Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ekim '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
323
 

İslam silahşörleri ülkeyi bunaltırken

İslam silahşörleri ülkeyi bunaltırken
 

Silahşor...


Günümüzde İslam dini öğreticileri, “Öğrenme ve Öğretme Bilimi”ni kullanıyor görünüyorlar.

Fakat ne yazık ki tam olarak kullanamıyorlar!

Bakın,” Öğrenme ve Öğretme Bilimi”nin çalışması şöyle:

*Algılama

*Kavrama

*Beceri kazanma

*Sezi gücü elde etme

*Bilgiyi gerektiği zaman transfer etme

İşte bu aşamaları tam olarak kullanmıyor günümüzde, İslam dini!

O; Allah’ı algılattırıyor, Allah’ı kavrattırıyor.

İbadadetlerle beceri kazandırıyor.

Ama... İşi burada bırakıyor!

Sezi gücünü geliştirip, Müslüman’ı sezen yapmıyor!

Ve daha da önemlisi Müslüman, Kuran bilgisini gerektiği zaman transfer edemiyor! 

Bunu beş örnekle açıklayalım:

*Affeden, aldırmayan ve sabreden olmak Müslüman’ın esas benliği olması gerekirken...

Çoğu Müslüman bunu kullanır duruma gelmiyor!

Oysa bu Allah öğüdü kişinin bireysel ve toplumsal sağlığının garantisidir!

Affeden, aldırmayan ve sabreden insan öncelikle bedensel ve ruhsal sağlığını korur!

Sonra da toplumsal sağlığa önemli katkı sağlar, barışı yaratarak!

*İkinci örneğimiz “kötülüğü iyilikle önleme” öğüdünün işlevselliğe kavuşamaması...

Bu öğüt uygulanabilir olsa İslam âlemi barış içinde yatar kalkar!

*Üçüncü örneğimiz;

“Mümin kimse kazancından ihtiyacı kadarını kullanır, geri kalanını ihtiyacı olanlar için harcar” öğüdünün amacına ulaşamaması...

Bu gerçekleşse aç ve açık kalır mı bu âlemde?

*Dördüncüsü, “Müslüman kimse, kırmaz ve kırılmaz” öğüdünün işe yaramaması...

Bu öğüt de barış yapıcı bir önemli öğüt!

Ama yanından bile geçilmiyor ne yazık ki!

*Bir diğeri;

 “Güzel düşün, güzel söyle, güzel davran” öğüdünün de bir kenarda atılmış halde kalması...

Sorarım size bundan daha güzel “pedagojik” bir yaklaşım düşünebilir misiniz?

...

Ben bu yaklaşım noksanlığının sebeplerini, pedagoji biliminden yararlanılmamasında görüyorum.

Şöyle:

Pedagoji bilimi davranış bilimidir.

Davranış bilimi de;

“Öğrenilmek ya da içselleştirilmek istenilen konunun şimdiki zaman cümleleriyle ve sesli olarak çok konuşulmasını ön görür.”

İşte bu şekilde çalışma yapılmıyor!

Müslümanlar, Kuran’ı Arapça okuyup onu ezberden tekrar ederek Allah’ın hoşuna gideceğini sanıyorlar.

Oysa Allah öğütlerini bilip, onları şimdiki zaman cümleleriyle, sesli olarak kendine mal ederek söylemek gerekir.

Örneğin:

“Allah’ım daima yalandan uzak duruyorum” gibi...

Örneğin:

“Allah’ım daima kinden nefretten kıskançlıktan, dedikodudan ve düşmanlıktan uzak duruyorum” gibi...

Örneğin:

“Allah’ım daima hayra ve barışa dönük yaşıyorum” gibi...

Ancak bu ve benzeri tekrarlarla insan, güzel öğütleri içselleştirir ve onları yaşar!

Aksi takdirde Arapça olarak Allah’ın Peygambere söylediklerini tekrar etmek bir anlam ifade etmez!

Etmiyor da!

Çünkü onlar Allah’ın peygambere söylediği ve geniş zamanlı sözler, şimdiki zaman sözleri değil!

Güzel olan...

Doğru olarak Kurandan ve Allah öğütlerinden yeri ve zamanı gelince yararlanabilmektir!

İslam dini, özüyle öğrenilip yaşanırsa yarar sağlar, gerisi laf!

Keşke Allah adına silahşorluğa soyunanlar sadece bunu düşünseler...

Allah’ı sıkmaktan vazgeçseler...

Biliyorum Allah kendisi adına güya davranış yaratanlardan çok sıkıntılıdır.

Nasıl sıkıntı duymasın ki bu açgözlüler nerdeyse Allah’ı bile pazarlayacaklar...

Tevbe!

Tevbe!

Saygılarımla...

Şahin ÖZŞAHİN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tümüyle Türkçe ibadetin doğru olduğu kanaatinde değilim. Dinin orijinalitesi önemlidir. Çünkü Kuran sadece cümlelerden ibaret değildir.Her sözcükte tabir yerindeyse Allah'ın nefesi vardır. Ancak insanların dini öğrenmeleri ve iyi anlamaları noktasında tümüyle Arapça din de pek doğru değildir. Yeri gelir orijinal olarak okursun yeri gelir anlamını Türkçe olarak anlatırsın.Kişiler ibadet sırasında duaları içlerinden Türkçe okuyabilirler. Yani bu konuda şöyle ya da böyle olsun denemez.

Kerim Korkut 
 24.10.2013 10:04
Cevap :
Ben ibadetin "dine çalışma" olduğuna inanıyorum dostum... Bu da anlamayı doğurur. İnsan ancak kendi dilinde Allah'a yararlı olmayı öğrenir. Herkesin Arapça bilmesini istemek kadar akıl almaz bir durum düşünemiyorum ben... Zaten cennet ayetlerine bakarsanız hepsinin ortak özelliği iman edip, "doğru sözlü olmak ve iyilik ederek barışa hizmet etmek" olarak saptanıyor. Bu da ibadet ötesi bir olgudur. Saygılarımı sunuyorum.  24.10.2013 12:56
 

Hocam müslümanım demek için bence Kuranda önce Mevlanayı hatmetmeliyiz onun felsefesini yudum yudum öğrenmeden sindirmeden bana göre Kuranın emterttiği ölçülerde dürüst ahlaklı sabırlı adaleti kollayan gözeten gibi gibi insan olmayı gerektiren özelliklere erişmemiz zor gözüküyor ..TEŞEKKÜRLER SEVGİ VE SAYGIYLA ..

ŞERMİN ÇIKRIKÇI 
 21.10.2013 0:32
Cevap :
Teşekkürler canım kardeşim, saygılarımı sunuyorum...  21.10.2013 22:32
 

eee, bu yazinin sonucu nedir ??? sen bu yazinla "dinsiz insanlar dindar insanlardan daha namuslu ve duzgun insanlardir" mi demek istiyorsun ???

Demokrasi Penceresinden 
 15.10.2013 19:03
Cevap :
Siz ne anlıyorsanız onu demişimdir sevgili kardeşim:) Saygılarımla...   15.10.2013 22:27
 

İnsandaki parçalanmışlık onun özünü de dağıttı.Çoğumuz eksik bir özle genelde çoğu şeyi eksik algılarız.Dini de esaslı ve doğru kavrayıp anlayabilmek için insanın melekelerinin gelişkin olmazı lazım.Duyulardan çok donanımlı aklın kullanılması şarttır sanırım...Elinize sağlık Güven bey dostum.Güzel ve gerekli bir paylaşımdı.Selamlarımla.

Abbas Oğuz 
 13.10.2013 22:52
Cevap :
Teşekkürler dostum:)Saygılarımı sunuyorum...  14.10.2013 14:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 756
Toplam yorum
: 3756
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 234
Kayıt tarihi
: 04.07.10
 
 

1949 yılında Söke Nalbantlar köyünde doğdum. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik bölümünden mez..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster