Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mart '08

 
Kategori
Basketbol
Okunma Sayısı
635
 

Fenerbahçe Euroleague'de de çeyrek finalde!

Fenerbahçe Euroleague'de de çeyrek finalde!
 

Fenerbahce.org


Futboldan sonra basketbolun şampiyonlar ligi olan Euroleague'de çeyrek finale kalan Fenerbahçe'yi kutlayarak başlayalım.

Bu sezon Fenerbahçe'nin kadro yapısını en çok eleştirenlerden biri oldum sanırım. Özellikle transferlerden şikayet ettim. Vidmar, Preldzic'in yanına bir de Kinsey transfer edildi. White ile birlikte dört yeni transferinden Fenerbahçe neredeyse bütün sezon boyunca hiç faydalanamadı. Vidmar elinde top tutmayı bile beceremeyen Tanyevic kontenjanından oynayan bir oyuncu. Preldzic'in ileride iyi olacağını umut ediyoruz ancak inanılmaz derecede acemi hareketleri var. Kinsey ile White de vasat iki Amerikalı. Sokakta kendi aramızda maç yapsak kendi takımıma alır mıyım şüpheli.

Takımın bütün yükü Solomon'un üzerine bırakılmış.

Oysa geçen sezon iyi bir ekip vardı. Mrsic ile Solomon dönüşümlü oyun kuruculuk yaparken takımın skor yükünü de taşıyorlardı. Bildiğimiz İbrahim vardı oyunun her anında Fenerbahçe için yatıp onunla kalkan. Yıllar sonra taraftarı olduğu takımın formasını giymenin verdiği bütün hırsla oynayan Mirsad. Ömer iyi bir görev adamı; zor zamanların savaşçısı Rasim ve nöbetçi oyun kurucu Hakan; Semih ve Oğuz pota altında yetişen genç iki oyuncu, Ira Clark ve Eddie Basden yabancı kontenjanını dolduran iyi Amerikalılardı.

Bu ekibin neredeyse yarısını kaybetti, Fenerbahçe. Onların yerine gelen yukarıda adını andığımız genç oyuncuların aynı performans göstermesini zaten beklemiyorduk. Ancak hiç unutamayacağımız Panatinaikos, Beşiktaş ve Galatasaray derbilerinde yenilen 20'şer sayı farkları da takımın ne hale geldiğini tipik göstergesiydi. Geçen sezon taraftarına çok büyük mutluluklar yaşatmış ve neredeyse namağlup kazandığı şampiyonluktan sonra yeni hedefler doğrultusunda hazırlanmış olan yeni Fenerbahçe takımının kimseye tat vermediği de ortada.

Dünkü maça dönersek oyunu döndüren oyuncuların yine geçen senenin isimleri olduğunu görüyoruz. Solomon 28 sayı ile takımı almış götürmüş. Rasim krtik anlarda üç adet üçlük göndermiş.

Beşiktaş ve Efes Pilsen'in yabancılarına göre Fenerbahçe'ninkiler tam bir acemi mangası.

Fenerbahçe yine de zoru başardı. İlk onaltı öncesi oynadığı grup Euroleague'nin en zor grubuydu. Real Madrid, Barcelona ve Panatinaikos. Bu gruptan ilk beşe girerek çıkması hele bu kadroya göre tam bir mucizeydi. Çeyrek finale kaldığı bu grubun daha az güçlü olduğunu söyleyemeyiz.

Dün tüm maçlarını kaznarak gelmiş bir rakibi yendi Fenerbahçe. Kuşkusuz rakibin oyuna hiç asıldığını da görmedik. Sanki onlar da Fenerbahçe'nin turu geçmesini arzu eden bir görüntü içindeydiler.

Fenerbahçe bundan sonra ne yapar?

Rakip İtalyan Siena. Bu turnuvanın müdavimlerinden. İtalyan ve İspanyol ekipler basketbolda aslında oynanması en zor takımlar. Ama çeyrek finalde bir İspanyol takım yerine İtalyan olması tercih sebebidir. Dün ara ara izlediğim maçta Efes'i iyi kapattılar. Nefes aldırmadılar.

Fenerbahçe'nin Vidmar'ı gönderip yerine iyi bir Amerikalı getirmesi gerektiğini düşünüyordum. Ama bence geç kalındı. Kinsey kötü bir tercih oldu.

Fenerbahçe'nin aksayan en önemli tarafı da serbest atışlar. Bu kadar düşük yüzde ile oynayarak son dörde kalmak hayaldir. White 0/2 atıyor. Kinsey 0/2 atıyor. Ömer Aşık 0/2 atıyor. Vidmar o çizgiye gelmedi ama o da gelse aynısını yapacak. Düşünebiliyor musunuz? Bir takım beş dakika içinde üç faul kazanıp hiçbirini sokamıyor. Rakibe bakıyorsunuz o esnada kazandıklarında 2/2 yapıyor. bütün herşey eşit olsa bile belki de serbest atışlar yüzünden maç kazanamamak bile mümkün.

Dün Mahmut Uslu Fenerbahçe'nin genç bir ekip olduğundan söz etti. Kimsenin onlara inanmadığından ama çocukların bunu başardığından. Peki Fenerbahçe'nin bu kadar gençleşmeye ve kendini riske atmaya ihtiyacı var mıydı? Tau Ceramica final maçına çıkmış osaydı sonuç bu kadar kolay olur muydu? Bu takımın kuruluşunda bir eksiklik bir mantık hatası var. Bunu da bir an önce değiştirmek gerekiyor.

Yine de yaptığı şey çok önemlidir. Fenerbahçe'yi gönülden kutluyor ve Sieana karşısında da başarılar diliyorum...

Uzay Gökerman

Konuyla bağlantılı bloglar


http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=82301

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=82302

http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=83590

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fenerbahçe Ülker takımı bana göre de çok kötü bir kadro oluşturdu. Willie Solomon acemi ve beceriksiz yabancılar. Yerli oyuncular arasında da Ömer Onan haricinde Semih-Oğuz ikilisi büyük gelişme gösterdiler ve Ömer Aşık da hiç beklenmedik bir patlama yaptı. Siena takımına gelecek olursak; bence bu turda gelebilecek en iyi rakiplerden birisi. Lavrinovic haricinde uluslararası bir yıldıza bir sahip değiller ama takım olarak çok iyi oynuyorlar. Dediğiniz gibi, taştan olsun İtalyan veya İspanyol olsun; bütün takımlar zorludur. Fenerbahçe'nin Rytas'ı geçtiğini düşünürsek Siena'yı geçmemesi için de hiçbir sebep yok. Sadece biraz rasyonelizm. Rytas deplasmanında olduğu gibi 10+ farktan maç kaybedilmezse Fenerbahçe'nin %49 turu geçme şansı olduğunu düşünüyorum...

Arif Şahin 
 22.03.2008 14:41
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1911
Toplam yorum
: 2001
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 1334
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

"Keyif verici bir yalnızlık" olarak gördüğüm yazma serüvenimin en önemli merkezlerinden bir tanes..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster