa'nın Musul bölgesine yapışmalarının nedenini anlamak için bölgeye gönderilen iki ABD'li mühendis yazdıkları mektupda: "Burada petrol rezervi o kadar büyük ki, Amerika bunun için her bedeli ödemelidir." derler. Sizin de işaret ettiğiniz petrol ve sömürü olayı budur. Osmanlı bu nedenle parçalanmış ve sonrası "zafer!" olarak pazarlanmıştır. Neyin zaferi ise! Sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 07.11.2019 11:38
Cevap :
Merhaba Canmehmet Bey...Yorumunuza tamamen katılıyorum. Türkiye'nin petrol rezervleri hakkında da bilgim var. Bu konuda, "özel basımlı" ve konusu tamamen "Musul ve Petrol" olan bir de kitabım var. Bu kitabın, "Amerika, petrol ve Musul(Chester İmtiyazı)" başlığı altında, bu konu Osmanlı Dönemini de için alan bir süreçte anlatılmıştır. Bu bölümde, bu projenin ilk kez Osmanlı Meclisi'nde gündeme gelmiş ve yoğun tartışmalara neden olmuştur. Bu proje, Osmanlı topraklarında "demiryolu imtiyazı" almak için yapılan bir girişimdir. Bu sözleşme 99 yıllıktı. 2000 Km. uzunluğunda olacağı tasarlanan demiryolunun her iki yanındaki 20 Km.lik alan da şirketin olacaktı. Çünkü planlanan demiryolu hattının her iki tarafında, işletmeye açılacak Ergani Kurşun ve bakır madenleri, Musul ve Kerkük petrolleri, Keban gümüş madeni ve Van arsenik madeni vardı. Projenin bir de siyasi yanı vardı; geleceğin Ermenistanı'nı hazırlamak...İlginiz ve yorumunu için teşekkürler ve selamlar.   07.11.2019 18:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 2411
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1316
Kayıt tarihi
: 11.12.07
 
 

İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve lise öğrenimi İstanbul'da tamamladım. İstanbul Üniversitesi'nde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster