Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
89
 

Taksim Gezi Parkı olaylarının bir başka boyutu (2)

Sevgili blog arkadaşlarım.

Size bu yorumu yazmamın nedeni, iki gün evvel “Taksim Gezi Parkında yaşananların bir başka boyutu” isimli günceme  gelen bir yorumla ilgili blog yazarı arkadaşa yazdığım yorumu tafsilatıyla günce formatında tekrar paylaşmaktır.

Yazılarımıza biz emek veriyoruz, arkadaşlarımızca da okunuyor ve ciddiye alınıyor, bu itibarla bizde sosyal sorumluluk gereği tecrübelerimizi paylaşmanın önemini vurgulamak isterim.

Ben oğullarıma, üniversitelerde 80 evvelinden yaşanan masum yemekhane grevleri ile başlayıp yurt sathında binlerce ölümün olduğu günlerden geldiğimi hep söylerim. Demokrasilerde en kötü hükümet bile kaostan (hükümetsizlikten) daha iyidir, Ülkemiz, Cumhuriyetin ilk yıllarındaki “Tek Partili Dönemden”, “Çok Partili Döneme” geçişi 1950’de yaşamıştır. Halkı cahil, anlamaz, bilmez gören Darbeci, vesayetçi zihniyet tarafından, Türkiye sağının değerli liderlerinden Başbakan rahmetli Menderes, iki Bakan arkadaşı ile birlikte idam edilmiştir. Daha sonra Özal zehirlenerek öldürüldüğü İddianamelerde yer almıştır. 60 Darbesini planlayanlar ve gerçekleştirenler, daha sonra idamı “Silahlı Kuvvetler Birliği” isimli genç teğmenlerden oluşan bir gençlik yapılanmasının gerçekleştirdiğini savunarak bu günahtan sıyrılmaya çalıştılar.

80 yılına gelinceye kadar, hükümetler, 4-5 darbe teşebbüsü ve muhtıra daha gördüler. Bizde “Darbeler Nesli” olduk. 28 Şubat 1997 ile başlayan 2002 yılından itibaren ard arda devam eden darbe planları ve Silivri yargılamaları güncelliğini korurken, bugün darbeye karşı hassas hale gelmiş bir hükümetin darbe sorgulamalarını haklı çıkartacak mahiyette, sosyal medya üzerinden pompalanan kirli bilgilerle harekete geçirilen insanların eylemlerinin nereye gittiğini kestirmek pek mümkün görülmüyor.

Mümkün ve açıkça görülen bir husus var. O da, terörün durduğu, barışa doğru gittiğimizi düşündüğümüz bir sırada, kargaşaya, kaosa, kutuplaşmaya doğru evrilen bir ülke manzarasının oluşturduğu tablo ve bunu seyreden, keyif duyan, sevincinden dört köşe olan,  iç ve dış düşmanların halleri.  

Çok temiz duygularla toplanmış olan gençlerin arasına girecek bir kışkırtıcının yapacağı bir kötülük sonucu "Gezi parkında" vb. yerlerde toplanan insanlarımızın zarar görmesi muhtemeldir.

 "Kalabalıkların başı çoktur, aklı yoktur" çevrecilerin, aktivistlerin binlercesinin yaptığı eylemi bir vatandaş bir dilekçe vererek İdare Mahkemesinde durdurabiliyor. Türkiye bir Hukuk Devleti. Aceleniz ne? Dokuz ay sonra seçim var, dokuz ay bekleyemeyecek olan bu insanlar annelerinin karnında nasıl bekledi... Sabredin çözüm sandıkta, Darbeciler, vesayetçiler, onların silahşorları, kalemşorları, teorisyenleri bugün yargılanıyor. Darbecilik ölmedi, ruhu aramızda dolaşıyor, sakın sakın düşünmek zorunda değil miyiz?

Vesayet rejimlerinin son bulmasından sonra Biz zaten “Türk Baharını” yaşıyoruz, hatta içinden geçiyoruz, bu ülkemizde var olan demokrasinin bir sonucudur.

Selam ve sevgiler.

06.05.2013

Ali Emir KARAALİ

Kartal/İstanbul 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

türk baharı; kurtuluş savaşı kazanılıp Anadolu işgalcilerden ve işbirlikçi padişahtan arındırıldığında ve devamında gelen reformlarla yaşandı sonra köprüler altından çok sular aktı geçti..natoya üye olunmasıyla başlayan ve şu diğer yorumcunun dediği gibi senaryosu dışarıda yazılan ve türkiyede sergilenen oyunlarla bu bahar hep kışa çevrilmeye çalışıldı.. gün geldi bu dışarıdakilerin ''bizim çocuklar'' darbe yaptı dediğine şahit olduk kimi zaman ise içimizden birilerinin içimizden başka birisi için '' bu adamı deliği süpürmeyin kullanın'' dediğine de şahit olduk. bu ''dışarıdakilere'' ve ayrıca bu sefer kalabalıkların başı hiç yoktu aklı çoktu ve binlercesinin yaptığı eylemi bir vatandaş dilekçe vererek idari mahkemesinde durdurumayor öyle bir şey vardıysa da o eskidendi sanırım .çözüm sandıkta olduğuna ben de inanmak istiyorum şu darbecilerin seçim yasası değişirse ve tabi onun başka hali daraltılmış bölge uygulamasına geçilmesse ! selamlar

Meltem Şahin 
 23.08.2013 18:53
 

Bu işler bunların aklı değil azizim.Bunlar sadece oyunun figüranları...Senaryolar dışarda yazılıyor,film Türkiyede çekiliyor...Selamlar

ali açıköz 
 07.06.2013 1:20
Cevap :
Bu yorum güzel... Selam ve sevgiler  07.06.2013 11:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1290
Kayıt tarihi
: 29.09.07
 
 

Ali Emir KARAALİ, 1961 Rize Doğumlu, 1978 Rize Lisesi Mezunu, (1988)T.C. Anodolu Üniversitesi   '..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster