Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '18

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
704
 

İlk Türkler Feminist miydi?

İlk Türkler Feminist miydi?
 

Tarihteki Türk Kadını


Belgeler incelendiğinde, tarihte ilk görülen Türk topluluğunun Çinlilerin “Hiung-nu” adını verdikleri kavim olduğunu görüyoruz. M.Ö. III. Yüzyılda bu topluluğa ait güçlü bir devlete sahip olduğunu anlıyoruz. Çin kaynaklarından öğrenildiğine göre ise, M.Ö. 209 yılında söz konusu devletin başına “Mao-Tun” (Mete) adında bir hükümdarın geçtiği biliniyor. Mete karısına çok önem verir, asla onun sözünden çıkmazdı. Karısının sözü ile komşu devletlere savaş açar, barışırdı.

Türkler ilk kez X. yüzyılda Müslüman olurlar. Tarihçiler, sosyal bilimciler; Türklerin Müslümanlığı kabul etmeden ve kabul ettikten sonra kadına ve evliliğe Araplardan farklı ve bugünkü anlayıştan bile daha fazla değer verdiklerini yazarlar. İlk Türk yazıtlarından olan Bilge Kağan kitabesinde Kağan: “Sizler anam hatun, büyük annelerim, hala ve teyzelerim, prenseslerim…” hitabıyla söze başlar. En eski Türk inancına göre, “Han ile Hatun” gök ile yerin evlatlarıdır. Kadın burada yedinci kat göktedir. Kadına, böylesine bir kutsallık veren törede kadının dövülmesi, horlanması mümkün değildir. X. yüzyılda Oğuzlarda diğer Türk boylarında, kadın erkeklerden kaçmaz onu bir öcü olarak görmez, yüzünü ve saçını örtmezdi. Türkler, Araplar gibi poligami değil tek kadınla evlenirdi. Oğuzlar eşlerine saygılı ve sevgi ile davranır onlara “Görklüm” (Güzelim) diye seslenirdi. Kadın kızdığında kocasına acı ve sert sözler söyleyebilirdi. Evlenmeden gelin ve damat mallarını birleştirerek ortak bir ev kurarlardı. Bir evde sosyal birleşme, cinsel birlikte olmanın anlamsal karşılığı “Evlenme” olarak ifade ediliyordu. Erkeğe “Ev ağası” kadına da “Ev kadını” denilirdi.

Ziya Gökalp eski Türklerin feminist olduklarını söylerken, bunun da Müslümanlıktan önce Türklerin “Şamanizm” inancından kaynaklandığını belirtirdi. Çünkü Şamanizm, kadındaki kutsal güce dayanmaktadır. Özellikle Türk erkekleri, Şamanizm inançları gereği, büyü güçlerini gösterebilmek için kadına benzemeye çalışırdı, kadın elbisesi giyerler, saçlarını uzatır, sakallarını keser ve seslerini inceltirdi.

Eski Türklerde Şamanizm yanında bir de “Toyonizm” inancı vardı. Toyonizm de erkeğin kutsal gücüne inanmaktı. Türklerde, her iki inanç eşit değer taşır, kadın ve erkek hem törece hem de hukuk nezdinde eşit tutulurdu. Sonuç olarak erkek ve kadın yaşamla ilgili her sorunun çözümünde ve her toplantıda birlikte bulunur, birlikte karar verirlerdi. Toplumun egemenlik hakkını ise hükümdarla karısı ortaklaşa kullanırdı. Erkeğe “Hakan” kadına “Hatun” denilirdi. Yazılan buyruklarda “Hakan Buyuruyor ki” denilince halk bu buyruklara boyun eğmez, “Hakan ve Hatun buyuruyor ki” sözleri ile başlayan buyruklara boyun eğer itaat gösterirlerdi. Elçiler, Hakan sağda, Hatun solda oturarak kabul edilirdi. Törenlerde, savaş ve barış kurultaylarında Hakan ve Hatun birlikte otururlardı. Kadınlarda örtünme özellikle erkeklerden kaçma diye bir davranış yoktu. Erkekler evlenmek için özellikle ata iyi binen, kılıç kuşanan eş isterlerdi. Genellikle Türk kültüründe kadın, bir aşk ve cinsel haz yaşam aracı olmaktan çok, erkeği ile eşit konumda, bir yaşam savaşımı ortağı olarak algılanmaktaydı. Erkek kadınına duygusal bir şekilde seslenir, şu dizelerle överdi;

“Beri gelsene, başım bahtı, evim tahtı.
Evden çıkıp yürüyende selvi boylum,
Kurulu yaya benzer çatma kaşlım,
İkiz badem sığmayan dar ağızlım,
Güz elmasına benzer al yanaklım,
Kadınım, direğim, döleğim (döl verenim).”

Türk Milletinin tek bereket kaynağı olarak hanların, hakanların, savaşçıların önünde saygıyla eğildikleri bir onur anıtıdır, kadın. Tarihte Türkler, genel olarak kadın-erkek ayrımcılığına karşı çıktı, cinsiyetler arasında ekonomik, siyasal ve toplumsal eşitliği savundu.

Feminizmi, temel amacı kadın özgürlüğü ve kadının toplumdaki yeri konusunda gerçek bir eşitlik hali olarak tanımlarsak, şimdiki zamanda diyemeyeceğim ama tarihte Türkler gerçekten feministi.

Nizamettin BİBER

Kazakistan Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev'in İslam ve Türk Toplumu Üzerine ünlü Konuşması;

https://www.youtube.com/watch?v=UTXsuPZUYjQ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...https://www.youtube.com/watch?v=giHWqogLzlQ *...Eartling:dünyalı...burada yaşayan bizler hepimiz ve tüm canlılar,dünyalıyız ... Earthling teriminde,"sexiszm", "ırkçılık" veya "tür ayrımcılığı" yoktur*...diye başlıyor ...birkaç kez izlenir...:)))...bu güzel yazı çağrıştırdı ve ben tekrar izledim...günaydın...

nedim üstün 
 09.02.2018 4:42
Cevap :
Merhaba Üstad daha önce izlemiştim tekrar tekrar izleyeceğim ve tekrar tekrar izlenmesi gereken bir video, teşekkürler üstad, eyvallah, yine beklerim.  10.02.2018 10:32
 

Nizamettin Bey kardeşim, hep düşündüğüm, biz Türklerin kadına bakış açımızın bugünkü gibi olmadığı. O zaman neden böyle olduk. biraz düşünecek olursak Osmanlıya kadar kendi dilimizle konuşur, kendi dilimizle inancımızı yaşıyorduk. Bilmem doğru tespit mi. Sevgiler.

Şahin ÖZŞAHİN 
 08.02.2018 21:27
Cevap :
Tarih bilgileri de sizin düşündüğünüzü doğruluyor Şahin hocam, Tarihte kırılma, dönüm noktaları da var tabii, İslamiyeti kabul edişimiz ile birlikte Arapların baskın çöl kültürsüzlüğünün etkisinde kalışımız. Osmanlı da bu durumu kendi devamlılığını sürdürmekte kullanmış, teşekkür ederim, sevgi ile kalın.  09.02.2018 9:17
 

Ve o zamanlar, şimdiki gibi sevdiğini iddia ettiği kadını 60 yerinden bıçaklayan yaratıklar da var mıydı ki diye düşünmeden edemiyor insan... Neredeeen, nereye Nizamettin Kardeşim... Hüzünlendim okurken...

Kenan ışık 
 08.02.2018 17:37
Cevap :
O dönemin realitesini bilmediğim halde kesinlikle şimdiki gibi insanlığın evrimini tamamlamamış yaratıklar yoktu diyorum. İşin kötü yanı tarihin tekerleği döndükçe coğrafyamızda edinilmiş hakların kayıpları çoğalıyor. Beni de bu durum çok üzüyor kardeşim selam ile.  08.02.2018 20:50
 

Nizamettin Kardeşim, bu güzel tarihi yazınızla bilgilendim teşekkürler.Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 08.02.2018 16:22
Cevap :
Ben teşekkür ederim Nahide hocam ilginize ve algınıza sağlık, sevgi ile sağlıkla kalın.  08.02.2018 20:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 883
Toplam yorum
: 3748
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2678
Kayıt tarihi
: 06.06.12
 
 

Yeni dünya düzensizliğinde insan olmaya çalışan ve okuyarak ne kadar cahil olduğunu gören, olayla..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster