Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ağustos '10

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1628
 

Sema Kaygusuz - Yüzünde Bir Yer

Sema Kaygusuz - Yüzünde Bir Yer
 

Kendi içine kıvrılmış bir kadının, özbenliği tarafından sürekli uyarılışını okuyacaksınız bu romanda. Kadın içine kıvrılmıştır çünkü büyükannesinin duyduğu acıyı “sessiz bir duyum” niteliğinde miras edinmiştir. 

 

Devralınan acı ve utanç, kadında yorgun bilinçaltı, üzgün surat ve adeta tükenmiş yaşam hevesi suretiyle yansıyacaktır. Kendisine ve çevresine yabancılığı, elinde bir fotoğraf makinasıyla anları dondurmaya çalışması, bahçesindeki meyvesiz incire düşkünlüğü ve Hızır’ın peşine düşüşüyle sabittir. 

 

Yazar hepimizin duyarak büyüdüğü, ama yeterince bilmediği Hızır’ı günümüze monte ederken bir yandan da mitoloji ve yakın tarihten süzdüklerini ardarda hikayelerle romanın bedenine örmüştür. Hikayeler çoktur, çeşitlidir, değişik zaman dilimleri ve coğrafyalardandır. Hikayeler arasında kimi zaman ilişki kurmak zorlaşır, kitabın başıyla sonu arasında bağlantıyı bulmak için kitabı birden fazla okumak gerekebilir. Topu topu 167 sayfa olan bir romanda bunca hikayeyi barındırmak okuyucunun kafasını karıştırmasına rağmen, partiküller olarak düşünüldüğünde hepsi ağızda hoş tadlar bırakan lezzetli yemekeri andırır. Zira yazarın edebi dilindeki kıvraklığı, Türkçeye hakimiyeti, metaforlar ve aforizmalarındaki estetikle kitap, edebi, felsefi ve psikolojik bir eser olup çıkmıştır. 

 

Bütün zerafetiyle anlatılan incir, benim gibi bahçesinde incir ağacı olan birisine yapılan iltifat niteliğindedir. İncir tadı ve bedene yararından öte meğerse daha nelere de yarıyormuş! 

 

Yazar babaannenin yıllar önce çektiği ızdırabı dillendirirken, rahat evinde yaşayanlara zulmet diyarlarındakileri tanıştırmaya çalışmıştır. Acaba kitabın iki bölümüne verilen adlar: “Ah” ve “Tüh”; acı, ayrılık, yoksulluk ve yastan türeyen sitemin ünlemleri midir? 

 

Yazarın romanda politika yapmadığı açıktır ama babaannenin torununun beynine kazıdığı, iddia edilen zulmet, toprağın çevirimi gibi tarihin taraflı bakışacısının çevirlip bize sunulmuş hali midir? 

 

Kitapta incir ve Hızır atbaşı giden karakterlerdir, öte yandan kadının içine dönüşü, utanç, ızdırap, yabancılaşma ve suskunluk ana ögeler olarak cazibeli bir Türkçeyle masallaştırılmıştır. 

 

Dediğim gibi kitabı anlamak ve tarihin derinliklerinden gelen çeşit çeşit hikayeler arasında bağlantı kurmak için bir defalık okuma yeterli olmayabilir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ben bu kitabı çok merak ediyordum, en kısa sürede okuyacağım çok teşekkürler tanıtımınız için. Sevgi ve selamlarımla...

Özlem Akaydın 
 25.08.2010 21:46
Cevap :
Ozlem Hanim, zaman ayirip bana yorum yazdiginiz icin cok tesekkur ederim. Yuzunde Bir Yer, Sema Kaygusuz'a ait okudugum ilk kitapti. Hikaye anlatimindaki zeka ve kelimeri egip bukerek olusturdugu aforizmalar cok etkileyiciydi. Kitap dusundurucu ve carpici bircok hikayenin sarmalligindan olusmus.. Yalniz yorumda da belirttigimi gibi okuyucu dikkatli okumazsa nuanslari kacirmak cok kolay ve o zaman da.. hadi bastan:) cok sevgiyle Fatos  25.08.2010 23:33
 

Yeni bir dil yaratmış endr yazarlarımızdan biridir. Gençtir, yaratıcıdır ve çok çalışkandır. Kitabı evet 176 sayfa 2. Hamur, ciltsiz ve 14 x 20 cm. ebatlarında. Doğan Kitap'tan çıkmış. ISBN: 9786051113340 . Zor okunana ama zihinde müthiş bir lezzet bırakan kitaplardan biri olduğuna -okumadan- kefil olabilirim. Şu paragrafa bakar mısınız: Hiç olmazsa bir kerecik "gözüm" diyerek sevsen beni, alnında bir yere koysan billur cismimi, bir sürü çerçeveler bulsak seninle, yağmalamadan muhafaza etsek şeyleri, itham ve iltifat etmeden sonsuzluğunu bulsak saliselerin; alelade ya da özel, kaba ya da zarif bütün nitelikleri düzlesek, baktığımız yerde göremediğimiz bir şey de olduğunu itiraf edip sussak birlikte, bu ağzı sıkılıkla hiç övünmesek, ne güzel olurdu. Yeter ki iste, sana feda olsun gözüm. " (Basına ve çocukluğuna çok küskün biri olduğu için aslında bu paragrafta babasına da göndermeler var!) Fatoş Hanım çok teşekkür ederim bu güzel tanıtım için. Selamla, sevgiyle... MS

Mehmet Sağlam 
 21.08.2010 11:28
Cevap :
Sema Kaygusuz'un Turkceyi kullanisindaki zerafete hayran kaldim.. Hikayeleri kurusundaki vakurluga alkis tuttum. Albenili diliyle edebiyatimiza kazandirilmis olusuna gururlarndim... Mehmet Bey.. tesekkurler fikirlerinizi paylastiginiz icin.. Ictenlikle.. Fatos  21.08.2010 15:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 41
Toplam yorum
: 98
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 2428
Kayıt tarihi
: 25.03.09
 
 

Gündeliğin akışını, yaşanmışı, gezilip görülmüşü veya okunmuşu paylaşmak istiyorum. Eleştirilerin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster