Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Eylül '16

 
Kategori
İstanbul
Okunma Sayısı
2384
 

Boğaz’da ilk köprü 1973’te yapıldı, bu ana kadar insanlar karşıdan karşıya yüzerek mi geçiyorlardı?

Boğaz’da ilk köprü 1973’te yapıldı, bu ana kadar insanlar karşıdan karşıya yüzerek mi geçiyorlardı?
 

İnsanların merak ettikleri soruların cevabını vereceksiniz kardeşim. Gerçekten bu soru herkesin kafasına takılır yani. O zaman da İstanbul yine koskoca bir şehirdi. İki milyondan fazla insan yaşıyordu. Bu kadar insan Avrupa ve Anadolu yakası arasında her gün her gün gidip gelmek zorundaydı.

Bugün köprüler kapandığı zaman hayat duruyor. Demek ki o zaman hayat hiç yokmuş. “Aç bak öğren, oku bak öğren…” Sanki insanlar Oksford mezunu. İki milyonu aşkın İstanbullu yıllarca karşıdan karşıya gidip gelmiş; nasıl gidip gelmiş? Kimse bilmiyor… İnsanlar merak eder yahu!

Ya biz acemi saf böyle yazıyoruz… Ben bilirim kardeşim, bilmiyorsam öğrenirim; ama herkes benim gibi değil ki, bilgilendirmen lazım. Şimdi Boğazdaki köprülerden geçen insanlar “Bu köprüler yok iken karşıdan karşıya nasıl geçiliyordu?” diye soruyorlar ama tabii ki cevabını alamıyorlar.

Bir de hani köprü yokken bu kadar insanın karşıdan karşıya nasıl geçebildiği de bilmek bir yana merak konusu. Belki de herkes evinde oturuyor kimse karşıya geçmiyordu. Yahu şimdi 3 tane köprü kurmuşsun yine ihtiyacı karşılayamıyorsun, hiç yokken bu kadar insan napıyordu?

Ya işte kayıkla filam ama bu kadar insanın her gün her gün kayıkla vapurla karşıya geçmesi yine de zor görünüyor yani! Valla biz bu neslin çocukları anlayamadık, ikna olamadık. Kafamızda koskoca bir soru işareti iki kıyı arasında çakılıp kaldık!

Böyle yazılar yazdığımız zaman “Ya sende hiçbir şey bilmiyorsun, amma da cahilmişsin” diyorlar. Sanki sen çok şey biliyorsun!

NAHİDE ÇELEBİ bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kerim Kardeş! Boğazı belki de yüzerek geçen kişiler olmuştur.Hayırlı Bayramlar selamlar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 09.09.2016 10:25
Cevap :
Yok ya ablam boğaz yüzerek geçilir mi?Bayramın kutlu olsun.  09.09.2016 19:59
 

Altmışlı yıllarda tabii ki bu kadar araç yoktu trafikte. İstanbul'un iki yakası arasındaki toplu taşıma vapurlarla ve motorlarla yapılırdı. Hatta vapurlarda 1. ve 2. mevki vardı. Haydarpaşa ve Sirkeci'den de banliyö trenleri kalkardı. Buharlı kara lokomotifler çekerdi:) İki yaka arasındaki (Sirkeci-Harem) araç geçişi ise araba vapurlarıyla yapılırdı. Şehirler arası otobüsler de Topkapı Otogarı ve Laleli yazıhanelerinden kalkar araba vapuruna binerlerdi. O zamanlar çevre yolları da olmadığı için Şehremini-Aksaray-Beyazıt rotasından Sirkeci'ye inerler, sağa dönüp Sarayburnu'ndaki cepten U dönüşü yaparlardı. Düşünüyorum da yokluk vardı; ama mutluydu insanlar. Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 08.09.2016 20:10
Cevap :
Aslında siz gençsiniz belki aynı yaşlardayız ama hem İstanbul'da doğup büyüdüğünüz hem de çok yaşadığınız(gezerek,okuyarak) için bu kadar şeyi yazmışsınız. Tabi bizzat siz kendiniz yaşadınız, ondan biliyorsunuz.Gerçekten hayretle ve ilgiyle okudum.İstanbul'un canlı bir tanığısınız.  10.09.2016 21:55
 

Babam anlatırdı, Henüz oto-gar kavramı kullanılmadığından; Topkapı garajından Anadolu'ya gidenler kuyrukta 3-4 saat bekledikten sonra Arabalı vapurla Sirkeci'den Üsküdar'a geçip orada yemek molasından sonra yola çıkarlar mış :)...

Kadri KANPAK 
 08.09.2016 19:45
Cevap :
Vay be insanlar ne zorluklar çekmişler...  09.09.2016 20:13
 

Vallaha çok güldüm; zihnine ve merakına sağlık. Köprüler yokken insanlar daha yavaş yaşıyorlardı. TV yok, radyo kısıtlı... Hatırladığım şey otobüslerin okul ve iş çıkışlarında bugünkünden daha bir tıklım tıklaş dolduğudur. İnsanlar kapanmayan kapılardan sarkarlardı. Vapurlar ve motorlu kayıklar vızır vızır gider gelirdi. Vapur deyip geçme; bir vapur insanı on beş 100 kişilik otobüs ancak alır. Vapurda çay kahve ve gzate keyfi yapılırdı. Aslında sıkıntı yoktu çünkü hayat bugünkü kadar hızlı akmıyordu. Eh, hayat da kendisi hızlanmıyor tabi; ona gaz veren kendini bilmez insan uygarlığıdır.

Muharrem Soyek 
 08.09.2016 15:58
Cevap :
Siz de biraz yaşamışsınız bu günleri...Hayat bu kadar hızlı değilmiş o zamanlar...  10.09.2016 22:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 4839
Toplam yorum
: 12911
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 671
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster