Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '15

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
143
 

Ne yani!

Ne yani!
 

Her şey çok okunur olmak mıdır?


Yazdığım blog yazısı çok okunacak diye oturup televizyonlarda gösterilmekte olan izlenme oranları yüksek dizilere mi takılayım?

Evet, cümle âlem biliyor ki onlarla ilgili yorumlar ve açıklamalar içeren blog yazıları çok okunuyor.

O dizilerin büyüsüne kapılmış çok izleyici var ve bu kesim dizilerle ilgili değerlendirmeler okumaya bayılıyor.

Sadece diziler de değil, kimi renkli yarışma programları, eğlence programları da ilgiyle izleniyor ve onlar hakkındaki blogların da rating oranları yüksek.

Tiyatro ve ses sanatçıları için alkış neyse, blog yazarı için okunma ve geri bildirimler de odur. Yani bunlar çok önemlidir. Herkes de durumun bu merkezde olduğunun farkındadır.

Yine de ben Milliyet Blog sayfasında önüme açılan blog türleri listesindeki bu tür kimi alanlardan uzak durmayı tercih ediyorum. İzleyicilerinden, yapımcı ve oyuncularından özür diliyorum ama bana göre bu tarz programlar en kıymetli varlığımız olan potansiyel insan enerjimizin ziyan olmasına neden oluyorlar.

Çalışıp üretmek, yaşama doğru zenginlikler katmak; bu arada gelir düzeyini yükseltmek durumunda olan çoğu yoksul ve orta sınıftan insanların en değerli varlıkları olan zamanlarını pasif birer izleyici olarak geçiriyor olmaları bana şık gözükmüyor.

Yazılarım çok okunacak diye o konularda bloglar oluşturup hem kendi zamanımı hem de okurun zamanını o konuya dikkat çekerek, yoğunlaştırarak değersiz kılmak da ilgimi çekmiyor.

Varsın yazılarım az okunsun ama içinde birşeyler olsun kaygısıyla geçiyorum klavye başına. Elimden geldiği kadar “yararsız” bulduğum türlerden ve konulardan uzak durmaya çalışıyorum ama biliyorum ki o da bir yere kadar oluyor.

Sözü geçen televizyon programları çalışıp üretmek durumundaki insanları da, verimli ya da verimli olabilecek potansiyele sahip emeklilerle ev kadınlarını da, derslerine yoğunlaşmak durumundaki öğrencileri de meşgul ediyor.

En iyi rol yapanlarla (yani kendinden başka bir karekter olabilenlerle) onların bu durumlarını takdir edip onları övenler ön plana çıkıyor. Bu oynayanı da, izleyeni de bir anlamda gerçek dünyadan o süre zarfında uzaklaştırıyor.

Ben elimden geldiğince her insanımızın ayağının yere basmasını, yüzünde gülücük olmasını arzu ediyorum.

*

Ne yani!

Blog yazım ilgi çekecek diye ayrıntılarını, arka planlarını, nerelerde nasıl pişirildiğini bilmediğim, medya araçları ile yönlendirilmiş siyasal konuların, durumların, eylemlerin senaryolarını iyi anlamadan politik yorumlar mı yapayım?

Bu yolla blog yazılarımın ratingini arttırmaya mı yöneleyim?

Kendi dünya görüşümle, yaşam felsefemle yoğuracağım içinde çok sayıda da yanlış olacak iddialarımı, değerlendirmelerimi yazıya döküp, güncel, renkli ve bazen de kanlı ilgi çekici resimlerle bu sayfalara koyup şöhret olmaya mı çalışayım?

Kimi siyasilerin ya da siyasi olayların yanlışlarını görmezden gelip doğrularını abartıp, parlatıp veya tam tersi kimi siyasilerin ve siyasi olayların doğrularını görmezden gelip yanlışlarını abartıp parlatıp yönlendirici, yanıltıcı yazılara mı imza atayım?

Popüler bilinen ama sonuçta okuyana da, yazana da bir yararı olmayan başkaca konularla “çok okunan” olmaya mı çabalayayım?

Her şey çok okunur olmak mıdır?

Bir blog yazarının başka daha doğru, daha kuşatıcı, daha evrensel amaçları olamaz mı?

İnsana ve yaşama ilişkin, birbirimizi kucaklayıp daha ilerilere taşımaya, tanış olmaya, yardımlaşmaya, farklılıklarımızı hazmedecek olgunluğa ulaşmamıza katkı sağlayacak etkinliklere yönlendirmeye; dünyadaki savaşları, zulümleri, katliamları, ağır ve yoğun sömürüleri azaltmak için kafa yormaya, bu anlamda ülkemiz, inancımız, dilimiz ne olursa olsun ortak sesler oluşturmaya yönelik çabalar gösteremez miyiz?

Birilerinin doymaz hırslarına, dibi delik egolarına kırıp dökmeden karşı durmanın yollarını birlikte aramak anlamında çalışamaz mıyız, yazılar yazamaz mıyız?

Ufku dar olduğu için küçük çukurlardan kurtulamayanların ellerini tutup oradan çıkarmak adına bir şeyler yapmanın yolların birlikte arayamaz mıyız?

En azından barışın, dostluğun, yardımlaşmanın, yerküreyi ve üzerindekileri desteklemenin, korumanın güzel düşlerini kurmamızı ve kurdurmamızı sağlayacak işler yapamaz, yazılar yazamaz mıyız?

Başka ve daha aydınlık ufuklara bakamaz, yönelemez, yöneltemez miyiz?

Her şey çok okunmaktan, çok izlenmekten mi ibaret?

Blog yazarken izlenme oranı amacımızın yanına daha aydınlık birkaç amaç daha koyamaz mıyız?

Bu işler için çalışırken uygun her zeminde yürüyemez miyiz?

 

 

01.08.2015

08:34:02 

Halil Güven (Sökeli) bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yerinde bir sesleniş, bakalım yararlı olacak mı? Saygılarımla...

Halil Güven (Sökeli) 
 02.08.2015 0:46
Cevap :
Sayın Hocam, İnanın bu yazıyı yazarken bir şeylere faydası olsun diye düşünmedim ve kendi yazılarımla, yazarken şu sıra gözetmekte olduğum kimi sınırlarla ilgili olarak aklımdan geçenleri dile getirmeye çalıştım. Diğer her yazarın özgür fikirlerini sınırsız tür ve şekilde dile getiriyor olması ve okurların da kendi eğilimlerine uygun yazıları aynı zenginlikte bulabilmesi bence doğal ve güzeldir. Üstelik yarın ben de fikrimi değiştirip başka şeyleri, başka tarzlarda yazabilirim. Kendi özgürlüğümü de peşinen kısıtlamam. Saygı ve sevgilerimle,  03.08.2015 14:30
 

Şahbettin Bey düşüncenizde haklı olabilirsiniz ancak hiç kimseyi yönlendiremeyiz. Herkes kendi doğru bildiği, ya da kendine uygun bulduğu konularda yazıyor. Magazin konularının ilgi çekiyor olması da gerçeğimiz. Durum ne olursa olsun siz doğru bildiğiniz yolda yazmaya devam edin. Bir kişi dahi okusa, değerlidir.Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 01.08.2015 20:57
Cevap :
Ayşegül Hanım, Yazıyı yazarken farkına varmadığım bir duruma siz de, başka bir blog yazarımız Halil Hocam da iyi ki dikkat çekmişsiniz! Bu yazıyı ve diğerlerini okuyan herkes benim hiçbir zaman başkalarının yazılarına, onların konu ve türlerine saygısızlık anlamında bir yaklaşımımın olmadığını, olamayacağını bilmenizi isterim. Yani, "Ne Yani" derken dile getirdiğim şeyler benim o an için önemseyip kendi adıma anlamlı bulduğum şeyler. Her yazanın ve okuyanın kendi beğenisine, ilgi alanına, önemsediği konu ve türlere göre yazıyor ya da okuyor olması özgürlüklerin kullanılıyor olması anlamında beni ancak memnun eder. Hatta ben kendim için bile o anlamda sürekli bir sınır koyamam. Yarın ben de neyi, nasıl yazacağıma ilişkin fikirlerimi değiştirebilirim. Bu vesile ile çok kıymetli yorumunuz ile yazılarıma gösterdiğiniz ilgi için teşekkür eder, sağlıklı, başarılı, huzurlu ve mutlu günler dilerim.  03.08.2015 14:43
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 327
Toplam yorum
: 227
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 204
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster